Show simple item record

dc.contributor.advisorKılıçkıran, Didemen_US
dc.contributor.authorKaplan, Tuğçe
dc.date.accessioned2022-04-01T07:08:26Z
dc.date.available2022-04-01T07:08:26Z
dc.date.issued2021
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12469/4323
dc.description.abstractYER, HAFIZA VE HAFIZALAŞTIRMA: İLERİCİ BİR YER ANLAYIŞI MERCEĞİNDEN YASSIADA TARTIŞMASI ÖZET Marmara Denizi'nde yer alan Prens Adaları'ndan biri olan Yassıada son yıllarda gerek materyal gerekse söylemsel alanlarda radikal bir mekânsal dönüşüme maruz kalmıştır. Hazine mülkiyetinde olan ve Askeri Bölge olarak belirlenmiş Yassıada, 2011 yılında Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından müze olarak kullanılmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı'na tahsis edilmiştir. Yine 2011 yılında yürürlüğe giren Adalar İlçesi 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı'nda Yassıada, I. Derece Doğal Sit, Tarihi Sit ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak gösterilmiştir. 2012 yılında adanın I. Derece Doğal Sit ve Tarihi Sit statüleri kaldırılmış ve ada, Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak belirlenmiştir. 2013 yılında, yapılan plan revizyonlarıyla turizm ve kongre merkezi üst başlıklı her türden kullanıma açık hale gelen Yassıada'nın ismi de resmen Demokrasi ve Özgürlükler Adası olarak değiştirilmiştir. 2015 yılında da adayı restoran, otel, müze, konferans salonu gibi yapılarla bir kongre ve turizm merkezi olarak işlevlendirmeye yönelik hazırlanan ve MESA Holding tarafından yürütülen projenin temel atma töreni gerçekleştirilmiştir. Türkiye'nin ilk askeri darbesinin altmışıncı yıl dönümü olan 27 Mayıs 2020 tarihinde ise Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nın bir kongre merkezi ve açık hava müzesi olarak açılışı yapılmıştır. Yassıada'nın yakın zamanlı bu mekânsal dönüşüm süreci çeşitli mecralarda sıklıkla politikacılar, uzmanlar, bürokratlar, sivil toplum kuruluşları ve kentliler arasındaki ihtilaflı bir konu olarak yer almaktadır. İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin süreç hakkındaki söylemleri merhum başbakan Adnan Menderes'in Yassıada'daki duruşmalarının ve 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi'nin hafızalaştırılması üzerine temellenmektedir. Buna bağlı olarak resmi kurumların çoğu da bu süreci bir hafızalaştırma süreci olarak dile getirmektedir. Çoğunlukla 'adalı' kimliğini benimsemiş inisiyatifler ise bu dönüşüm süreci hakkındaki söylemlerini doğal, tarihi ve kültürel mirasın tahribatı üzerine temellendirmektedir. Birçok meslek örgütü de (Şehir Plancıları Odası, Arkeologlar Derneği vd.) bu inisiyatiflerle benzer argümanlar ortaya koymaktadır. Bir bakıma, süreçle ilgili farklı temellere sahip iki söylem 'yer'i tanımlamak için âdeta rekabet hâlindedir: Bir hafıza mekânı olarak Yassıada ve bir miras alanı olarak Yassıada. Bu çalışmada, Yassıada'nın gerek materyal gerekse söylemsel yeniden inşasını 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi'nden adanın Demokrasi ve Özgürlükler Adası adıyla müzeleştirilmesine kadar geçen süreç içerisinde, farklı aktörlerin adaya ilişkin geliştirdikleri söylemler, savlar ve stratejiler aracılığıyla irdeliyorum. Doreen Massey'nin (1991; 1994) yere dair 'ilerici bir yer anlayışı' tanımıyla önerdiği kavramsallaştırma biçiminden faydalanarak bu söylemler, savlar ve stratejilerin bir yer olarak adanın kimliğini nasıl tekilleştirdiğini, farklı yorum ve deneyimleri nasıl dışladığını ortaya koyuyorum. Tüm bunlardan yola çıkarak, Yassıada'nın farklı mekânsal, toplumsal ve tarihsel niteliklerini bir bütün içinde anlayıp değerlendirmeyi ve Yassıada üzerine daha ilerici bir yer anlayışının olasılıklarını tartışmaya açmayı amaçlıyorum. Anahtar Sözcükler: Yer, Hafıza, Hafızalaştırma, İstanbul, Adalar, Yassıada, Plati, Demokrasi ve Özgürlükler Adası.tr_TR
dc.description.abstractPLACE, MEMORY, AND MEMORIALIZATION: A DISCUSSION ON YASSIADA THROUGH THE LENS OF A PROGRESSIVE SENSE OF PLACE ABSTRACT Yassıada, one of the archipelago of the Princes' Islands in the Sea of Marmara near İstanbul, has undergone a radical spatial transformation in both material and discursive terms in recent years. Owned by the Treasury and designated as a Military Area, Yassıada was allocated to the Ministry of Culture and Tourism in 2011 by the General Directorate of National Real Estate to be used as a museum. Also, in the 1/5000 Scale Conservation Master Plan of the Adalar District, which has been approved in 2011, Yassıada was designated as First Degree Natural Protected Area, Historic Protected Area, and Third Degree Archaeological Protected Area. However, in 2012, Yassıada's Natural and Historic Protected Area statuses were abolished, and the island was declared a Sustainable Conservation and Restricted Use Area. Then, in 2013, a revision of the master plan was made to transform the island together with the neighboring Sivriada for a variety of functions, and the island was also renamed Democracy and Freedom Island. And in 2015, the groundbreaking ceremony of the project, which was carried out by the MESA Holding and prepared to function the island as a congress and tourism center with buildings such as restaurants, hotels, museums, and conference halls, was held. Finally, on the sixtieth anniversary of the first coup d'état of the Turkish Republic, on May 27th, 2020, Democracy and Freedom Island was inaugurated as a congress center and open-air museum. This recent spatial transformation process of Yassıada frequently appears in various mediums as a controversial topic among politicians, experts, bureaucrats, non-governmental organizations, and citizens. The ruling Justice and Development Party's discourses about the process are based on the memorialization of decedent Prime Minister Adnan Menderes' trials in Yassıada and the May 27th, 1960, military coup d'etat. Accordingly, most of the government agencies also utter the process as a process of memorialization. On the other hand, civil initiatives, which mostly embrace islander identity, base their discourses on the destruction of natural, historical, and cultural heritage. And many professional associations (Chamber of City Planners, Turkish Archaeologists Association, et al.) mount a similar argument with them. In a sense, two discourses that rest on different foundations regarding the process compete to define the 'place': Yassıada as a place of memory and Yassıada as a heritage site. In this study, following Doreen Massey's (1991; 1994) concept of 'progressive sense of place', I examine the material and discursive reconstruction of Yassıada through the discourses, claims, and strategies of the different actors regarding the island. Focusing on the period from May 27th, 1960, military coup d'etat till the island's museumification with the name of Democracy and Freedoms Island, I explore how these discourses, claims, and strategies singularize the identity of the island as a place and exclude different interpretations and experiences. Drawing on this exploration, I aim to consider the different spatial, social, and historical characters of Yassıada as a whole and discuss the possibilities of a more progressive sense of place over Yassıada. Keywords: Place, Memory, Memorialization, İstanbul, Prince's Islands, Yassıada, Plati, Democracy and Freedom Island.en_US
dc.language.isoEnglishen_US
dc.publisherKadir Has Üniversitesien_US
dc.subjectMimarlık = Architectureen_US
dc.subjectŞehircilik ve Bölge Planlama = Urban and Regional Planningen_US
dc.titlePlace, memory, and memorialization: A discussion on Yassıada through the lens of a progressive sense of place / Yer, hafıza ve hafızalaştırma: İlerici bir yer anlayışı merceğinden Yassıada tartışmasıen_US
dc.typeThesisen_US
dc.contributor.khasauthorKaplan, Tuğçeen_US


Files in this item

Thumbnail

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record