TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12469/4467
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu by Scopus Q "Q3"
Now showing 1 - 20 of 36
- Results Per Page
- Sort Options
Article Adölesan İdiyopatik Skolyozun Anterior Enstrümantasyon ile Tedavisi ve Erken Sonuçlar(Türk Ortopedi ve Travmatoloji Derneği, 2001) Göğüş, Abdullah; Akman, Şenol; Talu, Ufuk; Şar, Cüneyt; Hamzaoğlu, AzmiAmaç: Üçüncü kuşak anterior vida;tek çubuk sistemleri ve intervertebral titanyum mesh kullanılarak tedavi edilen adölesan idiopatik skolyozlu olgularda erken dönem tedavi sonuçları değerlendirildi. Çalışma planı: Adölesan idiopatik skolyozlu 17 hasta (15 kadın, 2 erkek; ort. Yaş 14.9:dağılım 11-20) değerlendirildi. Eğrilikler dört olguda King tip I, altı olguda tip II, iki olguda tip III, iki olguda tip IV ve üç olguda lomber olarak sınıflandırıldı. Lomber olgularda tüm seviyelerde, torakal olgularda ise enstrümantasyonun kranial ve kaudal sınırlarında intervertebral titanyum mesh$ler kullanıldı. Tüm olgular ameliyat sonrası 3-6 ay süreyle torakolumbosakral ortez içinde immobilize edildi. Hastaların ameliyat öncesi, ameliyat sonrası ve takiplerinde iki yönlü orthoröntgenografileri değerlendirildi. Ortalama takip süresi 28 ay (dağılım 18-41 ay) idi. Sonuçlar: Koronal eğrilik derecesi ortalamaları ameliyat öncesinde 51, ameliyat sonrasında 8.6 bulundu. Koreksiyon oranı ortalaması %83.9 idi. Ameliyat sonrası sagital açı değerleri ortalaması torakal kifoz için 27.5, lomberlordoz için 37.6 bulundu. Sekonder eğriliklerin hiçbirinde dekompensasyon gelişmedi. Posterior enstrümantasyon ile karşılaştırıldığında ortalama 0.93 seviye füzyondan tasarruf edildi. Torakolomber geçiş bölgesi kifozu saptanmadı. Bir torasik olguda vida sıyırması nedeniyle, erken dönemde posterior enstrümentasyon ile revizyon uygulandı. Takiplerde psödoartroz, implant yetersizliği ve koreksiyon kaybı gibi problemlerle karşılaşılmadı, Çıkarımlar: Sonuçlarımız üçüncü kuşak anterior tek çubuk enstrümentasyon ve intervertebral titanyum mesh'lerin adölesan idiopatik skolyozun cerrahi tedavisinde posterior enstrümentasyona iyi bir alternatif olduğunu gösterdi.Other Antibiyotikli kemik çimentosunun 0 ve 15. günlerde mekanik dayanımı: Surgical Simplex P kemik çimentosu ve teikoplanin ile biyomekanik çalışma(Türk Ortopedi ve Travmatoloji Derneği, 2002) Göğüş, Abdullah; Akman, Şenol; Göksan, Bora S.; Bozdağ, ErgünAmaç: Mekanik dayanım açısından 40 gr belirli bir kemik çimentosuna katılabilecek belirli bir antibiyotiğin maksimum dozu "0. gün" ve antibiyotik salınımı sonrası "15. gün" için araştırıldı. Çalışma planı: 40 g Surgical Simplex P kemik çimentosuna 0, 400, 800,1200,1600, 2000, 3200 ve 4000 mg teikoplanin katılarak sekiz deney grubu oluşturuldu. Kompresyon ve dört nokta eğme mekanik dayanım testleri için üçüncü kuşak sement hazırlama ve uygulama koşullarında örnekler elde edildi. Her bir konsantrasyon için "0. gün" ve "15. gün" için 10'ar örnek oluşturuldu. Örneklerin mekanik dayanım testleri ASTM ve ISO standartlarına göre "0. gün" ve 37∘ C su banyosunda antibiyotik salınımı sonrası "15. gün"de yapıldı. Değişik antibiyotik konsantrasyonları 0 mg kontrol grubu ile, ayrıca aynı antibiyotik konsantrasyonlarının 0. gün ve 15. gün mekanik test sonuçları karşılaştırıldı. Sonuçlar: Kompresyon testlerinde "0. gün" grubu içinde anlamlı farklılık bulunmadı; "15. gün" grubunda ise 800 mg'den itibaren anlamlı dayanım azalması saptandı. Her iki grupta tüm konsantrasyonlarda elde edilen mekanik dayanım değerleri ASTM alt limiti olan 70 MPa'nın üzerindeydi. Dört nokta eğme testinde "0. gün" grubunda 1200 mg'den itibaren, "15. gün" grubunda ise 400 mg'den itibaren anlamlı dayanım azalması saptandı. "15. gün" grubundan 4000 mg ISO'nun alt limiti olan 50 MPa'nın altında kalırken, 3200 ve 2000 mg gruplarında 50 MPa'ya çok yakın sonuçlar elde edildi. Çıkarımlar: Deney sonuçları, üçüncü kuşak çimento hazırlama ve uygulama koşullarında, 40 gr Surgical Simplex P kemik çimentosuna güvenle katılabilecek en yüksek teikoplanin dozunun 1600 mg olduğunu gösterdi.Article Citation - WoS: 2Citation - Scopus: 3Aryl Butenoic Acid Derivatives as a New Class of Histone Deacetylase Inhibitors: Synthesis in Vitro Evaluation and Molecular Docking Studies(Scientific Technical Research Council Turkey-Tubitak, 2014) Esiyok, Peruze Ayhan; Seven, özlem; Eymur, Guluzar; Tatar, Gamze Bora; Erden, Didem Dayangaç; Yelekçi, Kemal; Yurter, Hayat; Demir, Ayhan S.; Ayhan, Peruze EşıyokNew aryl butenoic acid derivatives have been synthesized by combining hydroxy- or methoxy-substituted phenyl rings as the capping group with a double bond in the short linker as well as metal binding groups enoic ester and salts bearing either methyl or morpholine. These compounds have been shown to possess promising histone deacetylase inhibition activities via in vitro fluorometric assay and molecular docking studies.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Assesment of soft error sensitivity of power flow analysis(Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2023) Yetkin, Emrullah FatihToday's power systems are large and interconnected to each other with many buses, lines, loads, and generators. Even the solution of a single snapshot of the system for specific conditions requires the solution of systems of equations with large sizes. Thus, to obtain the results in a reasonable time for large problems like electrical power flow simulations, modern large computational environments should be employed. However, because of the increasing number of components in the modern computational environment, the possibility of soft errors also increases. Soft errors can be defined as failures arising from several fluctuations due to x-rays, cosmic particle effects, etc. These types of errors usually appear at any time of computation as a bit-flip in any floating-point operations. In this paper, we will investigate the soft-error effects on large-scale power flow simulations. Generally, power flow calculations are performed by using Newton Raphson Method. The system is modeled by nonlinear equations and the solution process requires a linear solver is employed to take the inverse of the Jacobian matrix at each iteration. In this study, the soft-error sensitivity of the numerical methods used in load flow was examined, and the problems that may be encountered were revealed.Article Çağının Mimarlık Ortamına Katkılarıyla Diyarbakır Artuklu Sultanı Nâsırüddin Melik Salih Mahmud (1200-1222)(Istanbul Univ, Research Inst. Turkology, Dept Art History, 2025) Alper, MehmetNâsırüddin Melik Salih Mahmud (M 1200-1222), Diyarbakır ve Mardin Bölgesinde 1102-1409 yılları arasında üç kol hâlinde hüküm sürmüş Artuklu Beyliği'nin Hasankeyf ve Diyarbakır kolunun sultanıdır. Hükümdarlığı süresince imar faaliyetlerine önem veren Nâsırüddin Melik Salih Mahmud’un siyasi kimliğinin ötesinde çağının önemli yapılarının hem banisi hem de mimarı olduğu yapıların inşa kitabelerinden açıkça anlaşılmaktadır. Yedi Kardeş Burcu (M 1208-1209) ve Devegeçidi Köprüsü, Nâsırüddin Melik Salih Mahmud’un planları doğrultusunda inşa edildikleri kitabelerindeki tersim (tasarımı yapan) ifadeleriyle belirtilen iki mimari eseridir. Her ne kadar inşa kitabelerinde belirtilmemiş olsa da Ulu Beden Burcu ve Artuklu Sarayı’nın mimari özellikleri ile Nâsırüddin Melik Salih Mahmud’u simgelediği düşünülen çift başlı kartal armalı süslemeleri göz önünde bulundurulduğunda yine onun tasarımıyla inşa edildiği kabul edilmektedir. 1200 – 1222 yılları arasında hüküm sürmüş Artuklu Sultanı Nâsırüddin Melik Salih Mahmud dönemi imar faaliyetle- rinin ele alındığı bu çalışmada, bu dönemde Diyarbakır’da inşa edilen yapılar incelenmiştir. Literatür çalışmalarıyla edinilen bilgiler, “Diyarbakır Surları Koruma Projesi” kapsamında gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları sırasında elde edilen bulgularla birlikte değerlendirilerek, Nâsırüddin Melik Salih Mahmud dönemi çok yönlü olarak irdele- nerek bani-mimar ilişkisi ve yöneticinin tasarım sürecine katkısı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca, Diyarbakır’ın en eski kilisesi olduğu kabul edilen ve MS 3 yüzyıla tarihlendirilen St. George Kilisesi’nin Artuklu Dönemi eki olan avlu bölümünü tarihlendirmeye ve inşa edildiği dönemdeki işlevi konusuna açıklık getirmesi amaçlanmıştır.Article Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 5Comparative Classification Performances of Filter Model Feature Selection Algorithms in Eeg Based Brain Computer Interface System(Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2023) Bulut, Cem; Balli, Tugce; Yetkin, E. FatihBrain-computer interface (BCI) systems enable individuals to use a computer or assistive technologies such as a neuroprosthetic arm by translating their brain electrical activity into control commands. In this study, the use of filter-based feature selection methods for design of BCI systems is investigated. EEG recordings obtained from a BCI system designed for the control of a neuroprosthetic device are analyzed. Two feature sets were created; the first set was band power features from six main frequency bands (delta (1.0-4 Hz), theta (4-8 Hz), alpha (8-12 Hz), beta (12-25 Hz), high-beta (25-30Hz) and gamma (30-50 Hz)) and the second set was band power features from ten frequency sub-bands (delta (1-4 Hz), theta (4-8 Hz), alpha1 (8-10 Hz), alpha2 (10-12 Hz), beta1 (12-15 Hz), beta2 (15-18 Hz), beta3 (18-25 Hz), gamma1 (30-35 Hz), gamma2 (35-40 Hz), gamma3 (40-50 Hz)). Ten filter-based feature selection methods are investigated along with linear discriminant analysis, random forests, decision tree and support vector machines algorithms. The results indicate that feature selection methods leads to a higher classification accuracy and eigen value centrality (Ecfs) and infinite feature selection (Inffs) methods have consistently provided higher accuracy rates as compared to rest of the feature selection methods.Article Citation - Scopus: 4A Comparative Study on Denoising From Facial Images Using Convolutional Autoencoder(Gazi Universitesi, 2023) Darici, M.B.; Erdem, Z.Denoising is one of the most important preprocesses in image processing. Noises in images can prevent extracting some important information stored in images. Therefore, before some implementations such as image classification, segmentation, etc., image denoising is a necessity to obtain good results. The purpose of this study is to compare the deep learning techniques and traditional techniques on denoising facial images considering two different types of noise (Gaussian and Salt&Pepper). Gaussian, Median, and Mean filters have been specified as traditional methods. For deep learning methods, deep convolutional denoising autoencoders (CDAE) structured on three different optimizers have been proposed. Both accuracy metrics and computational times have been considered to evaluate the denoising performance of proposed autoencoders, and traditional methods. The utilized standard evaluation metrics are the peak signal to noise ratio (PSNR) and structural similarity index measure (SSIM). It has been observed that overall, while the traditional methods gave results in shorter times in terms of computation times, the autoencoders performed better concerning the evaluation metrics. The CDAE based on the Adam optimizer has been shown the best results in terms of PSNR and SSIM metrics on removing both types of noise. © 2023, Gazi Universitesi. All rights reserved.Article Citation - Scopus: 4A Comparative Study on Denoising from Facial Images Using Convolutional Autoencoder(Gazi Univ, 2023) Darici, Muazzez Buket; Erdem, ZekiDenoising is one of the most important preprocesses in image processing. Noises in images can prevent extracting some important information stored in images. Therefore, before some implementations such as image classification, segmentation, etc., image denoising is a necessity to obtain good results. The purpose of this study is to compare the deep learning techniques and traditional techniques on denoising facial images considering two different types of noise (Gaussian and Salt&Pepper). Gaussian, Median, and Mean filters have been specified as traditional methods. For deep learning methods, deep convolutional denoising autoencoders (CDAE) structured on three different optimizers have been proposed. Both accuracy metrics and computational times have been considered to evaluate the denoising performance of proposed autoencoders, and traditional methods. The utilized standard evaluation metrics are the peak signal to noise ratio (PSNR) and structural similarity index measure (SSIM). It has been observed that overall, while the traditional methods gave results in shorter times in terms of computation times, the autoencoders performed better concerning the evaluation metrics. The CDAE based on the Adam optimizer has been shown the best results in terms of PSNR and SSIM metrics on removing both types of noise.Article Deniz Dibi Tarama Malzemesi, Kömür Uçucu Külü ve Atık Döküm Kumunun Hafif Agrega Olarak Geri Kazanımı(2019) Erdoğan, Pembe Özer; Başar, Hatice MerveGünümüzde, yüksek miktardaki deniz dibi tarama malzemesinin (DTM) diğer endüstriyel atıklarla birliktesürdürülebilir çevresel yönetimi Türkiye genelinde ortak bir sorundur. DTM ve atıkların denizeboşaltım/bertaraf yerine yapay hafif (kaba) agrega (YHA) üretiminde hammadde olarak faydalıkullanımı/geri kazanımı, döngüsel ekonomi kapsamında önemli çevresel kazanç sağlayacaktır. Buçalışmada, DTM, kömür uçucu külü ve atık döküm kumu kullanılarak YHA üretimi araştırılmıştır.Hammaddelerin üç farklı karışımı pelletleme diskinde granüle edilmiş, 105ºC’de kurutulmuş ve kül fırınında1100, 1150, 1170, 1180 ve 1190°C’de 5-10°C/min ısıtma hızı ve 10-20 min sinterleme süresindesinterlenmiştir. Sinterlenen YHA’lar fiziksel, mekanik, mikroyapısal, mineralojik ve sızma özellikleriaçısından analiz edilmiştir. 1190°C sinterleme sıcaklığı, 5°C/min ısıtma hızı ve 20 min sinterleme süresindeüretilen YHA’lar daha iyi agrega özelliklerine neden olmuştur. Ayrıca, bu agregaların sızma (liç) testisonuçlarına göre; eluat ve original atık parametrelerinin, sinterleme prosesinde silika matriksine hapsolmasınedeni ile III. Sınıf (İnert Atık) düzenli depolama tesisi limit değerlerinin altında olduğu; böylece, yapısektöründe kullanım için çevresel risk teşkil etmediği görülmüştür.Article Drivers of Employee Dis/Satisfaction: a Comparison of Tourism and Sports Industries(2023) Sevilmiş, Ali; Kozak, Metin; Özdemir, İlknurThis study aims to identify the common and distinct factors affecting the dis/satisfaction of employees in two different industries, namely tourism and sports, and develop a model. The study was carried out using the qualitative method. A total of 118 employees in five-star hotels and sports centers participated in the study. Common factors affecting employee satisfaction were thematized as relationship with co-workers, nature of the job, relationship with superiors, salary, working hours, career opportunities, and job security. The factors affecting the dissatisfaction were thematized as inefficient salary, lack of relationship with superiors, job insecurity, and lack of relationship with co-workers. In the context of satisfaction in tourism, the theme of “Facilities and benefits” differs from sports. In the context of dissatisfaction with sports, the theme of “lack of career opportunities” differs from tourism. Based on the study findings, practical implications are presented for the two industries in an aim to increase the performance and productivity of their businesses. The study conveys its originality by identifying the employee dis/satisfaction factors in the tourism and sports industries.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Drıvers of Employee Dis/Satisfaction: a Comparison of Tourism and Sports Industries(Akdeniz Univ, Tourism Fac, 2023) Sevilmis, Ali; Kozak, Metin; Oezdemir, Ilknur; İlknur, ; Özdemir, IlknurThis study aims to identify the common and distinct factors affecting the dis/satisfaction of employees in two different industries, namely tourism and sports, and develop a model. The study was carried out using the qualitative method. A total of 118 employees in five-star hotels and sports centers participated in the study. Common factors affecting employee satisfaction were thematized as relationship with co-workers, nature of the job, relationship with superiors, salary, working hours, career opportunities, and job security. The factors affecting the dissatisfaction were thematized as inefficient salary, lack of relationship with superiors, job insecurity, and lack of relationship with co-workers. In the context of satisfaction in tourism, the theme of Facilities and benefits differs from sports. In the context of dissatisfaction with sports, the theme of lack of career opportunities differs from tourism. Based on the study findings, practical implications are presented for the two industries in an aim to increase the performance and productivity of their businesses. The study conveys its originality by identifying the employee dis/satisfaction factors in the tourism and sports industries.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Exploring Distinct Binding Site Regions of Beta(2)-Adrenergic Receptor Via Coarse-Grained Molecular Dynamics Simulations(Scientific Technical Research Council Turkey-Tubitak, 2013) Cakan, Sibel; Akdoğan, Ebru Demetbeta(2)-Adrenergic receptor (beta(2)AR) is a G protein-coupled receptor that is highly flexible and able to recognize a wide range of ligands through its conformational variations. Active and inactive conformations revealed by recent crystallographic experiments do not provide a complete dynamic picture of the receptor especially in the binding site. In this study molecular dynamics (MD) simulation through a residue-based coarse-grained model is used as an alternative and efficient method to explore a wider conformational search space. The system was composed of beta(2)AR embedded into a 1-palmitoyl-2-oleoyl-phosphatidylcholine membrane bilayer with surrounding water. A total of 6 mu s of simulation at constant NPT was performed for a system of 6868 coarse-grained beads. The system reached equilibrium at around 0.1 mu s. The overall 3-dimensional structure was well preserved throughout the simulation. Local residue-based fluctuations were in good agreement with fully atomistic MD simulations. Four distinct snapshots were selected and reverse-mapped to all-atom representations with around 65000 atoms. Each reverse-mapped system was later subjected to 100 ns of MD simulation for equilibration. Root mean square deviation clustering analysis yielded distinct receptor conformers for the binding site regions which were suggested to be alternative representations of the binding pocket and thus were proposed as plausible targets in docking-based virtual screening experiments for the discovery of novel antagonists.Article Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 5Filtre Modelli Öznitelik Seçim Algoritmalarının Eeg Tabanlı Beyin Bilgisayar Arayüzü Sistemindeki Karşılaştırmalı Sınıflandırma Performansları(Gazi Univ, FAC Engineering Architecture, 2023) Bulut, Cem; Ballı, Tuğçe; Yetkin, E. FatihBeyin bilgisayar arayüzleri (BBA), beyin elektriksel aktivitelerini kontrol komutlarına çevirerek bilgisayar veya nöroprostetik kol gibi yardımcı teknolojilerin kullanılmasını sağlayan sistemlerdir. Bu çalışmada filtre tabanlı öznitelik seçim yöntemlerinin farklı sınıflandırma algoritmaları ile birlikte kullanılmasının BBA sistemlerine getirebileceği kazanımlar araştırılmıştır. Bu çerçevede nöroprostetik bir cihazın kontrolü için tasarlanan BBA sisteminden elde edilmiş EEG kayıtları analiz edilmiştir. EEG kayıtlarının analizi için delta (1.0-4 Hz), teta (4-8 Hz), alfa (8-12 Hz), beta (12-25 Hz), yüksek-beta (25-30Hz) ve gama (30-50 Hz) frekans bantlarından ve delta (1-4 Hz), teta (4-8 Hz), alfa1 (8-10 Hz), alfa2 (10-12 Hz), beta1 (12-15 Hz), beta2 (15-18 Hz), beta3 (18-25 Hz), gama1 (30-35 Hz), gama2 (35-40 Hz), gama3 (40-50 Hz) alt frekans bantlarından bant gücü öznitelikleri çıkarılmıştır. Elde edilen iki veri seti öznitelik seçimi uygulamadan ve öznitelik seçimi uygulayarak sınıflandırılmıştır. Çalışmada toplam 10 adet filtre tabanlı öznitelik seçimi yöntemi ile birlikte, doğrusal ayırt eden analizi, rassal ormanlar, karar ağaçları ve destek vektör makinaları sınıflandırma algoritmaları kullanılmıştır. Çalışma sonucunda EEG kayıtlarının sınıflandırılması için öznitelik seçme algoritmalarının uygulanmasının daha yüksek başarımlı sonuçlar verdiği ve bu çalışmada ele alınan öznitelik seçme yöntemlerinden, özdeğer merkeziyetine göre öznitelik seçimi (Ecfs) ve sonsuz öznitelik seçimi (Inffs) yöntemlerinin filtre tabanlı yaklaşımlar arasında en iyi sonuçları verdiği gözlenmiştir.Other Gonartrozlu olgularda artroskopik debridman ile birlikte intraartiküler sodyum hyaluronat uygulamalarımız ve sonuçlarımız(Türk Ortopedi ve Travmatoloji Derneği, 2001) Akman, Şenol; Şen, Cengiz; Göğüş, Abdullah; Demirhan, Mehmet; Kılıçoğlu, ÖnderAmaç: Diz eklemi dejeneratif değişikliklerinde artroskopik debridman sonrasi eklem içi sodyum hyaluronat uygulamasının klinik sonuçlarını değerlendirmek. Çalışma planı: Artroskopik incelemede medial femoralkondilde kondral patoloji saptanan 57 hastanın 57 dizindeartroskopik debridman uygulandı. Hastaların 19'u erkek, 38'i kadındı (ort. Yaş 56; dağılım 31-75). Outerbridge sıniflamasma göre 26 dizde 1-2. derece (grup A), 31 dizde 3-4. derece (grup B) kondral lezyon saptandı. Debridmanla birlikte parsiyel menisektpmi ve plika eksizyonu uygulanan olgular çalişmaya alınmadı. Hastaların tümüne artroskopik debridman sonrasi birer hafta aralıklarla toplam üç kez eklem içi sodyum hyaluronat enjeksiyonu yapıldı. Ameliyat sonrasi değerlendirme Lysholm skorlamasma göre altıncı ve 22. aylarda yapıldı. Sonuçlar: Altıncı ayda Lysholm skoru ortalamasında grup A'da 41.5 puan, grup B'de 29.8 puan artış saptandı. Altıncı aydaki skorlara göre çok iyi ve iyi sonuçların oranı grup A' da %84.6, grup B'de %38.7 bulundu. Yirmi ikinci ayda grup A'da skorda 7 puan düşüş, grup B'de 8 puan düşüş saptandı. Çok iyi ve iyi sonuçların oranı grup A'da %69.2, grup B'de %22.5 bulundu. Çıkarımlar: Artroskopik debridman sonrasi eklem içi sodyum hyaluronat enjeksiyonunun ilk altı aylık dönemde ağrı ve fonksiyon açisindan etkili olduğu, ancak bu etkinin uzun süre devam etmediği görüldü.Article Great Mosque of Gümü?: an Architectural Study on the Date and Patron Problem;(Istanbul University Press, 2019) Keskin,M.C.The mosque in Gümüş, a small town in the Amasya region, attracts attention because of the problem of identifying its patron. The Turkish inscription written in the Latin Alphabet "Yörgüç Rüstem Paşa Camisi 1426" on the plate on the portal, consubstantiating Yörgüç Paşa and Rüstem Paşa, identifies a historical figure who never existed as the patron of the building. This consubstantiation refers to two important actors in the construction process of the mosque: Yörgüç Paşa (d. 1442), the vizier of Murad II and Rüstem Paşa (d. 1561), the vizier of Süleyman I. This study does not aim to reveal whether Yörgüç Paşa or Rüstem Paşa was the true patron who commissioned the building, rather it aims to examine the building in detail to date its parts. © Yazarlar. Istanbul Üniversitesi tarafindan Creative Commons Lisansi.Article Great Mosque of Gumus: an Architectural Study on the Date and Patron Problem(Istanbul Univ, 2019) Keskin, Mustafa ÇağhanThe mosque in Gumus, a small town in the Amasya region, attracts attention because of the problem of identifying its patron. The Turkish inscription written in the Latin Alphabet "Yorguc Rustem Pasa Camisi 1426" on the plate on the portal, consubstantiating Yorguc Pasa and Rustem Pasa, identifies a historical figure who never existed as the patron of the building. This consubstantiation refers to two important actors in the construction process of the mosque: Yorguc Pasa (d. 1442), the vizier of Murad II and Rustem Pasa (d. 1561), the vizier of Suleyman I. This study does not aim to reveal whether Yorguc Pasa or Rustem Pasa was the true patron who commissioned the building, rather it aims to examine the building in detail to date its parts.Article Güç akışı analizinin geçici hata duyarlılığının değerlendirilmesi(2023) Yetkin, Emrullah FatihGünümüzün güç sistemleri detaylı modelleme ihtiyaçları nedeniyle çok büyük boyutlara ulaşabilmektedir ve belirli koşullar için sistemin tek bir anlık görüntüsünün çözümü bile büyük boyutlu denklem sistemlerinin çözümünü gerektirir. Bu nedenle de makul bir sürede sonuçları elde etmek için modern yüksek başarımlı hesaplama ortamları kullanılmalıdır. Bununla birlikte, yüksek başarımlı hesaplama ortamlarında artan bileşen sayısı nedeniyle, geçici hata olasılığı da artar. Geçici hatalar, x-ışınları, kozmik parçacık etkileri gibi nedenlerle cihaz bileşenlerinde oluşabilen çeşitli dalgalanmalardan kaynaklı arızalar olarak tanımlanabilir. Bu tür hatalar genellikle herhangi bir hesaplama anında herhangi bir kayan nokta işleminde yaşanan bir bit- kayması ile modellenebilir. Bu makalede, büyük ölçekli güç akışı simülasyonları üzerindeki geçici hata etkileri incelenmektedir. Genel olarak yük akışı hesaplamaları, sistem doğrusal olmayan denklemlerle modellendiği için, Newton-Raphson yöntemi kullanılarak yapılır ve çözüm süreci, her yinelemede Jakobiyen matrisinin tersini almak için doğrusal bir çözücünün kullanılmasını gerektirir. Bu çalışmada, özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarının sistemlere eklenmesi ile çok büyük boyutlara ulaşılabilen elektrik yük akış problemlerinde kullanılan matematiksel yöntemlerin geçici-hatalara karşı hassasiyetleri incelenerek, karşılaşılabilecek sorunlar ortaya konulmuştur.Article Gümüş Ulu Camii: Bani ve Dönem Sorunları Üzerine Bir Mimari Deneme(İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, 2019) Keskin, Mustafa ÇağhanAmasya’nın Gümüş kasabasında yer alan cami, banisinin kim olduğuna ilişkin sorunlar ile dikkat çeker. Taç kapı üzerinde bulunan “Yörgüç Rüstem Paşa Camii 1426” ibaresi, Yörgüç Paşa ile Rüstem Paşa’yı özdeşleştirerek tarihte hiç var olmamış bir figürü bani olarak ilan eder. Bu özdeşim, caminin oluşumundaki en önemli iki aktöre referans vermektedir; II. Murad’ın vezirlerinden Yörgüç Paşa (ö.1442) ve Kanuni Sultan Süleyman’ın vezirlerinden Rüstem Paşa (ö.1561). Bani kimliğine ilişkin karmaşa, yalnız yöredeki geleneksel özdeşim üzerinden değil, yapıya dair günümüze ulaşan yazılı kaynaklarda da izlenebilir. Bu araştırma, caminin gerçek banisinin kim olduğunu veya Yörgüç Paşa ya da Rüstem Paşa’dan hangisinin bu yapıya ismini vermeyi hak ettiğini ortaya koymayı amaçlamayan, ancak, yapısal veriler üzerinden bir mimarlık tarihi okuması yaparak, hangi kısımların hangi döneme ait olabileceğini tartışmayı öngören bir denemedir.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 3Haydarpasa Train Station: Present Past and Future(Middle East Technical Univ, 2013) Erkan Kösebay, YoncaThe facade of Haydarpasa Train Station has been changed more than once in the course of its century old life time. Until the fire in November 2010 wiping out the roof the building was recalled only with a single image although the original facade of the building was slightly different than it is commonly remembered one. Currently while the wounds of the building are on the verge of healing a new identity for the station is being tailoredArticle Haydarpaşa Tren Garı: Bugün, Dün ve Yarın (1) Kentin Bedeninde Bir Yara (2)(2013) Erkan, Yonca Kösebay[Abstract Not Available]

