TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12469/4467
Browse
Recent Submissions
Article Toplu İş Sözleşmesi Yetkisine İtiraz Davasının Toplu Sözleşme Hakkını Ortadan Kaldıran 'Yapısal Soruna' Dönüşmesi(2025) Çatalkaya, Deniz Ugan; Heper, Hande; Güzel, AliHukuk sistemimizde hem toplu pazarlık ve toplu sözleşme hakkı, batı ülkelerine kıyasla çok daha geç kabul edilmiş, hem de yasal düzenlemelerle sendika özgürlüğünün önce yasaklamaya, sonra da kısıtlamalara maruz bırakılmış olması nedeniyle güçlü bir sendikal örgütlenme ve toplu pazarlık uygulaması gelişememiştir. Ülkemizde toplu sözleşme hakkının etkili şekilde kullanılamamasının, yasal düzenlemeden ve sistemin işleyişinden kaynaklı gerekçeleri arasında, Anayasa Mahkemesinin de yapısal sorun olarak nitelendirerek tespit ettiği yetki itiraz sürecinin makul sürede çözüme kavuşturulamaması da bulunmaktadır. Yetki itiraz sürecinin yıllar süren çözümsüzlüğe neden olması, işçilerin toplu sözleşme hakkından ve bir bütün olarak sendika hakkından yararlanamamaları sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle bu incelemede, toplu iş sözleşmesi yetki sistemi, Anayasa Mahkemesinin yapısal sorunu tespit ettiği kararı ışığında değerlendirme konusu yapılmıştır. Toplu sözleşmeden yararlanabilen işçi oranlarının yüksek olduğu etkili bir toplu sözleşme sisteminin oluşturulabilmesi için, temsil gücüne sahip sendika(lar)ın belirlenmesinde alternatif ölçütlerin benimsenmesi; toplu pazarlığa, özerklik ilkesine uygun bir yaklaşım sergilenerek yetki meselesinin kamu makamlarının vesayetine terk edilmemesi üzerinde durulmuş ve esasında işkolunun tespitinden, toplu sözleşme düzeyine ve yetkisine kadar toplu pazarlık ve toplu iş sözleşmesi sisteminin bütününe yönelik yeni bir model geliştirilmesi ihtiyacına dikkat çekilmiştir.Article Sihirli Reçete Mi, Kara Kutu Mu: Siber Krizlere Karşı Esnek-Dayanıklılık Anlatısının İncelenmesi(2025) Bıcakcı, Ahmet Salıh; Evren, Ayhan GucuyenerGelişen dijital teknolojiler ve buna eşlik eden sosyo-ekonomik dönüşüm siber güvenlik krizlerini çoklu krizler döneminin bir parçası haline getirmiştir. Bununla beraber, siber tehdit aktörlerinin ve saldırı yöntemlerinin dinamik doğası, riskleri modellemenin ve saldırıların etkisini tahmin etmenin zorlukları, siber güvenlikte belirsizliği ve güvenliksizliği adeta bir norm haline getirmiştir. Bu çerçevede, siber esnek-dayanıklılık son on yılda siber güvenlik alanında en geçerli paradigmalardan birine dönüşmüş ve krizlerde hayatta kalabilme ve adaptasyon yeteneklerini vurgulayan bir çözüm olarak öne çıkmıştır. Öte yandan, siber esnek-dayanıklılık tek bir çözüm, teknoloji ya da uygulama değildir; esasen sosyo-teknik çözümlerin bir denge içinde uygulanmasını gerektiren çok katmanlı bir yaklaşımdır. Bu çerçevede, araştırmamızda siber esnek-dayanıklılık kavramını siber güvenlik kavramından ayırarak detaylı olarak anlamayı ve bu kavramı özellikle siber güvenlik krizlerinin farklı evreleri için insan-süreç-teknoloji yaklaşımı bağlamında ele almayı hedefliyoruz. İlaveten çoklu krizler çağında siber esnek-dayanıklılığın yaklaşımının derinleştirilebilmesi için nasıl daha erişilebilir, esnek, çevik ve kapsayıcı bir siber güvenlik yaklaşımı geliştirebiliriz sorusunu masaya yatırıyoruz.Article İki Dillilik Deneyimi ile İki Dilli Çocukların Bilişsel Kontrolü Arasındaki İlişki(Dilbilim Derneği, 2024) Gong, Xıaoweı; Aktan-ercıyes, Aslı; Karadöller, Dilay Z.İkidilli kişilerin çeşitli bilişsel yetileri ile İkidillilik deneyiminin farklı boyutları arasında nasıl ilişkili olduğuna dair giderek artan bir ilgi bulunmaktadır. Ancak, bu ilginin yeterli dil gelişimi olmayan küçük yaştaki ikidilli çocuklardan veri elde etme konusunda sınırlı kaldığı görülmüştür. Mevcut çalışma, 30-48 aylık ikidilli çocukların ve ebeveynlerinin dil yeterliği, dil kullanımı, ve kod değiştirme sıklığı gibi çeşitli ikidillilik deneyimine dair faktörleri incelemektedir. Sonuçlar, çocukların bilişsel kontrol yeteneklerini, çocuklardan veya ebeveynlerden gelen ikidilli deneyim değişkenlerinden ziyade, çocukların yaşının yordadığını göstermiştir. Bu çalışma, üçlü ikidillilik deneyimi boyutlarını ve ebeveyn faktörlerini de içererek ikidilliğin etkileri inceleyen az sayıdaki çalışmadan biridir. Sınırlı dil üretimine sahip küçük yaştaki ikidilli çocuklar incelenirken, ikidilli deneyimin getirdiği tüm boyutları içeren bir yaklaşım uygulamanın ve çevresel faktörleri dahil etmenin alanyazın özelindeki çıkarımları tartışılmıştır.Article Kurumsal Karbon Emisyonları Mali Kısıtlamaları Etkiler Mi? Gelişmiş Piyasalardan Kanıtlar(2024) Erdoğan, Seda BilyayBu çalışma kapsamında, karbon emisyonları ile finansal kısıtlamalar arasındaki ilişki ve farklı sahiplik özelliklerinin bu ilişkiyi nasıl etkilediği incelenmektedir. Analizlerde kullanılan örneklem 24 gelişmiş ülkede bulunan 2632 şirketten 2002 ile 2022 yılları arası için toplanan 20,774 şirket-yıl gözlemden oluşmaktadır. Sabit etkiler içeren panel veri tahmin metodolojisini kullanarak yaptığımız analizler, bir firmanın karbon emisyonları ile finansal kısıtları arasında anlamlı ve pozitif ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Sonuçlar, daha yüksek karbon emisyonlarına sahip firmaların daha büyük finansal kısıtlar yaşama olasılığının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ayrıca, farklı mülkiyet özelliklerinin de aracı değişken etkisine dair yeni kanıtlar sunmaktayız: Karbon emisyonlarının finansal kısıtlar üzerindeki pozitif etkisinin, daha fazla kurumsal ve daha fazla yabancı mülkiyete sahip firmalar için daha yüksek olduğunu göstermekteyiz. Buna karşılık, karbon emisyonlarının finansal kısıtlar üzerindeki pozitif etkisinin, daha yüksek devlet mülkiyetine sahip şirketler için daha düşük olduğunu gözlemlenmiştir. Genel olarak, bulgularımız çevresel performansın firmaların finansal kısıtlarını etkileyen önemli bir faktör olduğunu ve firmanın mülkiyet yapısının bu etkide aracı değişken rolü oynadığını göstermektedir.Article Bir Dizi Prodigiosin ve 1,10-fenantrolin Türevlerinin Yeni Nesil Etkin Antikanser Tedavi Edici İlaçlar Ya Da Aktif Farmasötik Maddeler Olarak Tasarımı ve Yapısal İncelenmesi(2024) Çetin, M. Mustafa; Gül, Sümeyye BerfinMeme kanseri, beyin metastazı olasılığı en yüksek olan ikinci kanser türü olarak kabul edilmektedir. Bu yüzden meme kanseriyle ilgili araştırmaların çoğu beyin metastatik meme kanserinin mortalitesine yöneliktir. Ancak bu kanser türüne özgü etkili bir tedavi veya antikanser tedavi yöntemi mevcut değildir. Bu nedenle, meme kanseri ilerlemesinin modüle edilmesinde çok önemli rol oynayan HDAC ve mTOR enzimlerini inhibe edecek etkili ve yeni nesil antikanser terapötik ilaçların ve/veya aktif farmasötik maddelerin geliştirilmesi artan bir taleptir. Bu çalışmada, mTOR ve HDAC enzimlerine karşı oldukça güçlü antikanser terapötik ilaçlar ve/veya aktif farmasötik maddeler olarak bir dizi prodigiosin ve 1,10-fenantrolin türevinin yapı-aktivite ilişkisi ve in silico modellemesi incelenmiştir. Doğal ürün Ps ile karşılaştırıldığında, bu ligandlardan 20 tanesi, özellikle 2a, 6b, 13 ve 13a, HDAC1 ve/veya mTOR enzimlerine karşı –9.4 ile –7.1 kcal/mol arasında değişen çok umut verici bağlanma enerjileri ve 225 ile 569 nM arasında değişen inhibisyon sabitleri sergilemiştir. Özellikle 2a, 5, 6b, 7b ve 13 her iki enzime karşı iki taraflı etkinlik (dual action) göstermiştir. İn silico modelleme çalışmalarından elde edilen bulgular, MD simülasyonları ve Lipinski'nin beş kuralına göre ADMET çalışmasıyla da desteklenmiş olup, meme kanseri beyin metastazına sahip hastalar için olağanüstü bir terapötik potansiyel sağlamaktadır.Article Flört Pratiklerinde Toplumsal Cinsiyetin Rolü: Türkiye’nin Heteroseksüel Çevrimiçi Flört Dünyasının Analizi(2023) Cöbek, GözdeHeteroseksüel çevrimiçi flört kültürü ve pratiklerini araştıran doktora projesinin bir parçası olan bu çalışma, bireylerin hem flört uygulamalarıyla etkileşimlerinde hem de çevrimiçi flört deneyimlerinde toplumsal cinsiyetin nasıl belirleyici olduğuna odaklanmaktadır. Türkiye’de popüler olan ve algoritmik mimarileri birbirinden farklı iki uygulamayı, Tinder ile OkCupid’i incelemiş ve kullanıcılarıyla Zoom mülakatları gerçekleştirmiştir. Çıkan bulgular, özellikle erkeklerin deneyimlerinde kullanıcıların görünürlüğünü belirleyen algoritmaların başat bir rolü olduğunu ortaya koymaktadır. Erkekler, kadınların aksine, eşleşme alabilmek için algoritmaları yenecek ya da kandıracak çeşitli taktikler uygulamak durumunda kalmaktadır. Algoritmik mimari aynı zamanda bu uygulamaların toplumda nasıl algılanacağını etkilemektedir. Flört uygulamalarını, ama özellikle basit mimarisinden ötürü Tinder’ı, “takılma uygulamaları” olarak damgalayan toplumsal algı, kadın ve erkekleri farklı şekillerde etkilemektedir. Bu farklılık, genel olarak erkeklerin avcı, kadınlarınsa kurban olarak kodlandığı takılma pratiğinin toplumsal cinsiyet eşitsizliğini yeniden üreten yapısından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, erkeklere nazaran, kadınların deneyimlerinde “o tarz kadın” muamelesine maruz kalma ve “saldırıya uğruyormuş” hissine kapılma öne çıkmaktadır. Çalışma, bu bulgular ışığında, hem insan-uygulama etkileşimine hem de flört uygulamalarının nasıl kültürel objeler olduğuna dikkat çekerek Batı odaklı çalışmaların hâkim olduğu çevrimiçi flört literatürüne katkı yapmayı amaçlamaktadır.Article Kobi’lerin Uluslararasılaşmaları: Yönetim Kurulunun Etkileri(2023) Bilyay-erdoğan, Seda; Acar, Merve Gizem Cevheroglu; Birgören, İrem ÖzkanDünyanın her yerinde, KOBİ’ler, yarattıkları yüksek istihdam, işletme sayısı ve GSYIH ile bulundukları ülkelerin ekonomisinin omurgasını oluştururlar. Ülke ekonomilerindeki önemlerine rağmen, KOBİ’lerin ihracat faaliyetlerine katılımları sınırlı kalmakta, bu durumun ise daha iyi uygulanmış kurumsal yönetim girişimleri ile artırılabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı en önemli kurumsal yönetim bileşenlerinden biri olan yönetim kurulu ile uluslararasılaşmaları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu çerçevede, analizde kullanılacak olan örneklemdeki dağılımın Türkiye genelindeki KOBİ’leri adil bir şekilde yansıtabilmesi için; şehir, büyüklük ve sektör bazında tabakalı örneklem yöntemi ile toplam 469 KOBİ’den veri toplanmıştır. Öte yandan, yönetim kurulu özelliklerini ölçmek için yönetim kurulu ile ilgili yedi değişkenden oluşan bir yönetim kurulu endeksi oluşturulmuştur. Analizler ise firma özelindeki kontrol değişkenleri, yasal durum ve sektör kukla değişkenlerinin da dahil edilmesi ile birlikte yatay kesit regresyonları şeklinde yapılmaktadır. Bulgularımız yönetim kurulu endeksinin KOBİ’lerin uluslararasılaşmasıyla güçlü ve pozitif bir ilişki içinde olduğunu göstermektedir. Buna göre KOBİ’lerin yönetim kurulu özellikleri ve işleyişine yönelik olarak daha dikkatli bir yaklaşım teşvik edilerek daha yüksek uluslararasılaşma seviyelerine ulaşmanın mümkün olabileceği gösterilmektedir. Yönetim kurulu özelliklerine odaklanarak, KOBİ’ler yönetim kurullarının kaynak bulma görevlerinin yanı sıra izleme ve kontrol etme işlevlerini de geliştirerek, daha yüksek uluslararasılaşma seviyelerini yakalayabileceklerdir.Article In Silico Investigation of Wound Healing Potential of Some Compounds in Tubers of Asphodelus Species With Gsk3-Β Protein(2021) Aksoy, Halil; Şekerler, Turgut; Mert, Naz MinaWound healing is a process that involves biochemical processes such as inflammation and cell proliferation and is controlled by many proteins. It is known that one of the most effective factors in this process is the inhibition of GSK3-β protein. In current study, in silico wound healing activity of the some compounds found in the tubers of Asphodelus species used as a wound healing in traditional medicine were investigated. For this purpose, the interactions between the compounds and GSK3-β protein were studied in silico. As a result of the study, it has been determined that and stigmasterol, β-sitosterol and emodin molecules are effective.Article Tarafsız 3d Mineral Harita Tahminleri Elde Etmek için Random Forest Tree Sınıflandırması Kullanılarak Epoksi Bloklardaki Dikey Kesitlerin Değerlendirilmesi(2021) Camalan, Mahmut; Çavur, MahmutAlansal mineral haritaları, epoksi reçinenin dibine çöken cevher tanelerinin yüzeylerini içeren parlak kesitlerinden yapılmaktadır.Fakat, ağır mineraller nispeten dibe çökebilmekte ve parlak yüzeyi ağır mineraller açısından zengin yapabilmektedir. Bu ise parlakkesitlerden hesaplanan alansal (2D) mineral haritalarının, hacimsel (3D) haritaların taraflı tahminleri haline gelmesine sebepolabilmektedir. Bu çalışma, parlak kesite dik olarak (parçacıkların çökelme yönü boyunca) alınan rastgele bir kesitin bir kromitcevheri numunesinin 3D mineral haritasının tarafsız bir tahmini olarak kullanılıp kullanılamayacağını test etmeyi amaçlamaktadır.Bu çalışmanın amacı için, dikey kesitlerin 2D haritaları, öncesi ve sonrası görüntü işleme araçlarıyla bütünleşmiş Random Forestsınıflandırmasıyla elde edilmiştir. Daha sonra, 2D haritalar, stereolojik hatalar olmadığı varsayılarak 3D mineral haritalarınadönüştürülmüştür. 3D haritalardan tahmin edilen modal mineraloji ve tane boyu dağılımları, sırasıyla XRD ve kuru elemeanalizlerinden tahmin edilen sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Herhangi bir 2D harita gerçek analizlere yakın modal mineraloji ve taneboyu dağılımı veriyorsa, bu 2D harita cevher numunesinin 3D haritasının tarafsız bir tahmini olarak seçilmiştir. Bu çalışmanınsonuçları herhangi bir dikey kesitin, ağır minerallerin öncelikli olarak çöktüğü parlak kesitten farklı olarak gerçek 3D haritanıntarafsız bir tahmini olacağını desteklemektedir.Article Deniz Dibi Tarama Malzemesi, Kömür Uçucu Külü ve Atık Döküm Kumunun Hafif Agrega Olarak Geri Kazanımı(2019) Erdoğan, Pembe Özer; Başar, Hatice MerveGünümüzde, yüksek miktardaki deniz dibi tarama malzemesinin (DTM) diğer endüstriyel atıklarla birliktesürdürülebilir çevresel yönetimi Türkiye genelinde ortak bir sorundur. DTM ve atıkların denizeboşaltım/bertaraf yerine yapay hafif (kaba) agrega (YHA) üretiminde hammadde olarak faydalıkullanımı/geri kazanımı, döngüsel ekonomi kapsamında önemli çevresel kazanç sağlayacaktır. Buçalışmada, DTM, kömür uçucu külü ve atık döküm kumu kullanılarak YHA üretimi araştırılmıştır.Hammaddelerin üç farklı karışımı pelletleme diskinde granüle edilmiş, 105ºC’de kurutulmuş ve kül fırınında1100, 1150, 1170, 1180 ve 1190°C’de 5-10°C/min ısıtma hızı ve 10-20 min sinterleme süresindesinterlenmiştir. Sinterlenen YHA’lar fiziksel, mekanik, mikroyapısal, mineralojik ve sızma özellikleriaçısından analiz edilmiştir. 1190°C sinterleme sıcaklığı, 5°C/min ısıtma hızı ve 20 min sinterleme süresindeüretilen YHA’lar daha iyi agrega özelliklerine neden olmuştur. Ayrıca, bu agregaların sızma (liç) testisonuçlarına göre; eluat ve original atık parametrelerinin, sinterleme prosesinde silika matriksine hapsolmasınedeni ile III. Sınıf (İnert Atık) düzenli depolama tesisi limit değerlerinin altında olduğu; böylece, yapısektöründe kullanım için çevresel risk teşkil etmediği görülmüştür.Article Ters Turnuvalar(2019) Keskin, KerimBu makalede Clark ve Riis (1998b)’in iç içe geçmiş çoködüllü yarışma modelinin dinamik versiyonuna iki alternatif önerilmiştir. İlk olarak, kazananların alacağı ödüllerin sarf edilen yarışma eforları tarafından endojen olarak belirlendiği bir model çalışılmıştır. İkinci olarak, model genişletilerek bir sonsuz ufuk modeli elde edilmiştir. Önerilen modellerin alt-oyun mükemmel Nash dengeleri karakterize edilmiş olup, ilgili denge stratejileri temel alınan modeldeki denge stratejileri ile karşılaştırılmıştır.Article Türk Dış Politikası’nda Levant(2018) Aydın, Mustafa; Dizdaroğlu, CihanTürkiye’nin Levant bölgesine yönelik algısı değişkendir. Türkiye, 1990’ların sonundan itibaren bölge ülkeleriyle yakın işbirliği arayışında olmasına ragmen, hernüz bölgeye yönelik bütüncül bir yaklaşım geliştirememiştir. Türkiye’nin bölgeye açılma isteğinin yanı sıra, son yıllarda Doğu Akdeniz’de hidrokarbon kaynaklarının keşfi, Arap Baharı’nın patlak vermesi ve bölgesel güç dengesindeki değişimler gibi uluslararası gelişmeler Türkiye’nin bölgeyle etkileşimine ivme kazandırmıştır. Bu çalışma, söz konusu gelişmelerin Türkiye’nin bölgede daha iddialı bir rol oynamasına imkan sağlamasına ragmen, Türkiye’nin bugüne kadar bölge geneline yönelik etkili bir strateji sergileme veya bir nüfuz alanı oluşturma konusunda başarılı olamadığını vurgulamaktadır.Article The Influence of the Belgian Constitution on Ottoman Constitutional Law;(Istanbul University Press, 2024) Akad,M.The Belgian Constitution of 1831 is one of the constitutions that set an example during the preparation process of Ottoman constitutional law. The most important reason for this was the spirit of the Belgian Constitution, which brought together the monarch, parliament, and executive branch. Despite being inspired by the Belgian Constitution, Ottoman constitutional law was significantly different. The main objective of this study is to identify the similarities and differences between the two documents and to understand the spirit of Ottoman constitutional law. Therefore, to clarify the differences between documents, a comparative method is adopted primarily centered on articles that organize the structure and authority of the monarch and legislative and executive bodies. The main differences can be observed in the relationship among these three bodies. When the necessary provisions are compared, Ottoman constitutional law lacks specific provisions that might allow the development of equitable harmony between the monarch, parliament, and cabinet. More precisely, Ottoman constitutional law did not have the foundations for limiting the sultan’s power and creating a balanced division of power among the three bodies. Consequently, despite their similarities, Ottoman constitutional law lacks certain elements that allow it to be called a constitution; therefore, it is instead referred to as a constitutional charter. © 2024 Istanbul University Press. All rights reserved.Article Ab Hukuk Düzeni ve Emca’da Anonim Ortaklıklarda Çoğunluğun Kötüye Kullanımının Etkilerinin Azaltılması: İzole ve Halka Kapalı Türk Anonim Ortaklıklarında Azınlığın Korunması İçin Esinlenmek Mümkün Mü?(Istanbul Univ, Fac Law, 2024) Görmez, OnurAB mevzuatında, çoğunluğun kötüye kullanılması hususunu düzenleyen genel bir hüküm bulunmamaktadır. Üye devletlerde ise konuya dair iki ayrı yaklaşım bulunmaktadır. Bunlardan Fransa’da kabul gören çift eşikli yaklaşım olarak adlandırılabilecek ilki hem azınlığın hem de ortaklığın çıkarının zedelenmesini aramaktadır. Almanya ve İskandinav ülkeleri gibi bazı ülkelerde kabul gören tek aşamalı yaklaşım olarak adlandırılabilecek diğer yaklaşımda yalnızca azınlığın çıkarının zedelenmesi yeterli görülmektedir. AB düzenlemeleri de dikkate alınarak akademisyenler tarafından hazırlanan bir model yasa çalışması olan EMCA’da da kendisine yer bulan ikinci yaklaşım azınlık pay sahipleri için daha iyi bir koruma sunmaktadır; özellikle izole ve halka kapalı anonim ortaklıkların azınlık pay sahipleri yönünden. Adalet Divanı’nın Audiolux kararıyla da ortaya konduğu üzere AB Hukuku’nda pay sahipleri yönünden uygulama alanı bulacak genel geçer bir eşit işlem ilkesi söz konusu değildir. EMCA’da olduğuna benzer şekilde TTK m.357’de ise eşit şartlardaki pay sahiplerinin eşit işleme tabi tutulması gerekliliğini öngören hüküm uyarınca, Türk hukukunda da ortaklıkta çoğunluğun kötüye kullanılmasının tartışma konusu olduğu hallerde, kötüye kullanmayı tespit için tek eşikli yaklaşım yeterli olmalıdır. İzole ve halka açık olmayan anonim ortaklıklarda azınlık pay sahiplerinin etkin bir şekilde korunması için uygulanabilecek yöntemler bakımından ise, sınır aşan tür değiştirme, birleşme ve bölünmeler yönünden 2017/1132 sayılı Yönerge seviyesinde de öngörülen azınlığa ortaklıktan çıkma hakkı tanıyan bir düzenlemenin getirilmesi yerinde olacaktır. Haklı nedenle feshi düzenleyen TTK m.531’in değiştirilmesi suretiyle azınlık pay sahiplerine, paylarını satarak ortaklıktan çıkmayı doğrudan mahkemeden talep edebilecekleri bir düzenleme getirilmesi de düşünülmelidir. EMCA Bölüm 11.35 ve Bölüm 11.37’deki pay sahiplerinin paylarını satarak ortaklıktan çıkması ile payların satın alınmasını talep etme veya paylarını satmaya zorlama hususlarında öngörülen hükümlerden TTK için de esinlenilebilir.Article Citation - WoS: 1Dijital Avrupa Programı: Esnek-dayanıklı Avrupa Dijital Ekosferi İçin Teknolojik Egemenliğin Geliştirilmesi(Ankara Univ European Union Research Centre, 2024) Bıçakcı, SalihDijital Avrupa Programı (DIGITAL), kıtanın dijital dönüşümünü hızlandırmayı, küresel dijital rekabeti artırmayı ve teknolojik egemenliği kurmayı amaçlayan bir Avrupa Birliği programıdır. Yüksek Performanslı Bilgi İşleme (HPC), Geniş Bant İnternet erişimi, Yapay Zekâ (AI), Bulut hizmetleri, siber güvenlik, Dijital Tek Pazar ve gelişmiş dijital yetkinlikler gibi hayati dijital teknolojilere odaklanmaktadır. DIGITAL, Avrupa'nın dijital alanındaki stratejik özerkliği için kritik olarak kabul edilmekte olup, sadece bir proje değil; aynı zamanda sosyoekonomik değişimi başlatan büyük bir geçişi temsil etmektedir. Program, Avrupa veri ekonomisi ve dijital tek pazarı geliştirmekte olup, AB'nin sosyoekonomik dinamiklerini etkilemektedir. Bu süreçte gözetilen teknolojik egemenliğin başarısı, iyi bir uygulamaya, finansa ve yönetim girişimlerine bağlıdır.Article Citation - WoS: 3The Modular Design of the Mosque of Sehzade Mehmet(Turk Tarih Kurumu, 2023) Alioglu, E. FusunThe Mosque of Sehzade Mehmet had been built between 1543 and 1548 at an important location within the Historical Peninsula of Istanbul. The complex within which the mosque is built was located on the road which lies between the Aqueduct of Valens (Bozdogan) and the Fatih Complex. This area constituted the city center and had an impact over the silhouette of the city in the sixteenth century as it does today. The mosque was located at the center of the complex. The Mosque of Sehzade Mehmet was the first sultans mosque designed and built by Mimar Sinan. Even though Sinan himself considers the mosque as his apprenticeship work, researchers disagree. They instead identify the mosque as Sinan's mastership work. There is a plethora of research on the works of Mimar Sinan. In some of these, the existence of modular and/or proportional architecture is discussed. These researches have been conducted within the context of approaches which accept either Western proportion systems, traditional measurement systems, or dome unit as the module. In this article too, the Mosque of Sehzade Mehmet will be analytically studied in order to find out which modular system inspired the design. However, what differs this study from other works is the existence of an extensive survey which is conducted through the use of modern technology. Thus, through this survey, the topic is thoroughly studied with an approach which takes the dome unit as the module. The results are presented by various technical drawings.Article The Vital Role of Diabetes Nurse Educators in Smoking Cessation: A Case Study from Türkiye(Turkish Green Crescent Soc, 2023) Özcan, Şeyda; Çarkoğlu, Aslı; Nıchter, Mimi; Nıchter, Mark; Aydın, NuranThis paper discusses the development and implementation of a smoking cessation training program for diabetes nurse educators. People with diabetes who smoke have a significantly higher risk of morbidity and mortality. Smoking greatly increases diabetes complications. Surveys were conducted to ascertain how frequently nurses counseled patients to quit and their interest in cessation training. Observations of nurse- patient interactions and interviews with diabetes nurses facilitated the development of a culturally sensi- tive cessation training program. Survey results revealed that diabetes nurse educators recognized the need for training in smoking cessation, as many patients with diabetes do not consider smoking to be harm- ful for their health. A two-day workshop was developed for nurses on the specific harms of smoking for diabetes patients, including hands-on training in cessation counseling and motivational interviewing. Two months after training, nurses reported that the skills they acquired gave them confidence to counsel patients but identified four challenges to conducting cessation in their clinical settings. Diabetes nurse educators can play a pivotal role in delivering cessation. Training and overcoming challenges to implementation are urgently needed in the time of coronavirus disease 2019 given the dual risks of diabetes and smoking for severe complications.Article Sigorta Ettirenin Sözleşme Öncesi Beyan Yükümlülüğünün İhlaline İlişkin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerinin Alman Sigorta Sözleşmeleri Kanunu’nda ve Avrupa Sigorta Sözleşmesi Hukuku Prensipleri’nde Yer Alan Düzenlemeler Açısından Değerlendirilmesi(Istanbul Univ, Fac Law, 2021) Acikel, Aslihan ErbasSigorta sözleşmesine ilişkin müzakerelerin başladığı andan itibaren oldukça karmaşık hak ve yükümlülüklerden teşekkül eden bir borç ilişkisi doğmaktadır. Karşılıklı güven ilişkisine dayanan ve dürüstlük kuralının özel bir önemi haiz olduğu bu borç ilişkisinde, tarafların birbirlerini aydınlatma yükümlülüğü sözleşmenin kurulması safhasında o kadar esaslı bir role sahiptir ki kanun koyucu her iki taraf için de bu yükümlülüğün ifasını özel düzenlemelere tabi tutmuştur. Nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda sigortacının aydınlatma yükümlülüğüne yer verilmiş ve sigorta ettirenin sözleşme öncesi beyan yükümlülüğü çok detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Bu kapsamda Kanun’da sigorta ettirenin sözleşme öncesi beyan yükümlülüğünü nasıl ifa edeceği ve ifa etmemesi ya da eksik yahut yanlış ifa etmesi halinde doğacak sonuçlar belirtilmiştir. Ancak ilgili Kanun hükümleri pek çok yönden belirsizlik taşımakta, bu nedenle uygulamada ve öğretide çok farklı şekilde yorumlanmaktadır. Sigorta genel şartlarının çoğunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce kaleme alındığı dikkate alındığında, konuya ilişkin detaylı incelemelerin önemi ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, sigorta ettirenin sözleşme öncesi beyan yükümlülüğünü ihlal etmesi halinde sigortacının sahip olduğu hakları Avrupa Birliği Sigorta Sözleşmeleri Prensipleri ve mehaz kanun olan Alman Sigorta Sözleşmesi Kanunu ile karşılaştırmalı olarak ele alarak incelemektir. Bu çerçevede beyan yükümlülüğünün ihlal edilmesi halinde sigortacının TTK m. 1439’da düzenlenen haklarının, beyan yükümlülüğünün ihlal edilmesinden önce veya sonra öğrenilmesine göre bir ayrıma tabi tutulup tutulmadığı, cayma hakkının niteliği ve bu hakka ilişkin olarak ortaya çıkan sorunlar, rizikonun gerçekleşmesi halinde uygulanacak hükümler yönünden sigortacının kusurunun belirleyici olmasının yarattığı güçlükler ve sigorta ettirenin beyan yükümlülüğü ile sigortacının aydınlatma yükümlülüğü arasında nasıl bir ilişki kurulması gerektiği üzerinde durulacaktır. Ayrıca çalışma sırasında elde edilen bulgular ışığında konuya ilişkin yargı kararları irdelenecektir.Article Citation - WoS: 5Citation - Scopus: 7Synthesis and evaluation of antiproliferative and mPGES-1 inhibitory activities of novel carvacrol-triazole conjugates(Acg Publications, 2022) Demirbolat, Ilker; Kulabas, Necla; Guerboga, Merve; oezakpinar, Oezlem Bingoel; ciftci, Gamze; Yelekci, Kemal; Liu, JianyangSome novel triazole-bearing acetamide derivatives 9-26 were synthesized starting from carvacrol. All synthesized compounds were characterized by FTIR,1H-NMR,13C-NMR and MS data. In vitro cytotoxic activities of all synthesized molecules against five cancer lines (human breast cancer MCF-7, human lung cancer A549, human prostate cancer PC-3, human chronic myelogenous leukemia K562, human neuroblastoma SH-SY5Y cell lines) were evaluated by MTT assay. Compounds were also tested on mouse embryonic fibroblast cells (NIH/3T3) to determine selectivity. Eighteen target compounds 9-26 were screened for their mPGES-1 and COX-1/2 inhibitory activities. Of these compounds, 26 (KUC16D425) showed the highest mPGES-1 inhibition at 10 mu M. This compound has also been observed to induce apoptosis and inhibit cell migration in MCF-7 cells. In silico molecular docking calculations were performed to understand the binding interactions of compounds with target proteins. ADMET predictions were also done to evaluate drug-like properties of the novel compounds.Article Türkiye’de Uluslararası İlişkiler Eğitimi: Yeni Yaklaşımlar, Yeni Yöntemler(International Relations Council of Turkey, 2021) Ermihan, E.[No abstract available]

