TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12469/4467
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu by WoS Q "N/A"
Now showing 1 - 20 of 82
- Results Per Page
- Sort Options
Article 50. Complete acquisition in the heritage language: Evidence from indefiniteness in Turkish(2023) Yılmaz, Gülsen; Sauermann, AntjeThis study investigates whether adult Turkish heritage speakers are able to refer to entities in discourse as required by semantic contexts. The focus is on the contrasting properties of Turkish (L1) and German (L2) with respect to semantics of indefiniteness, i.e., specificity and partitivity. Turkish morphologically distinguishes between specific/nonspecific and partitive/nonpartitive contexts on the indefinite direct object while German does not. We hypothesized that the Turkish heritage speakers would overgeneralize the unmarked form (bir noun) since this is the default form used in German regardless of the context and also acceptable in all contexts in Turkish. We further hypothesized that, if they ever opt for the case marked form (bir noun+acc), they would also do so incorrectly in nonpartitive and nonspecific contexts. Turkish heritage speakers living in Germany (n= 35) could dissociate semantic contexts and made similar preferences to those of monolingual native speakers of Turkish (n= 30). Our findings suggest that native language (L1) can develop despite early onset of the L2 and be maintained on a par with monolingual norms despite the presence of competing structures in the L2. We will discuss how insights from heritage language development can contribute to discussions about the bilingual’s ability in L1; and limits and possibilities of bilingualism.Article Aluminum Accumulation in Treatment Using Submerged Membrane Electro-Bioreactor of Young Landfill Leachate: Statistical Analysis(2020) Bilgili, Mehmet; Çavdaroğlu, Nur Ayvaz; Akkaya, Gülizar KurtoğluHerein, landfill leachate containing high amount of organic matter, which is quite difficult to treat, was first treatedusing the new submerged membrane electro-bioreactor (SMEBR) system. Aluminum (Al) electrode was used for thetreatment of leachate in the SMEBR and Al accumulation was detected. This study aims to examine Al accumulation inthe treatment of leachate with high organic content in the SMEBR system. The Al values obtained were plotted on agraph using MS Excel, and Mann–Whitney U test was used to determine whether there is a statistical difference betweenthe observed Al values. Also, correlations between Al accumulations and conductivity and TOC in SMEBR and SMBRwere evaluated. Resultantly, it was found that relationship between Al and conductivity is very weak, correlationbetween Al and TOC% is a weak-moderate, the Al accumulation in the SEMBR has a linear relationship with time andthere is a very strong correlation between the two variables (R2= 0.7591). Its correlation with time in the SMBR ismoderate (R2= 0.3316). MS Excel 2016 and Minitab 16.0 programs were utilized in the statistical analyses.Article Aluminum accumulation in treatment using submerged membrane electro-bioreactor of young landfill leachate: Statistical analysis(Environmental Research & Technology (Online), 2020) Kurtoğlu Akkaya, Gülizar; Ayvaz Çavdaroğlu, Nur; Bilgili, MehmetHerein, landfill leachate containing high amount of organic matter, which is quite difficult to treat, was first treated using the new submerged membrane electro-bioreactor (SMEBR) system. Aluminum (Al) electrode was used for the treatment of leachate in the SMEBR and Al accumulation was detected. This study aims to examine Al accumulation in the treatment of leachate with high organic content in the SMEBR system. The Al values obtained were plotted on a graph using MS Excel, and Mann–Whitney U test was used to determine whether there is a statistical difference between the observed Al values. Also, correlations between Al accumulations and conductivity and TOC in SMEBR and SMBR were evaluated. Resultantly, it was found that relationship between Al and conductivity is very weak, correlation between Al and TOC% is a weak-moderate, the Al accumulation in the SEMBR has a linear relationship with time and there is a very strong correlation between the two variables (R2= 0.7591). Its correlation with time in the SMBR is moderate (R2= 0.3316). MS Excel 2016 and Minitab 16.0 programs were utilized in the statistical analyses.Article Armoni Araması Yöntemi ile Elektrik Dağıtım Sistemlerinin Yeniden Yapılandırılması: Elektrikli Araçların Etkisi(2019) Ceylan, OğuzhanBilindiği üzere son yirmi yılda elektrik güç sistemleri yoğun değişimler yaşamıştır. Elektrik piyasalarının yapısı değişmiş, tüm dünyada elektrik dağıtım sistemlerinde yenilenebilir enerji kaynaklarının ve elektrikli araçların (𝐸𝐴) kullanımı gün geçtikçe artmıştır. Pek çok ekonomik ve çevresel getirisi bulunan 𝐸𝐴’ların menzillerinin sınırlı olması, neredeyse her gün şarj edilmelerini gerektirmekte ve bu da elektrik güç sistemine ek yük getirmektedir. Bu çalışmada elektrik dağıtım sistemlerinde çok sayıda 𝐸𝐴 olması durumunda karşılaşılan gerilim problemleri ve kayıpları minimize etmek için yeniden yapılandırma yaklaşımı incelenmektedir. Eniyileme probleminin çözümü için armoni araması yöntemi (𝐴𝐴𝑌) kullanılmaktadır. Ortaya konan yaklaşımla, sistemde farklı sayıda 𝐸𝐴 ve dağıtık generatör olması durumları dikkate alınarak IEEE 33 bara test sisteminde çözülmekte ve ardından sonuçlara yer verilmektedir.Article Citation - WoS: 2Attentional Control Scale-Turkish Version: Psychometric Qualities, Factor Structure and Its Comparison with Behavioral Measures of Executive Attention(ODTU-AYNA Klinik Psikoloji Destek Unitesi, 2024) Altan-Atalay, Ayse; Cinli, Dilem; Aksungur, Sebla Umay; Turkakin, EsinAttentional control refers to the capacity to voluntarily control attentional resources in a flexible manner. Attentional control was reported to play a fundamental role in self-regulation, emotion regulation, delay of gratification, and psychological distress. The Attentional Control Scale (ACS) was developed to measure perceived attentional control based on shifting and focusing dimensions. The present studies aimed to adapt the Turkish version of ACS and asses its psychometric characteristics. Study 1 aimed to explore the psychometric qualities of the Turkish version with a group of Turkish individuals (N = 428, 306 women) between the ages of 18 and 68 and supported the two-factor model of ACS consisting of 17 items in total. The results supported that shifting, focusing, and total ACS showed adequate internal consistency, test-retest reliability, and convergent validity evidence based on its significant correlations with measures of anxiety, depression, and repetitive negative thinking, signifying its proper psychometric characteristics. In Study 2 (N = 97, 65 women), the association of ACS with behavioral attentional control measures was examined, and non-significant associations between self-report and behavioral measures of attentional control were denoted. These findings signified that rather than indicating the individual's actual attentional control capacity, ACS assessed how the individual perceives their own attention control capacities. Taken together, the results suggest that the Turkish form of ACS is a valid and reliable scale that can be used to assess perceived attentional control capacity based on shifting and focusing domains, particularly in the research setting.Article Bağımsız Mali Müşavirlerin Müşteri Seçimine Etki Eden Faktörlerin ve Karar Alternatiflerinin AHP ve MAUT Yöntemleri Çerçevesinde Değerlendirilmesi: İstanbul Kentine İlişkin Bir Uygulama(2019) Çanakçıoğlu, MustafaBağımsız Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerin (SMMM) güven, doğruluk ve bilgiye dayanan uzunsüreli bir ticari ilişki içerisinde bulunacakları müşterilerinin seçimi sırasında alacakları kararların sonuçlarıaslında sadece bu iki tarafı değil, işletmenin tüm paydaşlarını da etkilemektedir. Mali müşavirlerinverdikleri hizmetlerin çeşitlenmesinden ve karar alma süreçlerine çok sayıda faktör ve değişkeninetki etmesinden dolayı karar alıcıların kişisel tecrübe ve yargılarına bağlı olarak doğru, hızlı vegüvenilir karar almaları son derece zorlaşmıştır. Bu nedenle karar alma süreçleri için sistematik veyapısal bir çerçeve ortaya koymak amacıyla çok kriterli karar verme (ÇKKV) yöntemlerinin kullanılmasıihtiyaç haline gelmiştir.Bu çalışmada Analitik Hiyerarşi Proses (AHP) yöntemi ile birlikte AHP ve Multiple Attribute UtilityTheory (MAUT) yöntemlerinden oluşan hibrid bir model önerilmektedir. Modelde 13 tane seçimkriteri ve 4 tanede karar alternatifi belirlenmiştir. Mali müşavirlerin müşteri seçim kriterleri ve kararalternatifleri için önce AHP yöntemi kullanılarak seçim kriterleri ağırlıklandırılırken, karar noktalarıiçin göreli önem değerleri belirlenmiştir. Modelin ikinci aşamasında AHP yöntemi ile MAUT yöntemininentegre edildiği hibrid bir model kullanılmış, AHP ile seçim kriterleri ağırlıklandırılırken,MAUT yöntemi ile karar alternatiflerinin önem değerleri hesaplanmıştır. Her iki farklı yöntem çerçevesindeelde edilen sonuçlar gözden geçirilmiş, önerilen modelin uygulanabilirliği iki farklı modelçerçevesinde test edilmiştir.Other Beşerî Bilimlerin 50 Rengi: Çevreci, Dijital, Tıbbi ve Posthüman Sesler Üzerine(2024) İbrişim, Deniz GündoğanFelsefe, edebiyat, biyoloji, tıp, ekoloji, etik ve teknoloji alanlarında yürütülen tartışmaların birbiri içine geçen tarihsel ve düşünsel süreçlerini irdeleyen Beşerî Bilimlerin 50 Rengi: Çevreci, Dijital, Tıbbi ve Posthüman Sesler (2023) kitabı, Başak Ağın ve Zümre Gizem Yılmaz editörlüğünde Kapadokya Üniversitesi Yayınları’ndan çıktı. Beşerî Bilimlerin 50 Rengi, kapsadığı alan, ele aldığı kavram ve konularla dünyada ve Türkiye’de süregelen güncel akademik çalışmaları takip eden herkes için çok önemli, başucu kaynağı niteliğinde bir eser. İnsan faaliyetlerinin gezegenin tarihini şekillendirmede nasıl baskın güç hâline geldiğini gösteren Antroposen Çağı’nda, yaşamakta olduğumuz iklimsel, ekolojik, kültürel, ekonomik, toplumsal ve siyasal krizlerle nasıl başa çıkacağımızın, onlara nasıl yanıt vereceğimizin ve en önemlisi de hikâyelerimizi nasıl kuracağımızın temellerini oluşturan çok sayıdaki kavram ve yaklaşımı Türkçede ilk kez bir çalışma, böylesi geniş bir kapsamda bir araya getiriyor. Beşerî Bilimlerin 50 Rengi’nin önerdiği kavramlar, metodolojiler ve gelecek kurgusu üzerine kitabın editörleri Başak Ağın ve Gizem Yılmaz ile söyleştik.Article Beyaz Yakalı Kadın Çalışanlara Karşı İş Yeri Tacizinin Dijitalleşmesi: Profesyonel Çevrimiçi Platformlar Üzerine Bir Araştırma(2023) Kocabaşoğlu, Özge Nur; Baş, Özen; Emre, Perrin ÖğünKadına yönelik cinsel taciz, tüm dünyada ele alınan önemli toplumsal sorunlardan biridir. Gerçekleştiği ortam ve türleri değişse de yüzyıllardır var olan bir gerçektir. İnternetle birlikte her şeyin dijitalleştiği gibi taciz de dijital ortama taşınmıştır. Kadınların çalışırken veya iş ararken tacize uğradığı iddia ediliyor. Mesleki amaçlarla kullanılan çevrimiçi platformlarda ve işyerinde yaşanan taciz, tacizin yaygınlığını ve mağdurlar üzerindeki etkilerini araştırmak için, özel sektörde çalışan 20-40 yaş arası beyaz yakalı 245 kadın ile anket çalışması yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre kadınların en çok maruz kaldıkları taciz siber tacizdir. Her yüz kadından 73'ünün profesyonel dijital platformlarda tacize uğradığı gözlemlenmiştir. Yaşanan taciz türlerinde; ısrarlı çevrimiçi flört talepleri, mağdurun reddetmesine karşı devam eden, istenmeyen romantik mesajlar almak, cinsel ve tehdit içerikli şakalar ve hakaretler en yaygın taciz türleridir. Fiziksel istismarın psikolojik ve fizyolojik etkilerinin siber taciz mağdurlarında da görüldüğü ortaya çıkmıştır.Article BIST’TE İŞLEM GÖREN ANA METAL FİRMALARININ FİNANSAL PERFORMANSININ ENTEGRE BİR ÇOK KRİTERLİ KARAR VERME MODELİ KULLANILARAK DEĞERLENDİRİLMESİ(2020) Çanakçıoğlu, MustafaSon yıllarda Borsa İstanbul’da yer alan sektörler veya endekslerdeki işletmelerle ilgili olarak yapılan performans analizleri hem ilgili firmalara ve sektörlere hem de bu işletmelerle ilgilenen yatırımcılara ve diğer paydaşlara değerli bilgiler ve yorumlar sunmaktadır. Bu çalışmanın amacı Borsa İstanbul’da (BIST) hisseleri işlem gören Ana Metal Endeksinde yer alan 17 işletmenin 2013-2018 tarihleri arasındaki finansal performanslarının analiz edilmesi ve sonuçların karşılaştırılmasıdır. Çalışma kapsamında işletmelerin Bilanço ve Gelir tablolardan elde edilen 13 muhasebe kökenli oran kriteri kullanılmıştır. Elde edilen veriler Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinden Entropi ve WASPAS (Weighted Aggregated Sum Product Assessment) yöntemlerinin birlikte kullanıldığı hibrid bir yöntem ile değerlendirilmiştir. Belirlenen seçim kriterlerinin ağırlıkları Entropi tekniği kullanılarak hesaplanmıştır. Ardından WASPAS yöntemi kullanılarak karar seçeneklerinin göreli önem değerleri hesaplanarak işletmelerin, her yılın performans değerlerine göre sıralaması yapılmıştır. Son olarak, işletmelerin her yıl için elde edilen sonuçları dikkate alınarak Borda sayım yöntemi yardımıyla yeniden sıralandırılmıştır. Çalışmada seçilen dönemler, kullanılan muhasebe oranları ve hibrid modele göre Ana Metal Sanayindeki 17 işletmenin performans analizi sonucunda, 6 yılın ortalaması olarak İskenderun Demir ve Çelik A.Ş’nin. en iyi işletme olduğu tespit edilmiştir.Article Bulanık Küme Teorisinin Müşteri Memnuniyeti Karşılaştırmasında Kullanılması(2019) Çavdaroğlu, Nur AyvazMüşteri memnuniyeti tüm işletmelerin hayatta kalması ve kâr edebilmesi için elzemdir. Sürekli değişen iş dünyasında bu konsept daha da önem kazanmaktadır. Özellikle yeni iş modellerine dayanan firmaların ortaya çıktığı sektörlerde klasik şirketler müşteri mutluluğu açısından yeni şirketlerle rekabet etmekte zorlanmaktadırlar. Az kullanılan kaynakların (ör: ev, araba, çeşitli eşyalar vs.) dijital platformlar yardımıyla belli ücretlerle kiralanması olarak tanımlanabilecek olan paylaşım ekonomisi, bu şekilde yeni iş modellerie ilham veren konseptlerdendir. Paylaşım ekonomisi tabanlı firmalardan biri olan Über, kısa zamanda popülerlik kazanmıştır. Bu çalışmada, Über ve klasik taksi firmaları müşteri memnuniyeti açısından karşılaştırılarak iki tip firmanın çeşitli hizmet boyutlarında nasıl performans gösterdiği ölçülmektedir. Veri toplama anket yöntemiyle gerçekleştirilmiş olup veri analizinde ise bulanık küme teorisi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre Über bütün hizmet boyutlarında klasik taksi firmalarına göre çok daha yüksek müşteri memnuniyetine sahiptir. Sonuçlar değerlendirilerek Über ve benzeri paylaşım ekonomisi tabanlı firmalara ve onlarla rekabet edebilmek isteyen klasik iş modellerine sahip firmalara çeşitli yönetimsel önerilerde bulunulmuştur.Article Çağının Mimarlık Ortamına Katkılarıyla Diyarbakır Artuklu Sultanı Nâsırüddin Melik Salih Mahmud (1200-1222)(Istanbul Univ, Research Inst. Turkology, Dept Art History, 2025) Alper, MehmetNâsırüddin Melik Salih Mahmud (M 1200-1222), Diyarbakır ve Mardin Bölgesinde 1102-1409 yılları arasında üç kol hâlinde hüküm sürmüş Artuklu Beyliği'nin Hasankeyf ve Diyarbakır kolunun sultanıdır. Hükümdarlığı süresince imar faaliyetlerine önem veren Nâsırüddin Melik Salih Mahmud’un siyasi kimliğinin ötesinde çağının önemli yapılarının hem banisi hem de mimarı olduğu yapıların inşa kitabelerinden açıkça anlaşılmaktadır. Yedi Kardeş Burcu (M 1208-1209) ve Devegeçidi Köprüsü, Nâsırüddin Melik Salih Mahmud’un planları doğrultusunda inşa edildikleri kitabelerindeki tersim (tasarımı yapan) ifadeleriyle belirtilen iki mimari eseridir. Her ne kadar inşa kitabelerinde belirtilmemiş olsa da Ulu Beden Burcu ve Artuklu Sarayı’nın mimari özellikleri ile Nâsırüddin Melik Salih Mahmud’u simgelediği düşünülen çift başlı kartal armalı süslemeleri göz önünde bulundurulduğunda yine onun tasarımıyla inşa edildiği kabul edilmektedir. 1200 – 1222 yılları arasında hüküm sürmüş Artuklu Sultanı Nâsırüddin Melik Salih Mahmud dönemi imar faaliyetle- rinin ele alındığı bu çalışmada, bu dönemde Diyarbakır’da inşa edilen yapılar incelenmiştir. Literatür çalışmalarıyla edinilen bilgiler, “Diyarbakır Surları Koruma Projesi” kapsamında gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları sırasında elde edilen bulgularla birlikte değerlendirilerek, Nâsırüddin Melik Salih Mahmud dönemi çok yönlü olarak irdele- nerek bani-mimar ilişkisi ve yöneticinin tasarım sürecine katkısı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca, Diyarbakır’ın en eski kilisesi olduğu kabul edilen ve MS 3 yüzyıla tarihlendirilen St. George Kilisesi’nin Artuklu Dönemi eki olan avlu bölümünü tarihlendirmeye ve inşa edildiği dönemdeki işlevi konusuna açıklık getirmesi amaçlanmıştır.Article CARL SCHMITT’İN MODERN ANAYASACILIK ELEŞTİRİSİNİN FRIEDRICH AUGUST VON HAYEK ÜZERİNDEN DÜŞÜNÜLMESİ(2020) Karadağ, Akasya KansuCarl Schmitt’in liberal, burjuva anayasal devletinin eleştirisi, parlamenter sistemin boşlukları üzerine kurulmuştur. Friedrich August Von Hayek, Schmitt tarafından eleştirilen sistematik, liberal anayasacılığın temel bileşenlerini düşüncesinin merkezine koyar. Her ne kadar Schmitt’in modern anayasacılık eleştirileri Hayek’in düşüncesinin temelini oluşturmasa da, iki düşünürün bazı teorik noktalarda benzeştiği görülür. Bu benzerlikler, modern anayasacılık fikrinin gelişmesinde oldukça etkili olmuştur. Schmitt’in eleştirileri üzerinden yürütülen fikirler, modern burjuva anayasacılığının kimi boşlukları üzerinde akademik bir yol açılmasına neden olmuştur. Hayek’in liberal özgürlükler üzerine geliştirdiği fikirler bir yandan bazı düşünürlere örnek olsa da diğer yandan bazı eleştirilerin temelini oluşturmuştur. Bu makalede, Schmitt’in modern (liberal) anayasacılık eleştirisi, liberal teori açısından çok önemli bir yere sahip olan Hayek dolayımıyla tartışılırken, Hayek’in düşüncesinin kökenleri ise Schmitt’in kavram seti üzerinden ele alınmaktadır. Bu bağlamda makale, bir yandan Schmitt ve Hayek’in modern anayasacılıkta ayrıştıkları ve benzeştikleri sorunsalları merceğine alırken, diğer yandan güçler ayrılığı, liberalizm, bireysel özgürlükler gibi, modern anayasacılığın temel kavramlarını irdelemeyi amaçlamaktadır.Article Cartographie Des Espaces De Rencontre : Stratégies Spatiales Des Jeunes Adultes Utilisant Des Applications De Rencontres Géolocalisées En Turquie(2024) Cöbek, Gözde; Sunam, Aylin; Kaya, Yiğit BahadırCet article donne un aperçu des stratégies spatiales des jeunes adultes résidant dans des villes métropolitaines et non métropolitaines qui utilisent des applications de rencontres géolocalisées. L’étude porte sur l’analyse de 64 jeunes utilisateurs, âgés de 18 à 30 ans et résidant dans six villes différentes de Turquie. La méthode de cartographie cognitive floue (Kosko, 1986) a permis de mieux comprendre leurs stratégies spatiales et leurs processus décisionnels. Les résultats de l›étude révèlent que le genre, l›orientation sexuelle et les modèles géographiques inhérents au milieu culturel (métropolitain et non métropolitain) exercent une influence prononcée sur les stratégies spatiales des utilisateurs d›applications de rencontres géolocalisées et sur les tactiques qu›ils emploient lorsqu›ils rencontrent des partenaires potentiels dans la ville. L›étude apporte une contribution significative à la littérature existante sur le sujet en démontrant l›influence de facteurs tels que l›anonymat, la pression sociale et les préoccupations en matière de sécurité sur les pratiques des utilisateurs d›applications de rencontres géolocalisées en ce qui concerne leur utilisation des espaces urbains.Article Çeperde Mekân Kurulumunun Tarihi: Feminist Otoetnografik Yaklaşım(2023) Ata, Leyla Bektaş; Coşar, SimtenBu makalede enformel yerleşim bölgeleri hakkında feminist okumanın sunduğu imkânlara baktık. Bunu yaparken Türkiye'deki bir büyükşehir belediyesi (İzmir Büyükşehir Belediyesi) sınırlarında yer alan bir gecekondu mahallesine (Limontepe) odaklandık ve belediye kayıtlarında, meclis kararlarında, devlet ve belediye arşivlerinde toparlandığı haliyle kurumsal resmî tarihin sınırlarını soruşturduk. Metnin arka plânındaki temel argümana göre, çeperlerdeki nüfusun ve/ya da marjinalleştirilmiş grupların resmî tarih kapsamında okunması mekân hakkında kısmî bilgi üretiyor. Böyle bir kısmiliğin farklı, eşitlikçi ve katılımcı önceliklerle şekillendirilen bilgi üretim süreçlerine uygun metotlarla dengelenebileceğini düşündük. Buna bağlı olarak enformel yerleşimlerde yaşayanların gündelik yaşamlarından doğru toplanan, biriken ve paylaşılan bilginin resmî tarihin kısmiliğinin denetlenmesi ve boşlukları doldurmak açısından işler bir seçenek olduğunu düşünüyoruz. Bu makalede, geçmişin bilgisini bugünün mekân kurulum pratiklerine bağlamakta feminist (oto)etnografiye dayandık. Feminist araştırmacılar olarak mahalle sâkinlerinin gündelik yaşam pratikleriyle ilişkilenmeyi mekâna dair durağan olmayan bilgi üretim süreçlerine katılmanın yolu olarak gördük ve metinde bununla ilgili dayanaklarımızı paylaştık. Makale, feminist bilgi üretim süreçlerine farklı pozisyonlardan katılımın yatay ilişkilenmeyle gerçekleştirilmesine bir örnek olarak tasarlandı.Article Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukukuna İlişkin Düzenlemeleri BakımındanKültür Varlıklarına Yönelik İhlallereİlişkin Avrupa Sözleşmesi(2018) Katoğlu, TuğrulKültür varlıkları, bir yönüyle ulusların, toplumların kültürel kimliklerinin eşsiz birer simgesi, bir yönüyle de insan uygarlığının tanığıdır. Irak ve Suriye örneklerinde olduğu gibi, kültür varlıkları, silahlı çatışma dönemlerinde saldı-rıların doğrudan hedefi olmuştur. Bunun yanı sıra, kültür varlığı kaçakçılığı, silahlı terör örgütlerinin eylemlerinin en önemli finansman kaynaklarından biri haline gelmiştir. Bu nedenle, kültür varlığı tahribatı ya da kaçakçılığı gibi kültür varlıkları üzerinde işlenen fiillerle mücadele bakımından ceza hukuku aygıtları önem kazanmıştır. Kültür varlığı kaçakçılığının sınıraşan özellik taşıması dolayısıyla, kültür varlıklarına ilişkin cezai işlerde uluslararası iş-birliği de büyük öneme sahiptir. Bu çerçevede, Kültür Varlıklarına Yönelik İhlallere İlişkin Avrupa Sözleşmesi, ceza hukuku aygıtları ve ceza işlerinde adli işbirliği konularına ilişkin önemli düzenlemeler içermektedir. Bu çalışmada, söz konusu sözleşmenin ceza ve ceza muhakemesi hukukuna ilişkin maddeleri ele alınmıştır.Research Project COVID-19 Salgının Türkiye Ekonomisi Üzerine Etkileri ve Politika Alternatiflerinin Makroekonomik Genel Denge Analizi(2020) Tekgüç, Hasan; Yeldan, Alp Erinç; Ünsal, Ezgi BerfinCovid-19 krizi arz, talep ve finans soklarının es anlı tezahürüne dayalı, çok boyutlu sistemik bir kriz olarak yasanmaktadır. Söz konusu soklar ise gelir dagılımında hem fonksiyonel, hem bölgesel, hem de cinsiyet bazında derin esitsizliklerin var oldugu; kamusal hizmetlere erisimin ticarilestirildigi; ve dolayısıyla, gelir esitsizligine baglı olarak yoksullugun sosyal dıslanma ile birlikte yasanmakta oldugu bir ortamda gerçeklesmektedir Covid-19 krizi Türkiye ekonomisini, 2018 finansal krizinin etkilerinin tamamıyla çözümlenmedigi ve ulusal ekonominin akım dengelerinin yeniden saglanmasının henüz tamamlanmamıs oldugu bir konjonktürde etkilemektedir. Bu durum, Türkiye?nin krize karsı uygulayabilecegi politika önlemlerinin etkinligini de kısıtlamaktadır. Bu tespitler altında, bu çalısmanın ana amacı, Covid-19 salgını krizinin ekonomik etkilerini öngörmek ve krizin olumsuz etkilerini en aza indirgeyecek gerçekçi gelir ve maliye politikalarını tasarlayarak Türkiye politik ekonomi yazınına ve ilgili tüm sosyal paydasların gündemine sunmaktır. Bu amaçla bir makroekonomik genel denge model kurgulanarak öncelikle COVID19 salgının yol açtıgı kriz konjonktürünün sektörel üretim, istihdam, ücret ve sermaye gelirleri, milli gelir büyüklükleri ve dıs ticaret dengeleri üzerine yaratmakta oldugu etkiler irdelenmekte; daha sonra krize karsı gelistirebilecek savunma politikalarının analizi gerçeklestirilmektedir. Bu gözlemlerden hareketle, makroekonomik genel denge modeli bir sosyal laboratuvar gibi kullanılarak alternatif bir politika paketi tasarlanmıstır. Bu paketin önceligi hanehalkları emek gelirlerinin desteklenmesi amacına yöneltilmis ve kamu kesiminden dogrudan gelir destegi biçiminde uygulanması öngörülmüstür. Söz konusu Emek Gelir Destegi paketinin teknik unsurları (i) ücretlilerin formel kesim ortalama ücretinin %50?sine tekabül edecek sürekli bir gelir transferi ile desteklenmesi; (ii) küçük ve orta boy sirketlerin ve kendi hesabına çalısan kesimin desteklenmesi; ve (iii) kamunun tüketim harcamalarının %20 düzeyinde arttırılması ile uygulanmıstır. Model sonuçları Emek Gelir Destegi paketinin mali yükünün 2019 sabit fiyatlarıyla 123.5 milyar TL düzeyinde olacagını ve 2019 milli gelirinin %2.9?una ulasacagını göstermektedir. Böylesi bir paketin uygulanması neticesinde hanehalkları kullanılabilir ücret geliri kayıplarının yüzde 85?i telafi edilmekte ve yurtiçi gayrı safi hasıla Covid-19 salgınının yaratması muhtemel düzeye görece %60?lık bir kazanım saglamaktadır. EGD programı kamunun bütçe dengelerinde de görece olumlu sonuçlar yaratmakta ve olası Covid-19 altındaki bütçe açıgını yarı yarıya azaltmaktadır. Model sonuçları EGD programının özellikle ara ve yatırım malları üreten sektörlerde canlanma yaratacagını göstermektedir. Çalısmamızın pandeminin Hanehalkları düzeyinde, özellikle gelir ve yasam kosulları özelindeki bulguları ise söyle özetlenebilir; ? Tarım sektöründe ücretsiz aile isçisi olarak çalısan kadınlar arasında beklenmedik istihdam kayıpları gözlemlenmistir. Aynı sayıda olmasa da, erkek nüfusunun tarımda kayıtlı istihdamı artmıstır. Erkek nüfusu için tarım istihdamı bir nebze de olsa B planı islevi görmüs gibidir. ? 2018-2019 arasında hanelerin aylık ücret ve mütesebbis gelirleri ayda ortalama 2.9 milyar TL azalmıstır. Azalmanın hemen hemen hepsi erkek çalısanlardan kaynaklanmıstır. ? 6.2 milyon haneye verilen 1000 TL?lik nakdi yardım sayesinde medyan gelirin yarısından daha az kazanan yoksulların oranı %13.5?ten %19.9?a çıkacagına %17.8 seviyesinde kalmıstır. Sonuç olarak, bu Rapor çalısması kapsamında vurgulamamız gereken, Türkiye?de ve bir çok gelismekte olan piyasa ekonomisinde su ana degin uygulanmakta oldugu destekleme politikaları ile karsılastırıldıgında, net olarak odaklanmıs ve sınırları seffaf olarak çizilmis böylesi bir canlandırma ve gelirler programının daha etkili olabilecegidir.Article Critically Queer yet Politically Affirmative Engagements with Human Rights(Istanbul University Press, 2024) Güner, Remzi OrkunConsidering recent queer engagements with international human rights, this article argues that emerging attempts at queering rights have often resulted in framing queer critique into the normativity of human rights. This article critiques this tendency, suggesting that queer engagement with rights can be critical yet (potentially) affirmative. It shows that queer critique, understood as non-essentialist politics, can contribute to contemporary critical human rights studies and their analyses of identity-producing functions of rights. In this way, the paper engages not only with the subject paradox of the rights discourse but also with queer responses to identity-based rights claims. I argue that queer critiques, shifting the focus from ontology to politics, encourage an affirmative engagement with framings of rights by considering identities as political claims, understanding rights not in ontological terms but as instruments for shifting temporary strategies in practice. The arena of rights, a site where debates about the definitions of human are contested, is a crucial space for deploying non-essentialist politics. In this context, the article refers to queer as a critical method in deploying rights to reduce the disciplinary effects of identities, helping us to free ourselves, our engagements with others, and politics from the eyes of the Normative.Article ÇSY PERFORMANSI VE KURUMSAL TEMERRÜT RISKI: ÜLKELERIN HISSEDAR KORUMA DÜZEYLERI BU İLIŞKIYI ETKILER(2024) Erdoğan, Seda BilyayBu makale çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim (ÇSY) performansı ile firma temerrüt riski arasındaki ilişkiyi incelemektedir. 21 ülkede yer alan 1,094 finansal olmayan firmadan alınan 9,522 firma yılı gözlemini içeren bir panel veri setini kullanarak, daha güçlü ÇSY performansına sahip olan firmaların daha düşük firma temerrüt riskine sahi olma eğiliminde olduklarını ampirik olarak göstermekteyiz. ÇSY skorunun üç ayrı bölümünden çevresel ve sosyal skorlar bu anlamlı ilişkiye katkıda bulunmaktadır. Çalışmamız, ÇSY puanının on alt kategorisi içinde emisyonlar, kaynak kullanımı, ürün sorumluluğu, insan hakları, işgücü ve kurumsal sosyal sorumluluk stratejisinin firma temerrüt riskini önemli ölçüde azalttığına dair yeni kanıtlar sunmaktadır. Ayrıca, ülkelerin hissedarlarını koruma seviyesi, ÇSY performansı ile temerrüt riski arasındaki bağlantıda moderatör rolü üstlenir; öyle ki, ÇSY performansının temerrüt riski üzerindeki azaltıcı etkisi, daha yüksek hissedar korumasına sahip ülkelerde bulunan firmalar için daha düşüktür. Dolayısıyla, eğer ülkelerin hissedar koruma seviyeleri yüksekse, daha güçlü ÇSY performansı firma temerrüt riskini hissedar koruma seviyeleri düşük olan ülkelere göre daha az miktarda azaltacaktır. Alternatif değişken ölçümleri ve içsellik sorunlarını da yakalayan alternatif metodolojiler kullanıldığında da bulgularımızın sağlam olduğu gözlemlenmektedir.Article Derin Öğrenme Modellerinde Mahremiyet ve Güvenlik Üzerine Bir Derleme Çalışması(2021) Kale, Ayşe; Yiğit, GülsümSon dönemlerde derin öğrenmedeki devrim niteliğindeki gelişmeler ile birlikte yapay zekaya yönelik beklentiler gün geçtikçe artmaktadır. Konuşma tanıma, doğal dil işleme (NLP), görüntü işleme gibi birçok alanda etkin bir şekilde uygulanabilen bir araştırma alanı olan derin öğrenme klasik makine öğrenmesi ile karşılaştırıldığında daha yüksek başarı göstermektedir. Derin öğrenme ile geliştirilen modellerde eğitim ve tahminleme sırasında büyük miktarda veri kullanılmakta ve kullanılan veriler kişisel verilerden oluşabilmektedir. Bu verilerin işlenmesi sırasında kişisel verilerin korunması kanununa (KVKK) aykırı olmaması oldukça önemlidir. Bu nedenle verilerin gizliliği ve güvenliğinin sağlanması oldukça önemli bir husustur. Bu çalışmada, derin öğrenme modelleri geliştirilirken yaygın kullanılan mimariler verilmiştir. Verilerin gizliliği ve güvenliğini artırmak için literatürde yaygın olarak karşılaşılan güvenli çok partili hesaplama, diferansiyel mahremiyet, garbled devre protokolü ve homomorfik şifreleme araçları özetlenmiştir. Çeşitli sistem tasarımlarında kullanılan bu araçların yer aldığı güncel çalışmalar taranmıştır. Bu çalışmalar, derin öğrenme modelinin eğitim ve tahminleme aşamasında olmak üzere iki kategoride incelenmiştir. Literatürdeki çeşitli modeller üzerinde uygulanabilen güncel saldırılar ve bu saldırılardan korunmak amacıyla geliştirilen yöntemler verilmiştir. Ayrıca, güncel araştırma alanları belirlenmiştir. Buna göre, gelecekteki araştırma yönü kriptografik temelli yöntemlerin karmaşıklığının azaltılması ve geliştirilen modelin güvenilirliğini belirlemek için çeşitli ölçme ve değerlendirme yöntemlerinin geliştirilmesi yönünde olabilir.Article Diltiazemin internal torasik arter kan akımı üzerine etkisi(1996) Akpinar, Belhhan; Çetin, Gürkan; Bayındır, Osman; Cakali, Emine; Pekcan, Ülkü; Sönmez, BingürBir kalsiyum antagonist! olan diltiazemin koroner arter cerrahisinde internal torasik arter (İTA) akımı üzerindeki etkisini incelemek üzere 60 olgu üzerinde yapılan çalışmada, 30 olguya peroperatif 0.1 mg/kg/saat - 0.3 mg /kg / saat arasında değişen dozlarda diltiazem perfüzyonu başlandı ve 24 saat devam edildi (Grup 1). Diğer 30 olguya (Grup 2) diltiazem verilmedi. Yapılan ölçümlerde İTA kan akımı Grup Vde 110 ± 5 ml/dk, Grup 2'de 70 ± 7 mi/ dk bulundu (p < 0.05). Grup 2'deki olgulara İTA içine papaverin enjekte edildikten sonra yapılan ölçümlerde İTA kan akımı 120 ± 5 mi olarak ölçüldü. Elde edilen gözlem, peroperatif başlanan diltiazem perfüzyonunun İTA kan akımını önemli ölçüde artırdığı şeklindedir.
