Tez Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12469/1805

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 1599
  • Doctoral Thesis
    Medeni Usul Hukukunda DEF'iler
    (2025) Ay, Ömer Mirac; Yardım, Mehmet Ertan
    Bu çalışmanın öncelikli amacı; def'ilerin Medeni Usul Hukuku bakımından incelenmesi, def'ilerin yargılamada ileri sürülmesi, def'ilerin ileri sürülmesinin yargılamaya etkileri, bunların hukuki sonuçları ve kanuni düzenlemelerde yer alış amaçlarını açıklamaktır. Buradan yola çıkarak ilgili hukuki düzenlemeler detaylı olarak incelenecek ve bir savunma vasıtası olan def'ilerin önemi ve etkisi değerlendirilmeye çalışılacaktır. Türk Hukuku açısından bu çalışma, Medeni Usul Hukuku bakımından def'ilerin ileri sürülmesi ve etkileri konusunda bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Bir savunma vasıtası olarak def'iler, yargılama bakımından etkileri göz önüne alındığında başvurulabilecek önemli bir hukuki müessesedir.
  • Master Thesis
    Boşanma Sonrasında Ortak Çocuğun Hukuki Durumu
    (2025) Kırker, Zehra; Ayar, Ahmet
    Boşanma, sadece eşler arasındaki evlilik birliğinin sona ermesi sonucunu doğurmamaktadır. Boşanma aynı zamanda, çocuklar açısından da birtakım ciddi hukuki sonuçların doğmasına neden olmaktadır. Boşanma kararının ardından çocuğun velayetinin hangi ebeveyne verileceği, kişisel ilişkiye ilişkin düzenlemeler, çocuğun ihtiyaçları için iştirak nafakası takdiri vb. bizzat çocuğu ilgilendiren konular mahkeme tarafından değerlendirilir. Bu süreçte hâkim, her koşulda çocuğun üstün yararını gözeterek karar vermelidir. Çalışmamızda, boşanmanın çocuklar bakımından doğurmuş olduğu temel hukuki sonuçları Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay kararları çerçevesinde ele almakta ve uygulamada karşılaşılan ve sorunlu olduğunu düşündüğümüz konulara dikkat çekmeyi amaçlamaktadır.
  • Master Thesis
    Sürdürülebilir Modada İletişim Stratejileri
    (2025) Karıksız, İremsu; Emre, Perrin Öğün
    Moda her zaman yaşam tarzımızın ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bu bağlamda, yavaş moda ve hızlı moda, sürdürülebilirlik konusunda sektördeki iki paradigmayı temsil eder. Hızlı moda, tüketicilerin son trendlere olan tercihleriyle yönlendirilen ucuz kıyafetlerin hızlı üretimiyle bağlantılıdır. Yavaş moda, moda endüstrisinde uzun vadeli giyilebilir, yüksek kaliteli kıyafetler ve zamansız moda ile bağlantılıdır. Çalışma, Türkiye'de sürdürülebilir ve yavaş modanın durumunu incelemeyi, Türkiye'de sürdürülebilir ve yavaş modanın bağlantısına ve Türkiye'de sürdürülebilir modanın sosyal medya gibi iletişim stratejileriyle bağlantısına odaklanmayı amaçlamaktadır. Çalışmanın temel amacı, sürdürülebilir modanın sosyal medya ve iletişim faaliyetlerinde nasıl bir rol oynadığını ve hedef kitleyle etkileşim kurmak için hangi iletişim stratejilerini kullandığını açıklamaktır. Araştırma sonuçları, iki Türk sürdürülebilir markası ve iki sürdürülebilir moda derneğiyle yapılan yarı yapılandırılmış, derinlemesine görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, sürdürülebilir moda sektöründeki farkındalığa rağmen yüksek sosyal medya reklam bütçeleri, sınırlı ölçekli kampanyalar ve sosyal medyada hedef kitleye ulaşmadaki zorluklar sektörün gelişmesinin önündeki temel engellerdir. Bu çalışma, sosyal medya ve sosyal medyada stratejik mesajlaşmayı içeren iletişim stratejilerinin rolünü araştırmaktadır. Bulgular, sürdürülebilir moda markalarının ve sürdürülebilirlik derneklerinin sürdürülebilir uygulamalarını ağırlıklı olarak sosyal medyada (örneğin Instagram'da stratejik mesajlaşma), web sitelerinde ve dijital platformlarda sergilediğini göstermektedir. Bu çalışma ile sürdürülebilir moda markaları ve derneklerinin iletişim stratejileri ile sürdürülebilir uygulamaları konusunda derinlemesine bir anlayış ortaya konulmuştur. Türkiye'de sürdürülebilir moda yaygın olarak tanınmamaktadır ve bu da sürdürülebilir markaları ve sürdürülebilirlik derneklerini iletişim stratejilerini sosyal medya platformlarıyla iyileştirmenin yollarını aramaya yöneltmektedir. Ancak, insanlar sürdürülebilir moda hakkında bilgi edindiklerinde merak duymakta ve daha fazla bilgi edinmek istemektedirler. Sürdürülebilirlik vakıfları ve sürdürülebilir moda markaları Türkiye'de sürdürülebilir moda üzerine eğitimler sunarken, iletişim stratejilerinin ana odağı Instagram gönderileri, web sitesi paylaşımları ve mümkün olduğunca etkileşimli olma çabalarıdır. Ancak sınırlı bağlantıları ve zayıf yapılandırılmış stratejileri nedeniyle hedef kitle üzerinde uzun süreli bir etki yaratamadıkları görülmektedir. Sürdürülebilir moda alanındaki iletişim stratejilerine odaklanan çalışma, sürdürülebilir derneklerin ve sürdürülebilirlik markalarının hedef kitlelerine ulaşmak için iletişim mecralarını nasıl oluşturduklarına dair bir bakış açısı sunmaktadır. Sürdürülebilir moda alanında iletişim stratejilerini güçlendirmek için taktikler önerilecektir. Anahtar Sözcükler: Sürdürülebilirlik, yavaş moda,tüketici,iletişim stratejileri
  • Master Thesis
    Ailesel ALS Tedavisi için Mutant ve Doğal Tip SOD1 Enzimlerinin Yanlış Katlanmasına ve Agregasyonuna Karşı İlaç Adaylarının In Silico Taraması
    (2025) Dere, Damla; Yelekçi, Kemal
    Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS), genellikle süperoksit dismutaz 1 (SOD1) enzimindeki anormalliklerle bağlantılı nörodejeneratif bir durumdur. Bu tez, vahşi tip (WT) ve terapötik olabilecek üç SOD1 mutantının hem aktif bölgesini hem de dimer arayüzlerini hedefleyen yeni modülatörleri keşfetmeyi amaçlayan kapsamlı bir in silico analizi açıklamaktadır. Her biri yaklaşık 100.000 ligand içeren protein bölgesi kombinasyonu için bir tane olmak üzere sekiz Yapı Tabanlı Sanal Tarama (SBVS) gerçekleştirildi. Kalıntı düzeyinde yapısal çalışmalara dayalı olarak eş zamanlı olarak on iki özel tasarlanmış tripeptit taklit eden iskele oluşturuldu. Bu ligandlar çizildi, BioVia Discovery Studio ile enerji en aza indirildi ve sekiz protein modelinin tümünde hedeflendi. On altı taramanın her birinden, en iyi performans gösteren ligand-protein kombinasyonu, 100 nanosaniye moleküler dinamik (MD) simülasyonları için apo muadili ile birlikte toplam yirmi simülasyon için seçildi. Simülasyon çıktısı RMSD, RMSF ve Rg metrikleri kullanılarak yapısal ve işlevsel kararlılık açısından değerlendirildi. Ligand'a bağlı sistemler, konformasyonel etkileri belirlemek için apo formlarıyla karşılaştırıldı. Rasyonel ligand tasarımı, yüksek verimli sanal tarama ve MD simülasyonlarını içeren bu bütünleştirici strateji, çok sayıda ilginç adayın keşfedilmesiyle sonuçlandı. Bu bileşikler, olası fonksiyonel inhibisyon ile uyumlu bağlanma ve dinamik davranış gösterir ve hücresel modellerde daha fazla doğrulama için mükemmel adaylardır. Çalışma, ALS ortamında SOD1'i hedefleyen tedavi ipuçlarını rasyonel olarak belirlemeye yardımcı olur. Anahtar Sözcükler: Nörodejeneratif hastalıklar, ALS, SOD1, Yapı Tabanlı Sanal Tarama, Moleküler Yerleştirme, Moleküler Dinamik Simülasyonlar
  • Doctoral Thesis
    Sınırlı Tanınan Devletlerde Devlet İnşa Süreçleri: Abhazya Cumhuriyeti Örneği
    (2025) Başol, Elçin; Çelikpala, Mitat
    Bu tez çalışması Abhazya Cumhuriyeti örneğini merkeze alarak, tartışmalı devletlik durumlarında devlet inşa süreçlerini nasıl şekillendirdiğini incelemektedir. Niteliksel saha araştırmasına dayanan çalışma; seçkinlerle yapılan görüşmeler, söylem çözümlemesi ve arşiv araştırmalarından yararlanmaktadır. Abhaz siyasal elitlerinin, entelektüellerinin ve diaspora aktörlerinin sınırlı tanınma koşullarında devletlik anlatılarını nasıl oluşturduklarını, dışsal kısıtları nasıl yönettiklerini ve yönetişim yapılarını nasıl sürdürdüklerini ele almaktadır. Analiz altı ana tema etrafında yapılandırılmıştır: devletlik ve meşruiyet anlatıları; kimlik inşası ve ulusal söylem; Rusya'nın dış egemenlik üzerindeki rolü; kurumsal zorluklar ve gayriresmî yönetişim; diaspora etkileşimi ve ulusötesi bağlantılar; ekonomik uyum stratejileri. Bulgular, sınırlı tanınmanın hem iç siyasal dinamikleri hem de dış politika yönelimini önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir. Abhazya, diplomatik izolasyona karşılık tarihsel deneyimlere, melez yönetişim düzenlemelerine ve ulusötesi bağlantılara dayanan kurumsal pratikler ve siyasal anlatılar geliştirmiştir. Bu tez, sınırlı tanınan devletlerin uluslararası sistemde otorite, meşruiyet ve hayatta kalma süreçlerini nasıl müzakere ettiklerine dair daha derin bir kavrayış sunmakta ve siyasal belirsizlik ile jeopolitik kısıtlar altında devlet inşasının dinamiklerine ilişkin yeni içgörüler sağlamaktadır.
  • Master Thesis
    Çocuk Tiyatrosunda Çocuğun Deneyimini ve Özneliğini Merkeze Almak
    (2025) Kademli, Cansel; Hemiş, Özlem
    Bu çalışma, çocuk tiyatrosunda çocuğun estetik deneyimi ve özneliğini merkeze alan bir tiyatro anlayışı için çocukların tiyatro sürecine katılım yöntemlerini araştırmaktadır. Modern çocukluk teorisi, çocukların özgürleşmesi konusunda sorgulamaya açık bir söylem üretmiştir. Oysa pek çok teorisyen çocukların modern dünyayla beraber farklı baskı mekanizmalarıyla karşı karşıya geldiğini savunmaktadır. Çocuğun olduğu pek çok alanda özneliği gözetilmemekte ve çocuğun karar verme yetisinin olmadığı varsayılarak 'onun adına' karar verilmektedir. Bununla birlikte çocuklar, kapitalist ekonomik sistem içerisinde üretim sürecine katılmasa da bir tüketici profili olarak ele alınmaktadır. Üretim süreçlerine ilişkin bilgiden yoksun bırakılan çocuk sadece kendisine pazarlanan dünyayla karşı karşıya kalmaktadır. Bu bağlamda, çocuk tiyatrosu da çocukluğa ilişkin bakış açılarından etkilenmektedir. Yalnızca ekonomik çıkar için yapılan üretimlerde çocuğun deneyimi gözetilmemekte, ortaya çıkan temsiller yalnızca vakit geçirtmeye odaklı olmaktadır. Dahası, yetişkin merkezli bir bakış açısıyla çocuk, olgunlaşmaya ihtiyaç duyan eksik bir özne olarak görülmekte ve çocuk tiyatrosunun temel işlevi eğiticilik üzerinden tanımlanarak didaktik üsluplar ön plana çıkmaktadır. Bu bağlamda tez, yetişkin merkezli tasarlanmış bir çocuk tiyatrosu anlayışının önüne geçilebilmesi için çocuğun üretim süreçlerine katılım yöntemlerini drama, tiyatro pedagojisi, devised theatre (ortaklaşa yaratım tiyatrosu) disiplinleri üzerinden araştırmaktadır. Çocuk merkezli bir bakış açısını temel alan, İsveç'te faaliyet gösteren Unga Klara adlı ekibin üretim süreçleri, Tuma ve Lev, skrik, andas adlı oyunları ve bu oyunlar için üretilen pedagojik materyaller; bu disiplinlerle teması, çocuğun deneyimi ve özneliğini merkeze alış şekli üzerinden incelenmiştir. Bunun ardından bahsedilen yöntemlerle Türkiye'de oyunlarını tasarlamış olan ACT Project ekibinin geçirdiği süreç değerlendirilmiş ve Of Ah Oh adlı oyunu incelenmiştir. Bu bağlamda çalışma, çocuk tiyatrosunun öncesi, sırası ve sonrasıyla beraber sürecin odakta olduğu bir anlayışla şekillenmesinin, çocuk tiyatrosunda çocuğun estetik deneyiminin ve özneliğinin merkeze alındığı bir tiyatro anlayışının oluşabilmesi için olanaklar sağladığını savunmaktadır.
  • Doctoral Thesis
    Gıda İsraflarını Azaltmaya Yönelik Tutum ve Niyet Üzerindeki Faktörlerin Etkisinin Analizi: Sürdürülebilirlik Pazarlama İletişimleri Perspektifinden Bir Çalışma
    (2025) Şenkal, Onat; Uray, Nimet
    Bu araştırma, bireylerin gıda israfını azaltmaya yönelik tutum ve niyetlerini etkileyen faktörleri, medya bağlamında içsel ve dışsal unsurları inceleyerek sürdürülebilirlik pazarlama iletişimleri perspektifinden anlamayı amaçlamaktadır. Literatürde yer alan Planlanmış Davranış Teorisi (PDT), Gündem Belirleme Teorisi (GBT) ve Yetiştirme Teorisi (YT) çerçevesinde doğrudan ve dolaylı faktörlerin etkileri incelenmiştir. Ayrıca, PDT, GBT, YT'ye ek olarak ve Beklenti Teorisi'ne (BT) dayalı faktörler de ortaya konmuştur. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır: Öncelikle kavramsal modeli son hâline getirmek amacıyla nitel çalışmalar (uzman görüşmeleri ve ardından odak grup tartışmaları) yürütülmüş, ardından önerilen hipotezleri test etmek için nicel araştırma kapsamında anketler ile birlikte Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA), Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ve Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, medya maruziyeti (çeşitlilik) sürdürülebilirlik bilinci ve medya etkisi üzerinde anlamlı bir etkiye sahiptir; ancak medya maruziyeti (süre) bu değişkenler üzerinde anlamlı bir etki göstermemektedir. YouTube'un, sürdürülebilirlik bilincini etkileyen güçlü bir medya kanalı olduğu tespit edilmiş olup, sürdürülebilirlik bilinci, gıda israfına yönelik tutum ve niyetlerde PDT değişkenlerini olumlu yönde etkilemede önemli bir rol oynamaktadır. Medya kullanımı sırasında, hem mesajın özgüllüğü hem de kazanç odaklı pozitif mesaj çerçevesi, sürdürülebilirlik bilinci ile gıda israfına yönelik tutum arasındaki ilişkiyi güçlendiren ayrı moderatör değişkenler olarak işlev görmektedir. Öte yandan, çocuklukta edinilen israf etmeme öğretilerinden beslenen otobiyografik bellek, sürdürülebilirlik bilinci ile tutum arasındaki ilişkiyi güçlendirme açısından anlamlı bir moderatör etkisi göstermemektedir. Anahtar Sözcükler: İletişim kampanyaları, medya, sürdürülebilirlik bilinci, gıda israfını azaltmaya yönelik tutum, niyet, mesajın özgüllüğü, mesaj çerçevesi, otobiyografik bellek, yapısal eşitlik modellemesi, pazarlama iletişimi
  • Doctoral Thesis
    KOBİ'lerde Sürdürülebilir Pazarlama Yönelimini Belirleyici Faktörler ve Firma Performansına Etkilerinin İncelenmesi: Karma Yöntem Araştırması
    (2025) Varol, Kübra; Tosun, Petek
    Son yıllarda küresel ve çevresel sorunların artması ve paydaş beklentilerinin yükselmesi, küçük ve orta ölçekli işletmeleri (KOBİ'ler) sürdürülebilirliği stratejilerine entegre etmeye zorlamaktadır. Ancak mevcut araştırmaların çoğu büyük ölçekli şirketlere odaklanmış, KOBİ'ler ise yerel ekonomilerdeki merkezi rolleri ve paydaşlarla yakın ilişkilerine rağmen görece ihmal edilmiştir. Bu tez, KOBİ'lerin Sürdürülebilir Pazarlama Yönelimi'ni (SPY) nasıl benimsediğini, hangi örgütsel güdüler ve dışsal baskılarla şekillendiğini ve firma performansına etkilerini incelemektedir. Çalışmada iş etiği ve pazarlama stratejisi literatürü temel alınarak üç güdü tanımlanmıştır: araçsal (çıkar odaklı), ilişkisel (paydaş odaklı) ve ahlaki (etik temelli). SPY; stratejik entegrasyon, toplumsal etkileşim ve etik yeterlikler olmak üzere üç boyutta kavramsallaştırılmıştır. Ayrıca düzenleyici gereklilikler, piyasa beklentileri ve sektör normları gibi dışsal baskılar ile rekabet yoğunluğu, piyasa dalgalanması ve teknolojik yeterlikler gibi bağlamsal faktörler de dikkate alınmıştır. Tez, karma yöntem yaklaşımıyla yürütülmüştür. Nitel aşamada Türkiye'deki KOBİ sahipleri ve yöneticileriyle yapılan görüşmeler, güdüler ve bağlamsal etkileri ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, kavramsal modelin nicel aşamada yapısal eşitlik modellemesi (YEM) ile test edilmesine temel sağlamıştır. Çalışma üç katkı sunmaktadır: KOBİ'lerin pazarlama stratejilerinde güdülerin rolünü ortaya koyarak iş etiği literatürünü genişletmek; SPY ile çok boyutlu performans arasındaki bağı ampirik olarak göstermek; çevresel türbülansı düzenleyici faktör olarak ekleyerek SPY'nin rekabetçiliği destekleme koşullarına dair daha dinamik bir anlayış geliştirmek.
  • Master Thesis
    Yetişkin Bireylerde Karşı-Olgusal Akıl Yürütme Biçimlerinin İncelenmesi
    (2025) Atlı, Pınar Öztürk; Erciyes, Aslı Aktan
    Karşıolgusal akıl yürütme, geçmişte gerçekleşmiş olaylara alternatif sonuçları zihinsel olarak canlandırma becerisidir ve genellikle 'Keşke...' ya da 'Ya şöyle olsaydı...' gibi ifadelerle dile getirilir. Önceki araştırmalar karşıolgusal ifadelerin yönü (yukarı yönlü vs. aşağı yönlü) ve öncülün yapısal özellikleri (eklemeli vs. çıkarmalı) üzerine odaklanmış olsa da, bu farklı türleri bir arada ve bütüncül bir deneysel çerçevede inceleyen çalışmalar oldukça sınırlıdır. Ayrıca, çalışma belleği ve inhibisyon gibi bilişsel mekanizmalar daha önce belirli ölçüde ele alınmış olsa da, bu mekanizmaların farklı karşıolgusal biçimlerin işlenmesindeki rolleri hâlâ net değildir ve bu çalışma kapsamında daha ayrıntılı olarak incelenmektedir. Bu tezde, (1) karşıolgusal ifadelerin yönü (yukarı yönlü vs. aşağı yönlü) ve yapısının (eklemeli vs. çıkarmalı) yetişkinlerin anlama sorularına verdikleri yanıtların doğruluğu ve tepki süresi üzerindeki etkisi, (2) sonuç kısmının gerçekleşmiş veya gerçekleşmemiş olması durumunun işlemeyi etkileyip etkilemediği ve (3) bireysel yürütücü işlev farklılıklarının karşıolgusal akıl yürütmeyle ilişkisi araştırılmıştır. Türkçe konuşan yetişkin katılımcılarla iki deney gerçekleştirilmiştir. Birinci deneyde yön ve öncül yapısı, ikinci deneyde ise yön ve sonucun gerçekliği manipüle edilmiştir. Katılımcılar işitsel olarak sunulan karşıolgusal ifadelere dayalı anlama görevlerini tamamlamış ve çalışma belleği, inhibisyon ve ilgi tümceciklerini anlama becerileri değerlendirilmiştir. Sonuçlar, yukarı yönlü ve gerçekleşmemiş karşıolgusalların aşağı yönlü ve gerçekleşmiş olanlara kıyasla daha hızlı işlendiğini göstermiştir. Beklentilerin aksine, eklemeli ifadeler çıkarmalı ifadelere göre daha hızlı yanıtlanmıştır. İnhibisyon becerisi performans üzerinde anlamlı bir yordayıcı olarak öne çıkarken, çalışma belleği sınırlı bir etki göstermiştir. Bulgular, karşıolgusal ifadelerin işlenmesinde hem dilsel/semantik yapının hem de bireysel bilişsel yetilerin birlikte etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışma, yetişkinlerin farklı karşıolgusal biçimlerle nasıl akıl yürüttüğüne dair psikolinguistik alana ayrıntılı ve bütüncül bir bakış sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Karşıolgusal akıl yürütme, inhibisyon, çalışma belleği, anlama
  • Doctoral Thesis
    İktidar, Egemenlik ve Siyaseti Yeniden Düşünmek: Türkiye'de İHA Teknolojisinin Dispozitifi
    (2025) Şartepe, Zeynep; Bıçakcı, Ahmet Salih
    Bu tez, Türkiye'de 2010'ların başlarından itibaren hızla yaygınlaşan sivil amaçlı drone kullanımının egemenlik, güvenlik ve mekan üzerinden yeniden kurulan iktidar biçimlerine etkisini incelemektedir. Akademik yazın büyük ölçüde Türkiye'nin askeri İHA teknolojisine odaklanırken, bu çalışma iktidarın gündelik hayatta sivil drone'lar üzerinden nasıl işlediğini siyasi güç, mekan ve teknoloji arasındaki karşılıklı ilişkiye dayanarak analiz etmekte ve literatürde önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Michel Foucault'nun dispozitif (aygıt) kavramından hareketle, hava sahasını görünürlük (visibility) hareketlilik ve denetimin şekillendiği ve müzakere edildiği bir yönetişim alanı olarak kavramsallaştırmaktadır. Bu alan; iktidarın çeşitli yerel, bölgesel ve küresel aktörler ile yasal düzenleyici mekanizma, teknoloji ve mekan arasında, söylemsel ve söylem dışı unsurlar üzerinden dağıldığı sosyo-teknik bir sistem aracılığıyla şekillenmektedir. Devletin değişen güvenlik önceliklerine göre geliştirdiği yönetişim pratiklerinin ardındaki nedenselliği süreç takibi yöntemi ile ortaya çıkarmayı amaçlayan bu çalışma, ayrıca devlet görevlileri, hobi ve ticari amaçlı drone kullanıcıları ve drone endüstrisi temsilcileriyle gerçekleştirilen 59 yarı yapılandırılmış görüşme ve Türkiye'deki drone mevzuat ve politikalarının incelenmesi için nitel tematik analiz yöntemini uygulamaktadır. Bulgular, Türkiye hava sahasının büyük ölçüde güvenlikleştirilmiş ve parçalı yapısına dikkat çekerken, hava sahasının devlet ve devlet dışı aktörler arasında sürekli bir güvenlik ve erişim mücadelesi alanı olarak ortaya çıktığını göstermektedir.
  • Doctoral Thesis
    Paleoiklim Ağları: Oluşturulma ve Analiz
    (2025) Özdeş, Mehmet Çelik; Eroğlu, Deniz
    Dünya'nın iklimi, farklı ölçeklerde ve doğrusal olmayan etkileşimlerle karakterize edilen, karmaşık bir sistemdir ve küçük değişikliklerin ani rejim değişiklikleri veya dönüm noktaları gibi orantısız ve öngörülemez sonuçlara yol açabilmesi nedeniyle uzun vadeli tahmini zordur. İklimin geçmişindeki kritik geçişleri araştırmak son derece önemlidir çünkü bu tür ani, büyük ölçekli değişiklikler toplumlar ve doğal ekosistemler için derin ve geri döndürülemez sonuçlara sebep olabilir. Bu durum, olası felaket etkilerini hafifletmek için erken uyarı göstergelerinin ve adaptasyon stratejilerin geliştirilmesini gerekli kılar. Paleoiklim çalışmaları, ölçüm olarak düzen- siz aralıklı zaman serileri üreten, çeşitli fiziksel biçimlerde korunan vekil kayıtları kullanmaktadır. Bu tezde, düzensiz seriler için düzenli aralıklı temsilci serilerinden oluşan ve bir baz olarak işlev görecek, genişletilmiş bir analitik araç (Dönüşüm Maliyeti Spektrumu) geliştiril- miştir. Bu yaklaşım, birden fazla vekil ölçümünden gelen bilgiyi değerlendirmek için ortak bir zaman çizelgesinin oluşturulmasına olanak tanır ve verilerde gizli dinamik desenler hakkında spektral bilgi sağlar. Ardından, uzamsal vekil bilgileri aracılığıyla iklim rejimi değişikliklerini araştırmak için yöntem- sel bir çerçeve öneriyorum. İklim sistemindeki uzak-bağlantıları taklit eden veri odaklı kavramsal birimler (İşlevsel Etkileşim Ağları) kullanılarak çevre dinamiklerinin kaba bir tarifi yapılabilir. Bunların çevresel dinamik koşulları için yorumlanabilir ve temsili vekiller olduğunu ve geçiş yapılarının da sistemin davranışını karakterize edebilecek, sistemin yapısal kısıt- larının doğasını ortaya çıkarabilecek olduğunu gösteriyorum. Yöntemlerimi sentetik ve gerçek sistemlerde doğruladıktan sonra, önemli geçişlerin karakteristik özelliklerini ortaya çıkarmak için iklim tarihindeki iki dönemi analiz ediyorum. Bu bulgular, iklim sisteminin durumunu yorumlama ve kritik geçişlerini tahmin etme becerimize katkıda bulunmaktadır.
  • Master Thesis
    Kırsal Dönüşüm ve Duyguların Dolaşımı: Duygusal Ekonomiler Perspektifinden Hemşehri Derneklerine Bir Açıklama
    (2025) Çimen, Cemal; Soysal, Levent
    Kırdan kente göç, kişisel kimlikleri ve aidiyet duygusunu değiştiren toplumsal bir değişimdir. Hemşehri dernekleri, Türkiye'nin hızlı kentleşmesinin getirdiği toplumsal değişimin bir sonucudur. Bu dernekler literatürde sıkça kente uyum için birer 'tampon mekanizma' olarak çerçevelense de, bu tez, derneklerin güncel işlevinin kırsaldaki memleketlerini aktif olarak dönüştürmeye yönelik değiştiğini göstermektedir. Teze göre bu kırsal dönüşüm, yalnızca ekonomik veya yapısal dinamiklerle değil, öncelikli olarak hemşehri dernekleri tarafından sistematik olarak dolaşıma sokulan ve yönlendirilen kolektif duygularla ilerlemektedir. Bu nedenle, merkezi araştırma sorusu şudur: Hemşehri dernekleri, kentte biriktirilen sosyal ve kültürel sermayeyi köyle yeniden buluşturmak için duyguları nasıl kullanıyor ve bu süreç kırsal yerelliklerde nasıl yeni kalkınma tahayyülleri ve mekânsal yatırımlar üretiyor? Bu soruyu yanıtlamak için çalışma, Cennetpınarı Köyü Derneği ve İSPADER odaklanan nitel bir metodoloji kullanmaktadır. Veri toplamak amacıyla dernek yöneticileri ve üyeleriyle mülakatlar yapılmış, çeşitli etkinliklerde katılımcı gözlemi gerçekleştirilmiş ve dernekler tarafından yayımlanan belgeler analiz edilmiştir. Çalışmanın teorik çerçevesi, Sara Ahmed'in (2004) 'duygusal ekonomiler' (affective economies) kavramına dayanmaktadır. Bu çalışma, hemşehri derneklerinin kentte nasıl bir duygusal ve sosyal aidiyet alanı yarattığını ve bu alanın kırsal dönüşümde nasıl bir rol oynadığını anlamak için duygusal ekonomiler kavramını kullanacaktır. Hemşehri derneklerinin zamanla kentsel entegrasyon, kültürel kimliğin korunması ve sosyal sermaye üretimi gibi işlevler aracılığıyla sosyal ve duygusal sermaye biriktiren kurumlara dönüştüğü gözlemlenmektedir. Duygusal ekonomiler kavramını kır sosyolojisiyle birleştirerek, bu tez duyguların toplumsal olarak dönüştürücü bir güç olduğunu savunmaktadır. Kırsal dönüşümü salt ekonomik dinamiklerle açıklamanın yetersizliğini vurgulamaktadır.
  • Doctoral Thesis
    Kronik Hastalık Yönetiminde Yapay Zeka Tabanlı Mobil Sağlık Uygulamaları Yoluyla Ortak Değer Yaratma: MS Hastaları Üzerine Bir Çalışma
    (2025) Kozlu, Ece Yılmaz; Uray, Nimet
    Bu araştırma, kronik hastalık yönetimi fırsatları sunan, giyilebilir cihazlarla bütünleşik çalışan tele-sağlık çözümlerini de içeren mobil sağlık uygulamalarına odaklanmaktadır. Uygulamalar, müşteri katılımını gerektiren ortak değer yaratma (ODY) yoluyla hastaların uyumluluğunu artırmaya yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bu araştırma, dijital sağlık uygulamalarının özelliklerinin (uygulamaya ve kişiye dair) ODY, hasta refahı ve hastaların bu uygulamaları sürekli kullanma niyeti üzerindeki etkilerinin neler olduğunu araştırmaktadır. ODY perspektifini benimseyen bu çalışma, sıklıkla TKM (Teknoloji Kabul Modeli), genişletilmiş TKM veya YYT (Yenilik Yayılma Teorisi) üzerine odaklanan literatürden farklılaşmıştır. Çalışma, MS hastalarıyla nitel araştırma (Türkiye'deki hastalarla derinlemesine mülakatlar) ve nicel araştırma (Türkiye, Almanya ve ABD'de anketler) içeren karma yöntemli bir tasarım benimsemiş ve hipotezleri test etmek için Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) kullanmıştır. Bulgular, itibar, insan-biçimcilik, duygusal değer, kullanışlılık ve mobilite gibi özelliklerin önemini vurgulamaktadır. Literatürün aksine, hastaların duygusal ihtiyaçlarının karşılanmasını istedikleri belirlenmiştir. Uygulamaların işlevsel özelliklerinden ziyade kişiye özgü faydalarını vurgulamaktadırlar. İlginç bir şekilde, teknoloji kaygısı, karmaşıklık ve gizlilik endişeleri gibi teknoloji direnciyle ilişkilendirilen faktörler önemli etkiler göstermemiştir, bu da hastalarda dijital araçların daha fazla kabulüne doğru bir kaymayı düşündürmektedir. Öte yandan, hasta-doktor ilişkisinin, özellikler ve ODY arasındaki ilişkilerin moderasyonunda önemli bir etkisi bulunmazken, sağlık okuryazarlığının ODY ve hasta refahı ilişkisinde bir etkisi vardır ve sonuçlar bu davranışları sürekli kullanım niyetlerine dönüştüren birincil psikolojik aracın hasta refahı olduğunu vurgulamaktadır. Anahtar Sözcükler: Ortak değer yaratma, mobil uygulamalar, itibar, insan-biçimcilik, duygusal fayda, dijital sağlık, multipl skleroz, kişiselleştirilmiş sağlık, e-sağlık, yapay zekâ
  • Master Thesis
    Konut Edinme Amacı ile Yapılan Konut Finansmanı Kredisi Sözleşmeleri
    (2025) Kumbasar, Melda Gezer; Ayar, Ahmet
    6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 32. maddesi kapsamında konut finansmanı sözleşmeleri; tüketicilere konut edinmeleri amacıyla kredi kullandırılması, konutların finansal kiralama yoluyla kiralanması, sahip oldukları konutların teminatı altında tüketicilere kredi kullandırılması ve bu kredilerin yeniden finansmanı amacı ile kredi kullandırılmasına yönelik sözleşmeler olup, bu bağlamda, konut edinme amacıyla yapılan konut finansmanı kredisi sözleşmeleri de konut finansmanı sözleşmelerinin türlerinden biridir. Çalışmamız, konunun kapsamı ve detaylı incelenmesi gerekliliği de göz önünde bulundurulduğunda yalnızca konut edinme amacı ile yapılan konut finansmanı kredisi sözleşmeleri ile sınırlı tutulmuştur. Bu çerçevede konunun daha iyi anlaşılabilmesi adına ilk olarak, konut finansmanı sistemi ya da diğer adı ile bilinen 'mortgage' sisteminden ve konut finansmanına ilişkin temel kavramlardan bahsedilerek ardından konut edinme amacı ile yapılan konut finansmanı kredisi sözleşmelerinin tanımı, unsurları, hukuki niteliği, şekli ve kurulma süreci ele alınmış, genel işlem şartı ve haksız şart uygulamalarına değinilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, konut edinme amacı ile yapılan konut finansmanı kredisi sözleşmelerinde tarafların hak ve yükümlülükleri açıklanmış, uygulamada sıkça karşılaşılan ipotek, kefalet ve sigorta teminatları incelenmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise, konut edinme amacı ile yapılan konut finansmanı kredisi sözleşmelerinin sona erme halleri üzerinde durularak çalışma tamamlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Tüketici, Konut, Kredi, Sözleşme
  • Master Thesis
    Oyunculukta Alışkanlıkların Performansa Etkisi
    (2025) Ener, Tolgahan; Yüceil, Zeynep Sirel Günsür
    Bu araştırma, alışkanlıkların oyunculuk performansı üzerindeki etkisini çeşitli teorik ve pratik yaklaşımlarla incelemektedir. Bedensel ve zihinsel alışkanlıkların oyuncuların yaratıcılığını ve performansın niteliğini nasıl etkilediği üzerine eğilmektedir. Bu bağlamda 'alışkanlık' konseptinin psikolojik açıdan nasıl ele alındığı üzerinde durulmuştur. Daha sonra, oyuncunun bireysel hayatından ya da oyunculuk geçmişinden taşıdığı alışkanlıkların farkına varılması, oyuncuyu limitleyen bariyerlerin ortadan kaldırılması için uygulanabilir somatik çalışmalar araştırılmıştır. Son olarak, performans anında ortaya çıkan alışkanlıkların farkındalığını sağlamak için uygulanabilir çalışmalara değinilmiştir.
  • Master Thesis
    Özet Temsiller Aracılığıyla Yiyecek Kalori Değeri Tahmini
    (2025) Kılıçlar, Ece; Gökçe, Ahu
    Özet temsiller, ortalama boyut veya hareket gibi nesne gruplarından gelen bilgileri özetleyerek görsel sistemin sınırlı kapasitesine rağmen görsel uyaranların işlenmesini mümkün kılan bilişsel bir süreçtir. Ancak, özet temsiller aracılığı ile ortalama kalori tahminini temsil edip edemeyeceği hala belirsizdir. Geçmiş çalışmalar tek uyaranın yer aldığı işleme süreçlerine odaklanmıştır ancak gerçek hayatta bireyler birden fazla yiyeceğe maruz kalır ve her bir yiyeceği ayrı ayrı tahmin etmek zor olduğundan özet temsiller oluşturabilirler. Bu tezde, birden fazla yiyeceğin kalori seviyesinin özet temsiller aracılığıyla nasıl temsil edilebileceğini araştırılmıştır. Çalışmada, set boyutu (bir setteki uyaran sayısı), kalori seviyesi (yüksek veya düşük) ve düşünme tarzı (analitik veya sezgisel) faktörlerinin kalori tahminindeki aşırı / az tahmin önyargılarını nasıl etkilediği incelenmiştir. Katılımcılar rastgele düşünme tarzı koşullarına atanmış ve set boyutuna (1, 2, 4 veya 6 uyaran) ve kalori seviyesine göre yiyecek fotoğrafları gösterilmiştir. Kalori tahmini, sayısal tahmin görevi ve büyüklük tahmin görevi ile değerlendirilmiştir. Bireysel durum farklılıklarını kontrol etmek için açlık seviyeleri ve yeme davranışları ölçülmüştür. Sonuçlar, katılımcıların özet temsilleri kullanarak ortalama kalorileri tahmin edebildiğini göstermiştir; ancak, gerçek kalori değerleri farklı setlerde benzer olsa bile daha büyük set boyutları ve yüksek kalorili yiyecek setleri daha fazla aşırı tahmine yol açmıştır. Benzer şekilde, büyüklük tahmini görevinde, gerçek kalori değerleri karşılaştırılabilir olsa bile, daha büyük setler için, özellikle yüksek kalorili yiyecekler yer aldığında daha yüksek derecelendirmeler gözlenmiştir, bu set büyüklüğü yanlılığına işaret etmektedir. Analitik düşünme koşulundaki katılımcıların daha yüksek tahmin doğruluğu göstermesi beklenmesine rağmen, düşünme tarzı manipülasyonu başarılı olmamış ve analitik ve sezgisel düşünme tarzı koşulları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Benzer şekilde, yeme davranışları, açlık seviyesi ve açlık süresi sayısal tahmin doğruluğunu yordamamıştır. Elde edilen bulgular, özellikle yiyecek sayısının fazla olduğu karmaşık öğün ortamlarında kalori tahmininde aşırı tahmin eğiliminin ortaya çıkabileceğini göstermektedir. Aşırı tahmini artıran faktörlerin belirlenmesi, hatalı kalori tahmininin yeme davranışı ve tüketim kararlarına etkisini anlamak için önemlidir.
  • Master Thesis
    Makroskopik Ağ Sistemlerinde Veri Odaklı Trafik Akışı Modellemesi
    (2025) Fırat, Toprak; Eroğlu, Deniz
    Kentsel trafik sıkışıklığı, günümüz şehirleri için süregelen, karmaşık ve yüksek maliyetli bir problemdir. Artan seyahat süreleri, çevresel bozulma, enerji israfı ve ekonomik kayıplar bu problemin doğrudan sonuçları arasında yer almaktadır. Bu sorunlarla etkili şekilde başa çıkabilmek yalnızca altyapı yatırımlarıyla değil; aynı zamanda ulaşım politikaları, trafik yönetimi ve kontrol sistemlerinin bilimsel temellerle tasarlanmasıyla mümkündür. Bu kapsamda, trafiğin zaman ve mekân içinde nasıl evrildiğine dair sistematik ve ölçeklenebilir bir anlayış geliştirmek kritik önem taşır. Gerçek dünyada yapılacak deneyler genellikle maliyetli, zaman alıcı ve bozucudur. Bu nedenle, kentsel trafik sistemlerinin modellenmesi; alternatif senaryoların test edilmesi, politika etkilerinin değerlendirilmesi ve uzun vadeli sonuçların öngörülebilmesi açısından vazgeçilmez bir araçtır. Bununla birlikte, mevcut trafik modelleme yaklaşımları önemli sınırlılıklar taşır. Mikroskobik modeller bireysel araç davranışlarını yüksek ayrıntıyla temsil etse de, büyük ağlarda hesaplama açısından verimsizdir ve yoğun kalibrasyon verisi gerektirir. Makroskobik modeller ise daha hesaplıdır; ancak sabit başlangıç-varış (OD) akışları, homojen yol davranışları ve sürekli akış varsayımları gibi sadeleştirici kabuller içerir. Bu da onları karmaşık ve heterojen şehir yapıları için yetersiz kılar. Bu tez, trafik akışını yönlü bir ağda ayrık zamanlı yük alışverişiyle temsil eden veri odaklı bir makroskobik model önermektedir. Yol türlerine özgü akış dinamikleri, ağ topolojisi ve gözlemlenen trafik yoğunlukları modele entegre edilerek darboğazlar, geri tepme ve yük yeniden dağılımı gibi olgular temsil edilmektedir. Model parametreleri, evrimsel optimizasyon yoluyla, örtük talep varsayımı olmadan veriden öğrenilmektedir. Model, klasik Hücresel İletim Modeli (CTM) ile karşılaştırılmış; SUMO simülasyonları ve İstanbul, Londra ile New York verileri üzerinde üstünlük göstermiştir.
  • Master Thesis
    Beyin Göçü ve Göç Tutumları Üzerine Türk İnternet Medyası Söylemlerinde Açıklanabilir Türkçe Metin Sınıflandırması
    (2025) Yıldırım, Batuhan; Arsan, Taner
    Bu çalışmada, beyin göçü ve göç tutumlarına dair sosyal medya duygu içerikleri ile internet haberlerinde kullanılan Türkçe metinlerin açıklanabilir sınıflandırılmasına yönelik bütüncül bir çerçeve sunulmaktadır. Bunun için, sosyologlar tarafında toplanıp etiketlenmiş 2,343 haber makalesinden oluşan bir göç söylemi veri kümesi derlenmiş ve ana haber metinleri, Unicode normalleştirme, Türkçeye özgü lemmatizasyon ve özetleme yöntemleri ile 978 alt-kelime uzunluğunda vektörlere dönüştürülmüş ve bu veride metnin okuyucuya olan etkisi'ni temsil eden tonlama sütunu, pozitif ve negatif olacak şekilde sınıflandırma etiketleri olarak belirlenmiştir. Eğitimde Sadece Kodlayıcı (BERT), Sadece Kod Çözücü (GPT), Sadece Maskelenmiş Kod Çözücü (MaskedOnly) ve Kodlayıcı–Kod Çözücü (T5) olmak üzere çeşitli Transformer mimarileri test edilmiş, çapraz-dikkat mekanizmasına odaklanılması sebebiyle GPT ve T5 mimarileri ile devam edilmiştir. Etiketlerin doğruluğunu, gizli katman çıktılarının hizalanması ve potansiyel anahtar kelime gruplarını belirlemek için, yeni bir küme tutarlılık kaybı fonksiyonu aracılığı ile veriler uygun gruplara ayrılmış, YAKE, RAKE, KeyBERT1, KeyBERT2, BERTopic ve LDA ile elde edilen kümelere özgü anahtar kelimeler elde edilmiştir.Katman ve baş düzeyinde hesaplanan seyreklik, Kullback–Leibler sapması ve SHAP tabanlı katkı analizleri; alt katmanın genel bilgi topladığını, üst katmanın ise sınıf ayırıcı belirteçlere odaklandığını ortaya koymuş, belirli başların merkez anahtar kelimelere odaklandığı çapraz dikkat haritaları ile gözlemlenmesi sayesinde çapraz-dikkat mekanizmasının açıklanabilirlik için uygunluğunu gözler önüne sermiştir. Önerilen sistem, göç haberlerinde % 79.52 doğruluk oranına ve % 79.32 ağırlıklı F1 skoruna ulaşmıştır. Bu çalışma, düşük kaynaklı ve yüksek riskli metinsel uygulamalar için güvenilir Türkçe açıklanabilir Transformer modellerine dair ilk bütüncül altyapıyı sunmaktadır.
  • Master Thesis
    Türk Hukukunda Ortak Velayet
    (2025) Özcan, Leyla Aleyna; Ayar, Ahmet
    Evlilik birliği devam ederken, anne ve baba tarafından velayet ortak şekilde yürütülür. Bunun yanı sıra, evlilik birliğinin boşanmayla sonuçlanmasının ardından ya da anneyle babanın evlenmemiş olması halinde müşterek çocuğun velayetinin kime verileceği konusunda bazı görüş ayrılıkları bulunmaktadır. Bu tartışmaların sonucunda ise ortak velayet kurumu meydana gelmiş, bu konuya dair görüş ayrılıklarının değerlendirilerek çözüme ulaşılması amaçlanmıştır. Türk Medeni Kanunu, evlilik birliği devam ettiği sürece ebeveynlerin velayeti birlikte kullanacaklarını açıkça düzenlemiş olsa da boşanma sonrası ya da evlilik dışı birlikteliklerde ortak velayetin mümkün olup olmadığına dair açık bir hükme yer verilmemiştir. Bu nedenle, uzun süre boyunca yargı kararlarında ortak velayet kamu düzenine aykırı kabul edilmiş ve uygulama alanı bulamamıştır. Ancak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne Ek 7 No'lu Protokol'ün yürürlüğe girmesiyle birlikte Yargıtay, bu konudaki yerleşik içtihadını değiştirerek Türk hukuk sisteminde ortak velayetin mümkün olabileceğini kabul etmiştir. Bu gelişme ile, doktrindeki 'ortak velayet mümkün müdür?' tartışması yerini, 'ortak velayet nasıl düzenlenmelidir?' sorusuna bırakmıştır. Ortak velayet, günümüzde birçok ülkenin hukuk sisteminde yer bulmakta ve ülkemizde de giderek kabul görmeye başlamaktadır. Ancak Türkiye'de ortak velayete ilişkin açık bir yasal düzenlemenin bulunmaması, yalnızca uluslararası sözleşmelerde yer alan genel hükümler uyarınca uygulama yapılmasına neden olmakta ve bu durum hukuk devleti ilkesinin gerektirdiği yasal açıklıkla çelişmektedir.
  • Doctoral Thesis
    Gündelik Hayatı Yeniden Düşünmek: de Certeau, Agamben, Deleuze ve Baudrillard ile Bir Diyalog
    (2025) Öztaş, Özgü Hazal Ertaş; Diken, Bülent
    Bu tez, aldatıcı biçimde basit bir soruyla yola çıkar: Gündelik hayatı başka türlü nasıl düşünebiliriz ve bu türden bir sorgulama neden önemlidir? Bu sorudan hareketle, yirminci yüzyılın önemli dört düşünürü-Michel de Certeau, Giorgio Agamben, Gilles Deleuze (Félix Guattari ile birlikte) ve Jean Baudrillard-aracılığıyla 'taktik', 'dünyevileştirme', 'kaçış çizgisi' ve 'baştan çıkarma' kavramlarını bir araya getirerek gündelik hayatın imkânlarını yeniden düşünmeyi amaçlar. Bu çalışmada ele alınan düşünürler, gündelik hayatın tahakküm/direniş ya da üretim/tüketim gibi ikili mantıklardan sapma, bu mantıkları askıya alma ya da tersine çevirme yoluyla işlediğini gösteren kavramsal jestler geliştirirler. Bu jestlere dayanan alternatif gündelik hayat yaklaşımı, görünürlük, üretkenlik ya da karşıtlık yerine edilgenlik, örtüklük ve geri çekilme temelli bir mantığı öne çıkarır. Aynı anda hem mevcut hem de ele avuca sığmaz olan bu paradoksal mantık, süreksizlik, çokluk ve kararsızlıkla uyumlu bir eleştirel düşünme tarzını da beraberinde getirir. Bu bağlamda tez, gündelik hayatla kurulan eleştirel ilişkinin ifşa veya çözümleme zorunluluğunun ötesine geçmesi gerektiğini; bunun yerine tersinme, oyun, kaçış ve reddediş gibi jestler aracılığıyla sıradan olanın dokusuna ve içkin gerilimlerine duyarlı bir yaklaşım gerektirdiğini savunur.Sonuç olarak, bu tez, gündelik hayatı düşünce, eylem ve ilişki koordinatlarını askıya alan ve yeniden dağıtan; yerinden etme, kesinti, denk düşmezlik ve yeniden icatla işaretlenen karmaşık ve istikrarsız bir alan olarak yeniden kavramsallaştırır. Bu yolla hem kültürel çalışmalar ile toplumsal teori arasında yeni bir diyalog zemini önerir, hem de çağdaş dünyada gündelik hayatı yeniden düşünmeye yönelik eleştirel ve politik bir ufuk açmayı amaçlar.