Tez Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12469/1805

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 1609
  • Master Thesis
    Kentsel Alanlarda Yeniden Vahşileştirme Stratejilerine Çok Boyutlu Yaklaşım
    (2025) Güneş, Gülşah; Dur, Ali
    Bu tez çalışması, doğa ile yeniden bağ kurma fikrine dayanan 'yeniden yabanileşme' kavramını kentsel bağlamda ele alarak, bu yaklaşımın kent içindeki dönüşümünü ve dönüştürücü potansiyelini farklı kentlerde uygulanan yeniden yabanileşme pratikleri üzerinden incelemektedir. Yeniden yabanileşme son yıllarda hızla artan kentsel yayılım ve biyoçeşitlilik kaybı karşısında kırsal doğa koruma alanlarından kentlere taşınmıştır. Bu süreçte yeni stratejiler, araçlar ve pratikler üretmeye başlamıştır. Bu çalışma, bu geçişin kesişim noktasında konumlanarak, kentte yeniden yabanileşme olanaklarını tartışmayı ve bunları çeşitlendirecek bir çerçeve çizmeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, farklı coğrafyalardan seçilen yirmi kentsel yeniden yabanileşme vakası incelenmiştir. Bu vakalar, kamu kurumlarının yürüttüğü stratejik planlamalardan mahalle ölçeğinde topluluk temelli mikro müdahalelere kadar çeşitlilikleriyle ele alınmıştır. Vaka anlatıları, kentsel yeniden yabanileşmenin süreç katmanlarını oluşturan üç boyut üzerine kuruludur: ekolojik, mekânsal bağlam ve aktörler boyutu. Boyutlar, her vakayı sistematik biçimde çözümleyebilmek için bir okuma şablonu işlevi görmüştür. Bu çoklu okuma, fiziksel müdahale yöntemleri kadar karar alma mekanizmalarını, toplumsal katılım biçimlerini ve stratejik motivasyonlarını tablolar ve diyagramlar aracılığıyla görünür kılmaktadır. Tez, bu bulgular üzerinden kentsel yeniden yabanileşmenin sınırlarını ve asgari koşullarını tartışmaya açmakta ve kentlerin ekolojik ve toplumsal dönüşümünde yeniden yabanileşmenin nasıl bir rol üstlenebileceğine dair kavramsal bir çerçeve sunmaktadır. İncelenen vakalarla ortaya konulan strateji seti, kamusal alanların yeniden düşünülmesinden yerel türlerle ilişkilerin güçlendirilmesine, topluluk katılımının artırılmasından çok aktörlü karar alma modellerinin geliştirilmesine uzanan bir dönüşüm perspektifi sunmaktadır.
  • Doctoral Thesis
    Otonom Parsel Teslimat Makinelerinin Kabulünü Anlamak: Birleştirilmiş Teknoloji Kabulü ve Kullanımı ile Yeniliğin Yayılımı Teorilerinin Genişletilmesi
    (2025) Kılıç, Zafer; Çallı, Meltem Kıygı
    Bu tez, Türkiye'de Otonom Parsel Teslimat Makineleri'nin tüketiciler tarafından kabulünü ve kullanımını etkileyen faktörleri incelemekte ve çoklu kuramsal çerçeveleri birleştiren genişletilmiş bir kavramsal model geliştirmektedir. UTAUT2 ve Yeniliğin Yayılımı Teorisi (DOI) gibi önceki modeller teknoloji benimseme araştırmaları için temel oluşturmuş olsa da, bu modeller kendin-yap tipi lojistik teknolojilerine özgü bağlamsal ve davranışsal dinamikleri yakalamakta yetersiz kalmaktadır. Bu çalışma, Risk Teorisi, Tüketici Ortak Üretim Teorisi, Kaynak Eşleme Teorisi ve Çevresel Kaygı gibi ek yapıları entegre ederek bu modelleri genişletmektedir. Araştırmada, odak grup görüşmeleri ve tematik analiz ile başlayan, ardından geniş ölçekli nicel bir anket ve Yapısal Eşitlik Modellemesi (SEM) ile devam eden karma yöntem yaklaşımı kullanılmaktadır. Sonuçlar, davranışsal niyetin tüm yapılar ile gerçek kullanım arasında tam bir aracı değişken olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular, genişletilmiş modelin geçerliliğini kanıtlamakta ve son kilometre teslimat inovasyonları konusunda hem kuramsal hem de pratik açılardan önemli içgörüler sunmaktadır. Lojistik firmaları ve politika yapıcılar için sistemin karmaşıklığını azaltma, görünürlüğünü artırma, çevresel değerleri göz önüne alma ve kolay ulaşılabilir konumlar sağlama gibi kullanıcı kabulünü artırmaya yönelik öneriler sunulmaktadır. Bu çalışma, teknolojik benimseme literatürüne, tüketici davranışını daha kapsamlı açıklayan entegre bir çerçeve sunarak katkıda bulunmaktadır ve otonom lojistik hizmetlerin yükselen dünyasında değerli bilgiler sağlamaktadır. Anahtar Sözcükler: Teslimat Yöntemi, Otonom Parsel Teslimat Makinesi, Teknoloji Kabulü, UTAUT2, DOI, Davranışsal Niyet, Kullanım Davranışı, Karma Yöntem, Yapısal Eşitlik Modeli
  • Master Thesis
    Otobiyografik Performansın Üretimi: Aramızdaki Mesafe Oyunu Üzerine Bir İnceleme
    (2025) Gültekin, Bülent; Yüceil, Zeynep Sirel Günsür
    Bu tez, erken moderniteden Zygmunt Bauman'ın 'akışkan modernite' olarak tanımladığı döneme geçişte sabit ve bütünlüklü benlik tanımının çözülüşünü ve bunun otobiyografik performansa yansımalarını sorunsallaştırmaktadır. Çalışma, gündelik hayatta dahi sürekli bir performansla inşa edilen parçalı ve kurgusal benliğin, sahnede nasıl bir varlık kazanabileceği ve benlik ile ilgili değişen paradigmalarının otobiyografik performansı nasıl etkilediği sorularını merkeze alır. Bu sorgu, yazarın hem kendi otobiyografisinden hem de amcasının biyografisinden yola çıkarak yazdığı ve oynadığı Aramızdaki Mesafe adlı tek kişilik oyunun üretim ve icra sürecinin otoetnografik incelemesi aracılığıyla yürütülmüştür. Benliğin ilişkisel inşa sürecini hem toplumsal hem de genetik açılardan inceledikten postmodern durumun ve parçalanmış benlik anlayışının tiyatro alanında nasıl vuku bulduğu incelenmiştir. Son bölümde teoriler ışığında Aramızdaki Mesafe oyunu üzerinden yapılan otoetnografik inceleme, oyunun çift katmanlı yapısının –klasik anlatı ile postdramatik estetiğin iç içe geçmesinin– modernitenin tutarlı ve sabit kimlik arzusu ile postmodern benliğin parçalı doğası arasındaki gerilimi somutlaştırdığını ortaya koymayı hedefler. Otobiyografik anlatı ve performans, geçmişteki sabit benliği temsil eden bir eylemden ziyade, icra ve yazım süreci anında seyircinin ve okurun tanıklığında benliği diyalojik olarak yeniden inşa eden bir süreçtir. Bu bağlamda tez, bu teoriyi kişisel travma anından başlayan ve toplumsal bir yapıya dönen benliğin nasıl bulunacak bir öz değil, anlatılarla sürekli yeniden kurulan devingen bir yolculuk olduğunu ortaya koymaktadır.
  • Master Thesis
    Parçalanmış Gerçeklikler: John Cassavetes'in Shadows (1959) ve Opening Night (1977) Filmlerinin Brechtiyen Analizi
    (2025) Tohum, Merve; Tüzün, Defne
    Bu tez, Amerikan bağımsız sinemasının öncü figürlerinden biri olarak kabul edilen ve Hollywood konvansiyonlarına açıkça karşı çıkan John Cassavetes'in filmlerinde kullandığı filmik stratejilerin, Bertolt Brecht'in Aristocu klasik tiyatroya karşı geliştirdiği epik tiyatro anlayışıyla nasıl kesiştiğini incelemektedir. Shadows (1959) ve Opening Night (1977) filmlerini Brechtiyen estetik çerçevesinde ele alan bu çalışma, Cassavetes'in sinematik gerçekçilik arayışının, Hollywood karşıtı duruşunun ve klasik anlatı yapılarını reddedişinin Brecht'in epik tiyatro ilkeleriyle nasıl örtüştüğünü ortaya koymaktadır. Bu tez, söz konusu filmlerin Klasik Hollywood'un görünmez anlatım tekniklerini ve illüzyonist izleyici yaklaşımını sorguladığını, bunun yerine parçalanmış yapılar, kendine referans veren anlatım teknikleri ve izleyiciyi yabancılaştıran stratejiler benimsediğini savunmaktadır. Ayrıca, Cassavetes'in kendine özgü sinema yapma biçiminin, Brechtiyen diyalektik temsille ve Verfremdungseffekt ile Gestus kavramlarıyla örtüştüğünü ileri sürmektedir. Cassavetes'in yenilikçi sinemasal yaklaşımının, yeni bir film biçimi yaratarak seyir deneyimini yeniden şekillendirdiği gösterilmektedir. Shadows'daki Brechtiyen stratejiler, 1950'lerin Klasik Hollywood konvansiyonları ve melodramatik anlatı anlayışıyla karşılaştırılarak incelenirken, Opening Night'taki Brechtiyen stratejiler 1970'lerin Yeni Hollywood eğilimleri çerçevesinde değerlendirilmektedir.
  • Master Thesis
    Kelimelerin Gözünden Sanat: Bilge Karasu'nun Forum Dergisi'nde Yayınlanan Sanat Eleştirileri (1954-1959)
    (2025) Burçoğlu, Zeynep; Erek, Ayşe Nur
    Bu tez 1954-1970 yılları arasında on beş günde bir yayınlanan Forum Dergisi'nde Bilge Karasu tarafından 1954-1959 yılları arasında kaleme alınmış Kültür ve Sanat eleştirilerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç ile Türkiye'deki sanatsal hareketlerin, sanat piyasası ve sanat tartışmalarının devletin kültür politikaları ile ilişkisi ekseninde ele alınmıştır. Bununla birlikte edebi metinlerinde farklı sanat dallarından beslenen ve Türk Post-Modern edebiyatının önde gelen isimlerinden Bilge Karasu'nun sanat eleştirileri üzerinden inceleme yapılarak, temsilin görsel sanatlar ve yazıdaki karşılıkları, görme biçimleri, dilin plastik sanatlarda ve edebiyatta kurulma biçimleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. İlgili literatürün analizi, Karasu'nun yer aldığı Forum sayılarının arşiv araştırması ve incelenmesi, dönemin politik tarihi ve kültür sanat ortamının araştırması ile beraber sürdürülmüş olup sanat eleştirilerinin yazıldığı bağlam ile birlikte araştırılması hedeflenmiştir. Bu arşiv araştırması ile birlikte Karasu'nun edebi eserlerindeki imge kavramı ve sanatsal göndermeler araştırılarak, sanat üretimi ve eleştirisindeki paralellik kuran kavramlar araştırılmıştır.
  • Master Thesis
    Benetton'un Deneyime Dayalı Tasarım Ortamı Fabrica ve Tasarım Eğitim Modelleri Üzerindeki Dönüştürücü Etkileri
    (2025) Kara, Meriç; Coşkun, Ayşe E.
    Günümüz tasarım eğitimi, mevcut taleplerin gerisinde kalmak ve çeşitli faktörler nedeniyle standartlaşmasıyla eleştirilmektedir; gerçek dünya ihtiyaçlarından kopuk olduğu, hızla değişen tasarım alanlarına yeterince odaklanmadığı, somut çıktılara fazla yoğunlaştığı ve mezunları kariyerlerine hazırlıksız bıraktığı öne sürülmektedir. Tasarım eğitminde erken dönemdeki standartlaşmalar mesleğin gelişimini desteklemişken, bugün, eleştirel düşünme, yaratıcılık, çeşitlilik ve keşfetme yetilerini sınırlama riski taşımaktadır. Bazı akademisyenler, öğrencileri farklı disiplinlerde teknik ve sosyal becerilerle donatmak, kendi gelişimlerini desteklemek ve yeni bir tasarımcı kuşağı yetiştirmek için reform çağrısında bulunmaktadırlar (örn. Norman, Yang ve ark.). Bu bağlamda çalışma, İtalya'da Benetton ve Oliviero Toscani tarafından kurulmuş Fabrica'yı (1994–2024), bir gayri resmi deneyimsel öğrenme platformu örneği olarak tekil vaka çalışmasıyla inceler. Fabrica'nın yapısı, metodolojisi, öğrenim içerikleri ve bunların öğrenim deneyimlerine ve kariyerlerine etkileri araştırılmaktadır. Çalışma, bir marka girişiminin katılımcılara sağladığı küresel ve disiplinlerarası genç yaratıcı topluluğu, kültür, zaman, özgür yaratıcı alan ve mentörlük deneyiminden elde edilen içgörüler sunmaktadır. Bir yıllık burslu programın, okuldan ziyade profesyonel deneyime yakın olduğunu görülmektedir. Program, disiplinlerarası üretimler, araştırarak, deneyerek ve 'yaparak öğrenme' gibi eğitim değerleri taşırken, topluluk ilişkileriyle birlikte mesleki ve kişisel gelişimi ve kariyerleri desteklemektedir. Araştırmacının, katılımcı olarak 2003–2005 yılları arasındaki deneyimi, ön bilgi ve topluluğa doğrudan erişimini sağlar. Çalışma oto-etnografik olup, ortak görüşlerle desteklenmektedir. Karma yöntem kullanan araştırma, akademik literatür, çevrimiçi kaynaklar, anket verileri ve CEO görüşmelerine dayanmaktadır. Çalışma, güncel tasarım eğitimi ve tasarım odaklı marka girişimleri için içgörüler sağlamayı amaçlar.
  • Doctoral Thesis
    Kuantum Noktalarına Dayalı Enerji Verimli Elektronik Cihazlar için Nano Ölçekli Aritmetik ve Mantık Birimi Tasarımı
    (2025) Zohaib, Muhammad; Navimipour, Nima Jafari; Aydemir, Mehmet Timur
    Elektronik, modern teknolojilerin temel bileşenidir ve transistörler, diyotlar, kapasitörler ve sensörler gibi basit bileşenlerin yardımıyla elektriksel bilginin iletilmesini sağlar. Akımı kontrol ederek, temel sinyal işleme fonksiyonları olan amplifikasyon, anahtarlama ve modülasyon gibi önemli işlevleri yerine getirirler. Mevcut yüksek performanslı sinyal işleme uygulamaları, bu sistemleri daha hızlı, daha küçük ve daha az enerji tüketen hale getiren malzeme bilimi ve nanoteknolojideki güncel gelişmeler sayesinde mümkün olmaktadır. Sinyal işleme, modern yaşamın birçok unsurunun telekomünikasyon, eğitim, sağlık, endüstri ve güvenlik gibi gelişiminde önemli bir etki yaratmıştır. Yarı iletken endüstrisi, sinyal işleme inovasyonunun başlıca itici gücü olup, küresel talebe yanıt olarak giderek daha sofistike elektronik cihazlar ve devreler üretmektedir. Ayrıca, merkezi işlem birimi (CPU), bilgisayarların ve tüm elektronik cihazların ve sinyal işlemenin 'beyni' olarak tanımlanır. CPU, bellek, çarpan, toplayıcı gibi hayati bileşenleri içeren kritik bir elektronik aygıttır. CPU'nun temel bileşenlerinden biri de aritmetik ve mantık birimidir (ALU); toplama, çarpma ve çıkarma gibi tüm CPU işlemleri içinde aritmetik ve mantıksal işlemleri gerçekleştirmektedir. Ancak ALU devrelerinde gecikme, kapladığı alan ve enerji tüketimi önemli parametrelerdir. Mevcut ALU tasarımları yüksek gecikme, fazla alan kullanımı ve yüksek enerji tüketimi gibi sorunlarla karşılaştığı için, yeni teknolojiye dayalı elektronik devrelerin uygulanması; mikrodenetleyiciler, mikroişlemciler ve baskılı cihazlar gibi tüm sinyal işleme aygıtlarının performansını yüksek hız ve düşük alan kullanımı ile önemli ölçüde artırabilir. Kuantum Nokta Hücreli Otomatlar (QCA), bu eksiklikleri gidermek için tüm elektronik devreler ve sinyal işleme uygulamalarında etkili bir teknolojidir. Bu teknoloji, CMOS ve VLSI gibi yerleşik teknolojilere alternatif olarak araştırılmakta olup, ultra düşük güç tüketimi, yüksek cihaz yoğunluğu, THz seviyesinde hızlı çalışma hızı ve azaltılmış devre karmaşıklığı gibi avantajlara sahiptir. Bu araştırma, gelişmiş QCA nanoteknolojisini uygulayarak mikrodenetleyiciler gibi elektronik cihazları geliştiren yenilikçi bir ALU tasarımı önermektedir. Temel amaç, QCA nanoteknolojisinin potansiyelinden tam anlamıyla yararlanan özgün bir ALU mimarisi sunmaktır. Yeni ve verimli bir yaklaşımla, temel mantık kapıları döndürülmemiş tek hücreye dayalı eş düzlemli bir düzenle ustalıkla kullanılmaktadır. Ayrıca bu çalışma, kuantum nokta hücreli otomata teknolojisinde geliştirilmiş 1-bit ve 2-bit aritmetik ve mantık birimi sunmaktadır. Önerilen tasarım; mantık işlemleri, aritmetik işlemler, tam toplayıcı (FA) tasarımı ve çoklayıcıları içermektedir. Tüm önerilen tasarımlar güçlü simülasyon aracı QCADesigner kullanılarak değerlendirilmiş ve doğrulanmıştır. Simülasyon sonuçları, önerilen ALU'nun hücre sayısı ve toplam kaplanan alan açısından en iyi tek katmanlı ve çok katmanlı önceki tasarımlara kıyasla sırasıyla %42.48 ve %64.28 oranında iyileştirme sağladığını göstermektedir.
  • Doctoral Thesis
    İran'ın Güvenlik Kültüründe Sepah'ın Rolü: Bir Vaka Çalışması Olarak Suriye İç Savaşı
    (2025) Afacan, Gizem Tok; Bıçakcı, Ahmet Salih
    İran'ın güvenlik politikası üzerine yapılan çalışmalar genellikle rejim güvenliği, asimetrik ve vekâlet savaş stratejileri, nükleer program ve İran'ın bölgesel büyük güçlerle olan ilişkilerine odaklanmıştır. Ancak, İran'ın güvenlik politikaları milli güvenlik kültürü kavramı üzerinden daha az ele alınmıştır. Bu tez, bu eksikliği gidermeyi amaçlamakta ve İran'ın milli güvenlik kültürünü Batı-dışı bir bağlamda, özellikle de İslam Devrimi Muhafızları Ordusu'nun (DMO) rolü üzerinden ele almaktadır. Stratejik kültür ve sivil-asker ilişkileri teorilerinden de yararlanarak, bu tez İran'ın milli güvenlik kültürünü, velâyet-i fakīh sisteminin yapısal bağlamında devlet, ordu ve toplum arasındaki etkileşimin şekillendirdiği bir olgu olarak kavramsallaştırmaktadır. Her ne kadar bahsedilen üç 'yapan' (agent) İran'ın güvenlik kültürü inşasında ayrı ayrı rol oynasa da İran devleti Batı'daki örneklerinden ayrışan 'farklı' bir sivil-asker ilişkileri oluşmasında belirleyici bir aktör olarak ortaya çıkmaktadır. İran devleti İran Silahlı Kuvvetleri'ni mektebī (ideolojik) olarak tanımlayarak, orduyu doğrudan ideolojik olarak bağlı bir toplumla ilişkilendirir. Böylelikle DMO'a ideolojik ordudan ideolojik topluma geçişte önemli bir rol verilmiştir. Ordu ve toplum arasındaki bu ilişkilendirme, devrim liderlerinin rejim güvenliği kaygısının kaynağını içerdeki rejim karşıtlığı ve dış ilişkilerine bağlamasının bir yansımasıdır. Bu tez süreç izleme, söylem analizi ve içerik analizi nicel yöntemlerini kullanarak teori-kurma ve teori-örnekleme yöntemlerini birleştirmektedir. Bu tez devlet, ordu ve toplumun üçlü katılımıyla oluşan İran'ın milli güvenlik kültürünü, bu üç aktörün etkileşimiyle büyüyen ve devrimden bu yana sınırlarının iç içe geçtiği bir sarmal şekline benzetir. DMO'nun İran'ın güvenlik kültüründe oynadığı rolü, DMO'nın Suriye İç Savaşı'na dahil olması vaka çalışması ile örneklemektedir. Anahtar Sözcükler: Güvenlik Kültürü, Sivil-Asker İlişkileri, İran, Devrim Muhafızları Ordusu, Sepah, Suriye İç Savaşı
  • Master Thesis
    Kültürel Mirasın Korunmasında İdeolojik Seçicilik: Koruma Politikalarının Tarihsel ve Kavramsal Temelleri
    (2025) Okay, Mert; Alioğlu, E. Füsün
    Bu tez, kültürel mirasın korunmasında etkili olan ideolojik seçicilik olgusunu ve karar alma süreçlerinin tarih boyunca siyasal, ekonomik ve toplumsal dinamiklerle nasıl şekillendiğini incelemektedir. Çalışmanın temel tezi, koruma eyleminin nötr ya da yalnızca teknik bir faaliyet olmadığı, aksine, iktidar yapılarının geçmişi seçme, yorumlama veya dışlama biçimleri aracılığıyla kendi meşruiyetlerini ürettikleri politik bir araç olduğudur. Araştırma, karşılaştırmalı ve tarihsel bir yöntem benimseyerek farklı dönemlerdeki karar vericilerin dini otoritelerden imparatorluklara, ulus devletlerden neoliberal kurumlara kadar hangi değerleri korumaya layık gördüklerini ve bu tercihler aracılığıyla nasıl bir ideolojik süreklilik kurduklarını analiz etmektedir. Bu yaklaşım, koruma olgusunu yalnızca fiziksel bir eylem değil, aynı zamanda yönetişim biçimleri, kimlik inşası ve kamu yararı arasındaki politik müzakere alanı olarak ele almaktadır. Tez, mimarlık, sosyoloji, ekonomi ve kültürel miras çalışmaları gibi disiplinlerden yararlanarak çok katmanlı bir kuramsal çerçeve oluşturmuştur. Arşiv belgeleri, yasal düzenlemeler ve saha gözlemleri bir araya getirilerek, koruma politikalarının politik ekonomisi ve kentsel dönüşüm üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. İstanbul'daki üç büyük kıyı dönüşüm projesi Galataport, Tersane İstanbul ve Haydarpaşa Limanı vaka çalışması olarak ele alınmış, bu projeler aracılığıyla, neoliberal kent politikalarının kültürel mirası kolektif bir bellek alanı olmaktan çıkarıp yatırım ve marka üretimi aracı hâline getirdiği ortaya konmuştur. kültürel mirasın korunmasının apolitik bir koruma faaliyeti değil, hafıza ile iktidar arasındaki dinamik bir müzakere alanı olduğunu göstermektedir. Tez, ideolojik seçiciliğin günümüzde de kültürel mirasın kaderini belirleyen en güçlü unsur olarak varlığını sürdürdüğünü ortaya koymaktadır.
  • Master Thesis
    Jestten Performativiteye: 'D Grubu'nun Pratikleri ve Alımlanışı
    (2025) Akyavaş, Sedanur; Erek, Ayşe Nur; Sünter, Emre
    Bu tez, 1933–1947 yılları arasında Türkiye'de etkin olan d Grubu'nun pratiklerini ve alımlanış biçimlerini inceleyerek performans çalışmaları alanının kavramsal araçlarını sanat tarihi disiplinine uygulamayı ve genişletmeyi amaçlamaktadır. Performans çalışmalarının disiplinler arası temellerinden yararlanarak, kuramsal çerçevesinin merkezine jest ve edimsellik (performativite) kavramlarını yerleştirmektedir. Giorgio Agamben'in jestin 'araçsallığına' (mediality) dair düşüncelerinden ve J. L. Austin, Judith Butler ile Erika Fischer-Lichte'nin edimsellik tartışmalarından hareketle, çalışma jest ile edimsellik arasında bir süreklilik öneren bir yöntem ortaya koymaktadır. Bu yaklaşım, sanatsal pratikleri ve onların alımlanışını yapılandıran edimsel, ilişkisel ve toplumsal olarak içkin dinamikleri görünür kılmayı hedefler. Tez, d Grubu'nun faaliyetlerine ilişkin sergi raporlarını, basın eleştirilerini, karikatürleri, arşiv belgelerini ve söyleşileri analiz etmektedir. Bu malzemeleri 1930'lar ve 1940'lar Türkiye'sinin kültürel, toplumsal ve siyasal bağlamına yerleştirerek; grubun kendilerini adlandırma biçimlerini, sergi ve konferans düzenleme pratiklerini, kamusal görünürlük üretme stratejilerini ve basınla kurdukları etkileşimleri, dönemin oluşmakta olan modern sanat alanındaki konumlarını hem ifade eden hem de yeniden şekillendiren edimsel jestler olarak yorumlamaktadır. Bulgular, d Grubu'nun pratiklerinin yalnızca sanatsal etkinlikler olarak değil, aynı zamanda kolektif kimlik, kamusal katılım ve sanatsal meşruiyetin yeni biçimlerini üreten edimsel eylemler olarak işlediğini göstermektedir. Böylece tez, performans odaklı bir yöntemin sanat tarihini hiyerarşik olmayan, ilişkisel bir çerçevede kavramaya nasıl imkân verebileceğini ortaya koymaktadır.
  • Master Thesis
    Sürdürülebilir Modada İletişim Stratejileri
    (2025) Karıksız, İremsu; Emre, Perrin Öğün
    Moda her zaman yaşam tarzımızın ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bu bağlamda, yavaş moda ve hızlı moda, sürdürülebilirlik konusunda sektördeki iki paradigmayı temsil eder. Hızlı moda, tüketicilerin son trendlere olan tercihleriyle yönlendirilen ucuz kıyafetlerin hızlı üretimiyle bağlantılıdır. Yavaş moda, moda endüstrisinde uzun vadeli giyilebilir, yüksek kaliteli kıyafetler ve zamansız moda ile bağlantılıdır. Çalışma, Türkiye'de sürdürülebilir ve yavaş modanın durumunu incelemeyi, Türkiye'de sürdürülebilir ve yavaş modanın bağlantısına ve Türkiye'de sürdürülebilir modanın sosyal medya gibi iletişim stratejileriyle bağlantısına odaklanmayı amaçlamaktadır. Çalışmanın temel amacı, sürdürülebilir modanın sosyal medya ve iletişim faaliyetlerinde nasıl bir rol oynadığını ve hedef kitleyle etkileşim kurmak için hangi iletişim stratejilerini kullandığını açıklamaktır. Araştırma sonuçları, iki Türk sürdürülebilir markası ve iki sürdürülebilir moda derneğiyle yapılan yarı yapılandırılmış, derinlemesine görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, sürdürülebilir moda sektöründeki farkındalığa rağmen yüksek sosyal medya reklam bütçeleri, sınırlı ölçekli kampanyalar ve sosyal medyada hedef kitleye ulaşmadaki zorluklar sektörün gelişmesinin önündeki temel engellerdir. Bu çalışma, sosyal medya ve sosyal medyada stratejik mesajlaşmayı içeren iletişim stratejilerinin rolünü araştırmaktadır. Bulgular, sürdürülebilir moda markalarının ve sürdürülebilirlik derneklerinin sürdürülebilir uygulamalarını ağırlıklı olarak sosyal medyada (örneğin Instagram'da stratejik mesajlaşma), web sitelerinde ve dijital platformlarda sergilediğini göstermektedir. Bu çalışma ile sürdürülebilir moda markaları ve derneklerinin iletişim stratejileri ile sürdürülebilir uygulamaları konusunda derinlemesine bir anlayış ortaya konulmuştur. Türkiye'de sürdürülebilir moda yaygın olarak tanınmamaktadır ve bu da sürdürülebilir markaları ve sürdürülebilirlik derneklerini iletişim stratejilerini sosyal medya platformlarıyla iyileştirmenin yollarını aramaya yöneltmektedir. Ancak, insanlar sürdürülebilir moda hakkında bilgi edindiklerinde merak duymakta ve daha fazla bilgi edinmek istemektedirler. Sürdürülebilirlik vakıfları ve sürdürülebilir moda markaları Türkiye'de sürdürülebilir moda üzerine eğitimler sunarken, iletişim stratejilerinin ana odağı Instagram gönderileri, web sitesi paylaşımları ve mümkün olduğunca etkileşimli olma çabalarıdır. Ancak sınırlı bağlantıları ve zayıf yapılandırılmış stratejileri nedeniyle hedef kitle üzerinde uzun süreli bir etki yaratamadıkları görülmektedir. Sürdürülebilir moda alanındaki iletişim stratejilerine odaklanan çalışma, sürdürülebilir derneklerin ve sürdürülebilirlik markalarının hedef kitlelerine ulaşmak için iletişim mecralarını nasıl oluşturduklarına dair bir bakış açısı sunmaktadır. Sürdürülebilir moda alanında iletişim stratejilerini güçlendirmek için taktikler önerilecektir. Anahtar Sözcükler: Sürdürülebilirlik, yavaş moda,tüketici,iletişim stratejileri
  • Doctoral Thesis
    Medeni Usul Hukukunda DEF'iler
    (2025) Ay, Ömer Mirac; Yardım, Mehmet Ertan
    Bu çalışmanın öncelikli amacı; def'ilerin Medeni Usul Hukuku bakımından incelenmesi, def'ilerin yargılamada ileri sürülmesi, def'ilerin ileri sürülmesinin yargılamaya etkileri, bunların hukuki sonuçları ve kanuni düzenlemelerde yer alış amaçlarını açıklamaktır. Buradan yola çıkarak ilgili hukuki düzenlemeler detaylı olarak incelenecek ve bir savunma vasıtası olan def'ilerin önemi ve etkisi değerlendirilmeye çalışılacaktır. Türk Hukuku açısından bu çalışma, Medeni Usul Hukuku bakımından def'ilerin ileri sürülmesi ve etkileri konusunda bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Bir savunma vasıtası olarak def'iler, yargılama bakımından etkileri göz önüne alındığında başvurulabilecek önemli bir hukuki müessesedir.
  • Master Thesis
    Boşanma Sonrasında Ortak Çocuğun Hukuki Durumu
    (2025) Kırker, Zehra; Ayar, Ahmet
    Boşanma, sadece eşler arasındaki evlilik birliğinin sona ermesi sonucunu doğurmamaktadır. Boşanma aynı zamanda, çocuklar açısından da birtakım ciddi hukuki sonuçların doğmasına neden olmaktadır. Boşanma kararının ardından çocuğun velayetinin hangi ebeveyne verileceği, kişisel ilişkiye ilişkin düzenlemeler, çocuğun ihtiyaçları için iştirak nafakası takdiri vb. bizzat çocuğu ilgilendiren konular mahkeme tarafından değerlendirilir. Bu süreçte hâkim, her koşulda çocuğun üstün yararını gözeterek karar vermelidir. Çalışmamızda, boşanmanın çocuklar bakımından doğurmuş olduğu temel hukuki sonuçları Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay kararları çerçevesinde ele almakta ve uygulamada karşılaşılan ve sorunlu olduğunu düşündüğümüz konulara dikkat çekmeyi amaçlamaktadır.
  • Master Thesis
    Çocuk Tiyatrosunda Çocuğun Deneyimini ve Özneliğini Merkeze Almak
    (2025) Kademli, Cansel; Hemiş, Özlem
    Bu çalışma, çocuk tiyatrosunda çocuğun estetik deneyimi ve özneliğini merkeze alan bir tiyatro anlayışı için çocukların tiyatro sürecine katılım yöntemlerini araştırmaktadır. Modern çocukluk teorisi, çocukların özgürleşmesi konusunda sorgulamaya açık bir söylem üretmiştir. Oysa pek çok teorisyen çocukların modern dünyayla beraber farklı baskı mekanizmalarıyla karşı karşıya geldiğini savunmaktadır. Çocuğun olduğu pek çok alanda özneliği gözetilmemekte ve çocuğun karar verme yetisinin olmadığı varsayılarak 'onun adına' karar verilmektedir. Bununla birlikte çocuklar, kapitalist ekonomik sistem içerisinde üretim sürecine katılmasa da bir tüketici profili olarak ele alınmaktadır. Üretim süreçlerine ilişkin bilgiden yoksun bırakılan çocuk sadece kendisine pazarlanan dünyayla karşı karşıya kalmaktadır. Bu bağlamda, çocuk tiyatrosu da çocukluğa ilişkin bakış açılarından etkilenmektedir. Yalnızca ekonomik çıkar için yapılan üretimlerde çocuğun deneyimi gözetilmemekte, ortaya çıkan temsiller yalnızca vakit geçirtmeye odaklı olmaktadır. Dahası, yetişkin merkezli bir bakış açısıyla çocuk, olgunlaşmaya ihtiyaç duyan eksik bir özne olarak görülmekte ve çocuk tiyatrosunun temel işlevi eğiticilik üzerinden tanımlanarak didaktik üsluplar ön plana çıkmaktadır. Bu bağlamda tez, yetişkin merkezli tasarlanmış bir çocuk tiyatrosu anlayışının önüne geçilebilmesi için çocuğun üretim süreçlerine katılım yöntemlerini drama, tiyatro pedagojisi, devised theatre (ortaklaşa yaratım tiyatrosu) disiplinleri üzerinden araştırmaktadır. Çocuk merkezli bir bakış açısını temel alan, İsveç'te faaliyet gösteren Unga Klara adlı ekibin üretim süreçleri, Tuma ve Lev, skrik, andas adlı oyunları ve bu oyunlar için üretilen pedagojik materyaller; bu disiplinlerle teması, çocuğun deneyimi ve özneliğini merkeze alış şekli üzerinden incelenmiştir. Bunun ardından bahsedilen yöntemlerle Türkiye'de oyunlarını tasarlamış olan ACT Project ekibinin geçirdiği süreç değerlendirilmiş ve Of Ah Oh adlı oyunu incelenmiştir. Bu bağlamda çalışma, çocuk tiyatrosunun öncesi, sırası ve sonrasıyla beraber sürecin odakta olduğu bir anlayışla şekillenmesinin, çocuk tiyatrosunda çocuğun estetik deneyiminin ve özneliğinin merkeze alındığı bir tiyatro anlayışının oluşabilmesi için olanaklar sağladığını savunmaktadır.
  • Doctoral Thesis
    Sınırlı Tanınan Devletlerde Devlet İnşa Süreçleri: Abhazya Cumhuriyeti Örneği
    (2025) Başol, Elçin; Çelikpala, Mitat
    Bu tez çalışması Abhazya Cumhuriyeti örneğini merkeze alarak, tartışmalı devletlik durumlarında devlet inşa süreçlerini nasıl şekillendirdiğini incelemektedir. Niteliksel saha araştırmasına dayanan çalışma; seçkinlerle yapılan görüşmeler, söylem çözümlemesi ve arşiv araştırmalarından yararlanmaktadır. Abhaz siyasal elitlerinin, entelektüellerinin ve diaspora aktörlerinin sınırlı tanınma koşullarında devletlik anlatılarını nasıl oluşturduklarını, dışsal kısıtları nasıl yönettiklerini ve yönetişim yapılarını nasıl sürdürdüklerini ele almaktadır. Analiz altı ana tema etrafında yapılandırılmıştır: devletlik ve meşruiyet anlatıları; kimlik inşası ve ulusal söylem; Rusya'nın dış egemenlik üzerindeki rolü; kurumsal zorluklar ve gayriresmî yönetişim; diaspora etkileşimi ve ulusötesi bağlantılar; ekonomik uyum stratejileri. Bulgular, sınırlı tanınmanın hem iç siyasal dinamikleri hem de dış politika yönelimini önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir. Abhazya, diplomatik izolasyona karşılık tarihsel deneyimlere, melez yönetişim düzenlemelerine ve ulusötesi bağlantılara dayanan kurumsal pratikler ve siyasal anlatılar geliştirmiştir. Bu tez, sınırlı tanınan devletlerin uluslararası sistemde otorite, meşruiyet ve hayatta kalma süreçlerini nasıl müzakere ettiklerine dair daha derin bir kavrayış sunmakta ve siyasal belirsizlik ile jeopolitik kısıtlar altında devlet inşasının dinamiklerine ilişkin yeni içgörüler sağlamaktadır.
  • Master Thesis
    Ailesel ALS Tedavisi için Mutant ve Doğal Tip SOD1 Enzimlerinin Yanlış Katlanmasına ve Agregasyonuna Karşı İlaç Adaylarının In Silico Taraması
    (2025) Dere, Damla; Yelekçi, Kemal
    Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS), genellikle süperoksit dismutaz 1 (SOD1) enzimindeki anormalliklerle bağlantılı nörodejeneratif bir durumdur. Bu tez, vahşi tip (WT) ve terapötik olabilecek üç SOD1 mutantının hem aktif bölgesini hem de dimer arayüzlerini hedefleyen yeni modülatörleri keşfetmeyi amaçlayan kapsamlı bir in silico analizi açıklamaktadır. Her biri yaklaşık 100.000 ligand içeren protein bölgesi kombinasyonu için bir tane olmak üzere sekiz Yapı Tabanlı Sanal Tarama (SBVS) gerçekleştirildi. Kalıntı düzeyinde yapısal çalışmalara dayalı olarak eş zamanlı olarak on iki özel tasarlanmış tripeptit taklit eden iskele oluşturuldu. Bu ligandlar çizildi, BioVia Discovery Studio ile enerji en aza indirildi ve sekiz protein modelinin tümünde hedeflendi. On altı taramanın her birinden, en iyi performans gösteren ligand-protein kombinasyonu, 100 nanosaniye moleküler dinamik (MD) simülasyonları için apo muadili ile birlikte toplam yirmi simülasyon için seçildi. Simülasyon çıktısı RMSD, RMSF ve Rg metrikleri kullanılarak yapısal ve işlevsel kararlılık açısından değerlendirildi. Ligand'a bağlı sistemler, konformasyonel etkileri belirlemek için apo formlarıyla karşılaştırıldı. Rasyonel ligand tasarımı, yüksek verimli sanal tarama ve MD simülasyonlarını içeren bu bütünleştirici strateji, çok sayıda ilginç adayın keşfedilmesiyle sonuçlandı. Bu bileşikler, olası fonksiyonel inhibisyon ile uyumlu bağlanma ve dinamik davranış gösterir ve hücresel modellerde daha fazla doğrulama için mükemmel adaylardır. Çalışma, ALS ortamında SOD1'i hedefleyen tedavi ipuçlarını rasyonel olarak belirlemeye yardımcı olur. Anahtar Sözcükler: Nörodejeneratif hastalıklar, ALS, SOD1, Yapı Tabanlı Sanal Tarama, Moleküler Yerleştirme, Moleküler Dinamik Simülasyonlar
  • Doctoral Thesis
    Gıda İsraflarını Azaltmaya Yönelik Tutum ve Niyet Üzerindeki Faktörlerin Etkisinin Analizi: Sürdürülebilirlik Pazarlama İletişimleri Perspektifinden Bir Çalışma
    (2025) Şenkal, Onat; Uray, Nimet
    Bu araştırma, bireylerin gıda israfını azaltmaya yönelik tutum ve niyetlerini etkileyen faktörleri, medya bağlamında içsel ve dışsal unsurları inceleyerek sürdürülebilirlik pazarlama iletişimleri perspektifinden anlamayı amaçlamaktadır. Literatürde yer alan Planlanmış Davranış Teorisi (PDT), Gündem Belirleme Teorisi (GBT) ve Yetiştirme Teorisi (YT) çerçevesinde doğrudan ve dolaylı faktörlerin etkileri incelenmiştir. Ayrıca, PDT, GBT, YT'ye ek olarak ve Beklenti Teorisi'ne (BT) dayalı faktörler de ortaya konmuştur. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır: Öncelikle kavramsal modeli son hâline getirmek amacıyla nitel çalışmalar (uzman görüşmeleri ve ardından odak grup tartışmaları) yürütülmüş, ardından önerilen hipotezleri test etmek için nicel araştırma kapsamında anketler ile birlikte Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA), Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ve Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, medya maruziyeti (çeşitlilik) sürdürülebilirlik bilinci ve medya etkisi üzerinde anlamlı bir etkiye sahiptir; ancak medya maruziyeti (süre) bu değişkenler üzerinde anlamlı bir etki göstermemektedir. YouTube'un, sürdürülebilirlik bilincini etkileyen güçlü bir medya kanalı olduğu tespit edilmiş olup, sürdürülebilirlik bilinci, gıda israfına yönelik tutum ve niyetlerde PDT değişkenlerini olumlu yönde etkilemede önemli bir rol oynamaktadır. Medya kullanımı sırasında, hem mesajın özgüllüğü hem de kazanç odaklı pozitif mesaj çerçevesi, sürdürülebilirlik bilinci ile gıda israfına yönelik tutum arasındaki ilişkiyi güçlendiren ayrı moderatör değişkenler olarak işlev görmektedir. Öte yandan, çocuklukta edinilen israf etmeme öğretilerinden beslenen otobiyografik bellek, sürdürülebilirlik bilinci ile tutum arasındaki ilişkiyi güçlendirme açısından anlamlı bir moderatör etkisi göstermemektedir. Anahtar Sözcükler: İletişim kampanyaları, medya, sürdürülebilirlik bilinci, gıda israfını azaltmaya yönelik tutum, niyet, mesajın özgüllüğü, mesaj çerçevesi, otobiyografik bellek, yapısal eşitlik modellemesi, pazarlama iletişimi
  • Master Thesis
    Kırsal Dönüşüm ve Duyguların Dolaşımı: Duygusal Ekonomiler Perspektifinden Hemşehri Derneklerine Bir Açıklama
    (2025) Çimen, Cemal; Soysal, Levent
    Kırdan kente göç, kişisel kimlikleri ve aidiyet duygusunu değiştiren toplumsal bir değişimdir. Hemşehri dernekleri, Türkiye'nin hızlı kentleşmesinin getirdiği toplumsal değişimin bir sonucudur. Bu dernekler literatürde sıkça kente uyum için birer 'tampon mekanizma' olarak çerçevelense de, bu tez, derneklerin güncel işlevinin kırsaldaki memleketlerini aktif olarak dönüştürmeye yönelik değiştiğini göstermektedir. Teze göre bu kırsal dönüşüm, yalnızca ekonomik veya yapısal dinamiklerle değil, öncelikli olarak hemşehri dernekleri tarafından sistematik olarak dolaşıma sokulan ve yönlendirilen kolektif duygularla ilerlemektedir. Bu nedenle, merkezi araştırma sorusu şudur: Hemşehri dernekleri, kentte biriktirilen sosyal ve kültürel sermayeyi köyle yeniden buluşturmak için duyguları nasıl kullanıyor ve bu süreç kırsal yerelliklerde nasıl yeni kalkınma tahayyülleri ve mekânsal yatırımlar üretiyor? Bu soruyu yanıtlamak için çalışma, Cennetpınarı Köyü Derneği ve İSPADER odaklanan nitel bir metodoloji kullanmaktadır. Veri toplamak amacıyla dernek yöneticileri ve üyeleriyle mülakatlar yapılmış, çeşitli etkinliklerde katılımcı gözlemi gerçekleştirilmiş ve dernekler tarafından yayımlanan belgeler analiz edilmiştir. Çalışmanın teorik çerçevesi, Sara Ahmed'in (2004) 'duygusal ekonomiler' (affective economies) kavramına dayanmaktadır. Bu çalışma, hemşehri derneklerinin kentte nasıl bir duygusal ve sosyal aidiyet alanı yarattığını ve bu alanın kırsal dönüşümde nasıl bir rol oynadığını anlamak için duygusal ekonomiler kavramını kullanacaktır. Hemşehri derneklerinin zamanla kentsel entegrasyon, kültürel kimliğin korunması ve sosyal sermaye üretimi gibi işlevler aracılığıyla sosyal ve duygusal sermaye biriktiren kurumlara dönüştüğü gözlemlenmektedir. Duygusal ekonomiler kavramını kır sosyolojisiyle birleştirerek, bu tez duyguların toplumsal olarak dönüştürücü bir güç olduğunu savunmaktadır. Kırsal dönüşümü salt ekonomik dinamiklerle açıklamanın yetersizliğini vurgulamaktadır.
  • Doctoral Thesis
    KOBİ'lerde Sürdürülebilir Pazarlama Yönelimini Belirleyici Faktörler ve Firma Performansına Etkilerinin İncelenmesi: Karma Yöntem Araştırması
    (2025) Varol, Kübra; Tosun, Petek
    Son yıllarda küresel ve çevresel sorunların artması ve paydaş beklentilerinin yükselmesi, küçük ve orta ölçekli işletmeleri (KOBİ'ler) sürdürülebilirliği stratejilerine entegre etmeye zorlamaktadır. Ancak mevcut araştırmaların çoğu büyük ölçekli şirketlere odaklanmış, KOBİ'ler ise yerel ekonomilerdeki merkezi rolleri ve paydaşlarla yakın ilişkilerine rağmen görece ihmal edilmiştir. Bu tez, KOBİ'lerin Sürdürülebilir Pazarlama Yönelimi'ni (SPY) nasıl benimsediğini, hangi örgütsel güdüler ve dışsal baskılarla şekillendiğini ve firma performansına etkilerini incelemektedir. Çalışmada iş etiği ve pazarlama stratejisi literatürü temel alınarak üç güdü tanımlanmıştır: araçsal (çıkar odaklı), ilişkisel (paydaş odaklı) ve ahlaki (etik temelli). SPY; stratejik entegrasyon, toplumsal etkileşim ve etik yeterlikler olmak üzere üç boyutta kavramsallaştırılmıştır. Ayrıca düzenleyici gereklilikler, piyasa beklentileri ve sektör normları gibi dışsal baskılar ile rekabet yoğunluğu, piyasa dalgalanması ve teknolojik yeterlikler gibi bağlamsal faktörler de dikkate alınmıştır. Tez, karma yöntem yaklaşımıyla yürütülmüştür. Nitel aşamada Türkiye'deki KOBİ sahipleri ve yöneticileriyle yapılan görüşmeler, güdüler ve bağlamsal etkileri ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, kavramsal modelin nicel aşamada yapısal eşitlik modellemesi (YEM) ile test edilmesine temel sağlamıştır. Çalışma üç katkı sunmaktadır: KOBİ'lerin pazarlama stratejilerinde güdülerin rolünü ortaya koyarak iş etiği literatürünü genişletmek; SPY ile çok boyutlu performans arasındaki bağı ampirik olarak göstermek; çevresel türbülansı düzenleyici faktör olarak ekleyerek SPY'nin rekabetçiliği destekleme koşullarına dair daha dinamik bir anlayış geliştirmek.
  • Doctoral Thesis
    Paleoiklim Ağları: Oluşturulma ve Analiz
    (2025) Özdeş, Mehmet Çelik; Eroğlu, Deniz
    Dünya'nın iklimi, farklı ölçeklerde ve doğrusal olmayan etkileşimlerle karakterize edilen, karmaşık bir sistemdir ve küçük değişikliklerin ani rejim değişiklikleri veya dönüm noktaları gibi orantısız ve öngörülemez sonuçlara yol açabilmesi nedeniyle uzun vadeli tahmini zordur. İklimin geçmişindeki kritik geçişleri araştırmak son derece önemlidir çünkü bu tür ani, büyük ölçekli değişiklikler toplumlar ve doğal ekosistemler için derin ve geri döndürülemez sonuçlara sebep olabilir. Bu durum, olası felaket etkilerini hafifletmek için erken uyarı göstergelerinin ve adaptasyon stratejilerin geliştirilmesini gerekli kılar. Paleoiklim çalışmaları, ölçüm olarak düzen- siz aralıklı zaman serileri üreten, çeşitli fiziksel biçimlerde korunan vekil kayıtları kullanmaktadır. Bu tezde, düzensiz seriler için düzenli aralıklı temsilci serilerinden oluşan ve bir baz olarak işlev görecek, genişletilmiş bir analitik araç (Dönüşüm Maliyeti Spektrumu) geliştiril- miştir. Bu yaklaşım, birden fazla vekil ölçümünden gelen bilgiyi değerlendirmek için ortak bir zaman çizelgesinin oluşturulmasına olanak tanır ve verilerde gizli dinamik desenler hakkında spektral bilgi sağlar. Ardından, uzamsal vekil bilgileri aracılığıyla iklim rejimi değişikliklerini araştırmak için yöntem- sel bir çerçeve öneriyorum. İklim sistemindeki uzak-bağlantıları taklit eden veri odaklı kavramsal birimler (İşlevsel Etkileşim Ağları) kullanılarak çevre dinamiklerinin kaba bir tarifi yapılabilir. Bunların çevresel dinamik koşulları için yorumlanabilir ve temsili vekiller olduğunu ve geçiş yapılarının da sistemin davranışını karakterize edebilecek, sistemin yapısal kısıt- larının doğasını ortaya çıkarabilecek olduğunu gösteriyorum. Yöntemlerimi sentetik ve gerçek sistemlerde doğruladıktan sonra, önemli geçişlerin karakteristik özelliklerini ortaya çıkarmak için iklim tarihindeki iki dönemi analiz ediyorum. Bu bulgular, iklim sisteminin durumunu yorumlama ve kritik geçişlerini tahmin etme becerimize katkıda bulunmaktadır.