Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12469/7775

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 1418
  • Master Thesis
    Kentsel Alanlarda Yeniden Vahşileştirme Stratejilerine Çok Boyutlu Yaklaşım
    (2025) Güneş, Gülşah; Dur, Ali
    Bu tez çalışması, doğa ile yeniden bağ kurma fikrine dayanan 'yeniden yabanileşme' kavramını kentsel bağlamda ele alarak, bu yaklaşımın kent içindeki dönüşümünü ve dönüştürücü potansiyelini farklı kentlerde uygulanan yeniden yabanileşme pratikleri üzerinden incelemektedir. Yeniden yabanileşme son yıllarda hızla artan kentsel yayılım ve biyoçeşitlilik kaybı karşısında kırsal doğa koruma alanlarından kentlere taşınmıştır. Bu süreçte yeni stratejiler, araçlar ve pratikler üretmeye başlamıştır. Bu çalışma, bu geçişin kesişim noktasında konumlanarak, kentte yeniden yabanileşme olanaklarını tartışmayı ve bunları çeşitlendirecek bir çerçeve çizmeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, farklı coğrafyalardan seçilen yirmi kentsel yeniden yabanileşme vakası incelenmiştir. Bu vakalar, kamu kurumlarının yürüttüğü stratejik planlamalardan mahalle ölçeğinde topluluk temelli mikro müdahalelere kadar çeşitlilikleriyle ele alınmıştır. Vaka anlatıları, kentsel yeniden yabanileşmenin süreç katmanlarını oluşturan üç boyut üzerine kuruludur: ekolojik, mekânsal bağlam ve aktörler boyutu. Boyutlar, her vakayı sistematik biçimde çözümleyebilmek için bir okuma şablonu işlevi görmüştür. Bu çoklu okuma, fiziksel müdahale yöntemleri kadar karar alma mekanizmalarını, toplumsal katılım biçimlerini ve stratejik motivasyonlarını tablolar ve diyagramlar aracılığıyla görünür kılmaktadır. Tez, bu bulgular üzerinden kentsel yeniden yabanileşmenin sınırlarını ve asgari koşullarını tartışmaya açmakta ve kentlerin ekolojik ve toplumsal dönüşümünde yeniden yabanileşmenin nasıl bir rol üstlenebileceğine dair kavramsal bir çerçeve sunmaktadır. İncelenen vakalarla ortaya konulan strateji seti, kamusal alanların yeniden düşünülmesinden yerel türlerle ilişkilerin güçlendirilmesine, topluluk katılımının artırılmasından çok aktörlü karar alma modellerinin geliştirilmesine uzanan bir dönüşüm perspektifi sunmaktadır.
  • Master Thesis
    Parçalanmış Gerçeklikler: John Cassavetes'in Shadows (1959) ve Opening Night (1977) Filmlerinin Brechtiyen Analizi
    (2025) Tohum, Merve; Tüzün, Defne
    Bu tez, Amerikan bağımsız sinemasının öncü figürlerinden biri olarak kabul edilen ve Hollywood konvansiyonlarına açıkça karşı çıkan John Cassavetes'in filmlerinde kullandığı filmik stratejilerin, Bertolt Brecht'in Aristocu klasik tiyatroya karşı geliştirdiği epik tiyatro anlayışıyla nasıl kesiştiğini incelemektedir. Shadows (1959) ve Opening Night (1977) filmlerini Brechtiyen estetik çerçevesinde ele alan bu çalışma, Cassavetes'in sinematik gerçekçilik arayışının, Hollywood karşıtı duruşunun ve klasik anlatı yapılarını reddedişinin Brecht'in epik tiyatro ilkeleriyle nasıl örtüştüğünü ortaya koymaktadır. Bu tez, söz konusu filmlerin Klasik Hollywood'un görünmez anlatım tekniklerini ve illüzyonist izleyici yaklaşımını sorguladığını, bunun yerine parçalanmış yapılar, kendine referans veren anlatım teknikleri ve izleyiciyi yabancılaştıran stratejiler benimsediğini savunmaktadır. Ayrıca, Cassavetes'in kendine özgü sinema yapma biçiminin, Brechtiyen diyalektik temsille ve Verfremdungseffekt ile Gestus kavramlarıyla örtüştüğünü ileri sürmektedir. Cassavetes'in yenilikçi sinemasal yaklaşımının, yeni bir film biçimi yaratarak seyir deneyimini yeniden şekillendirdiği gösterilmektedir. Shadows'daki Brechtiyen stratejiler, 1950'lerin Klasik Hollywood konvansiyonları ve melodramatik anlatı anlayışıyla karşılaştırılarak incelenirken, Opening Night'taki Brechtiyen stratejiler 1970'lerin Yeni Hollywood eğilimleri çerçevesinde değerlendirilmektedir.
  • Master Thesis
    Kelimelerin Gözünden Sanat: Bilge Karasu'nun Forum Dergisi'nde Yayınlanan Sanat Eleştirileri (1954-1959)
    (2025) Burçoğlu, Zeynep; Erek, Ayşe Nur
    Bu tez 1954-1970 yılları arasında on beş günde bir yayınlanan Forum Dergisi'nde Bilge Karasu tarafından 1954-1959 yılları arasında kaleme alınmış Kültür ve Sanat eleştirilerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç ile Türkiye'deki sanatsal hareketlerin, sanat piyasası ve sanat tartışmalarının devletin kültür politikaları ile ilişkisi ekseninde ele alınmıştır. Bununla birlikte edebi metinlerinde farklı sanat dallarından beslenen ve Türk Post-Modern edebiyatının önde gelen isimlerinden Bilge Karasu'nun sanat eleştirileri üzerinden inceleme yapılarak, temsilin görsel sanatlar ve yazıdaki karşılıkları, görme biçimleri, dilin plastik sanatlarda ve edebiyatta kurulma biçimleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. İlgili literatürün analizi, Karasu'nun yer aldığı Forum sayılarının arşiv araştırması ve incelenmesi, dönemin politik tarihi ve kültür sanat ortamının araştırması ile beraber sürdürülmüş olup sanat eleştirilerinin yazıldığı bağlam ile birlikte araştırılması hedeflenmiştir. Bu arşiv araştırması ile birlikte Karasu'nun edebi eserlerindeki imge kavramı ve sanatsal göndermeler araştırılarak, sanat üretimi ve eleştirisindeki paralellik kuran kavramlar araştırılmıştır.
  • Master Thesis
    Otobiyografik Performansın Üretimi: Aramızdaki Mesafe Oyunu Üzerine Bir İnceleme
    (2025) Gültekin, Bülent; Yüceil, Zeynep Sirel Günsür
    Bu tez, erken moderniteden Zygmunt Bauman'ın 'akışkan modernite' olarak tanımladığı döneme geçişte sabit ve bütünlüklü benlik tanımının çözülüşünü ve bunun otobiyografik performansa yansımalarını sorunsallaştırmaktadır. Çalışma, gündelik hayatta dahi sürekli bir performansla inşa edilen parçalı ve kurgusal benliğin, sahnede nasıl bir varlık kazanabileceği ve benlik ile ilgili değişen paradigmalarının otobiyografik performansı nasıl etkilediği sorularını merkeze alır. Bu sorgu, yazarın hem kendi otobiyografisinden hem de amcasının biyografisinden yola çıkarak yazdığı ve oynadığı Aramızdaki Mesafe adlı tek kişilik oyunun üretim ve icra sürecinin otoetnografik incelemesi aracılığıyla yürütülmüştür. Benliğin ilişkisel inşa sürecini hem toplumsal hem de genetik açılardan inceledikten postmodern durumun ve parçalanmış benlik anlayışının tiyatro alanında nasıl vuku bulduğu incelenmiştir. Son bölümde teoriler ışığında Aramızdaki Mesafe oyunu üzerinden yapılan otoetnografik inceleme, oyunun çift katmanlı yapısının –klasik anlatı ile postdramatik estetiğin iç içe geçmesinin– modernitenin tutarlı ve sabit kimlik arzusu ile postmodern benliğin parçalı doğası arasındaki gerilimi somutlaştırdığını ortaya koymayı hedefler. Otobiyografik anlatı ve performans, geçmişteki sabit benliği temsil eden bir eylemden ziyade, icra ve yazım süreci anında seyircinin ve okurun tanıklığında benliği diyalojik olarak yeniden inşa eden bir süreçtir. Bu bağlamda tez, bu teoriyi kişisel travma anından başlayan ve toplumsal bir yapıya dönen benliğin nasıl bulunacak bir öz değil, anlatılarla sürekli yeniden kurulan devingen bir yolculuk olduğunu ortaya koymaktadır.
  • Master Thesis
    Benetton'un Deneyime Dayalı Tasarım Ortamı Fabrica ve Tasarım Eğitim Modelleri Üzerindeki Dönüştürücü Etkileri
    (2025) Kara, Meriç; Coşkun, Ayşe E.
    Günümüz tasarım eğitimi, mevcut taleplerin gerisinde kalmak ve çeşitli faktörler nedeniyle standartlaşmasıyla eleştirilmektedir; gerçek dünya ihtiyaçlarından kopuk olduğu, hızla değişen tasarım alanlarına yeterince odaklanmadığı, somut çıktılara fazla yoğunlaştığı ve mezunları kariyerlerine hazırlıksız bıraktığı öne sürülmektedir. Tasarım eğitminde erken dönemdeki standartlaşmalar mesleğin gelişimini desteklemişken, bugün, eleştirel düşünme, yaratıcılık, çeşitlilik ve keşfetme yetilerini sınırlama riski taşımaktadır. Bazı akademisyenler, öğrencileri farklı disiplinlerde teknik ve sosyal becerilerle donatmak, kendi gelişimlerini desteklemek ve yeni bir tasarımcı kuşağı yetiştirmek için reform çağrısında bulunmaktadırlar (örn. Norman, Yang ve ark.). Bu bağlamda çalışma, İtalya'da Benetton ve Oliviero Toscani tarafından kurulmuş Fabrica'yı (1994–2024), bir gayri resmi deneyimsel öğrenme platformu örneği olarak tekil vaka çalışmasıyla inceler. Fabrica'nın yapısı, metodolojisi, öğrenim içerikleri ve bunların öğrenim deneyimlerine ve kariyerlerine etkileri araştırılmaktadır. Çalışma, bir marka girişiminin katılımcılara sağladığı küresel ve disiplinlerarası genç yaratıcı topluluğu, kültür, zaman, özgür yaratıcı alan ve mentörlük deneyiminden elde edilen içgörüler sunmaktadır. Bir yıllık burslu programın, okuldan ziyade profesyonel deneyime yakın olduğunu görülmektedir. Program, disiplinlerarası üretimler, araştırarak, deneyerek ve 'yaparak öğrenme' gibi eğitim değerleri taşırken, topluluk ilişkileriyle birlikte mesleki ve kişisel gelişimi ve kariyerleri desteklemektedir. Araştırmacının, katılımcı olarak 2003–2005 yılları arasındaki deneyimi, ön bilgi ve topluluğa doğrudan erişimini sağlar. Çalışma oto-etnografik olup, ortak görüşlerle desteklenmektedir. Karma yöntem kullanan araştırma, akademik literatür, çevrimiçi kaynaklar, anket verileri ve CEO görüşmelerine dayanmaktadır. Çalışma, güncel tasarım eğitimi ve tasarım odaklı marka girişimleri için içgörüler sağlamayı amaçlar.
  • Master Thesis
    Jestten Performativiteye: 'D Grubu'nun Pratikleri ve Alımlanışı
    (2025) Akyavaş, Sedanur; Erek, Ayşe Nur; Sünter, Emre
    Bu tez, 1933–1947 yılları arasında Türkiye'de etkin olan d Grubu'nun pratiklerini ve alımlanış biçimlerini inceleyerek performans çalışmaları alanının kavramsal araçlarını sanat tarihi disiplinine uygulamayı ve genişletmeyi amaçlamaktadır. Performans çalışmalarının disiplinler arası temellerinden yararlanarak, kuramsal çerçevesinin merkezine jest ve edimsellik (performativite) kavramlarını yerleştirmektedir. Giorgio Agamben'in jestin 'araçsallığına' (mediality) dair düşüncelerinden ve J. L. Austin, Judith Butler ile Erika Fischer-Lichte'nin edimsellik tartışmalarından hareketle, çalışma jest ile edimsellik arasında bir süreklilik öneren bir yöntem ortaya koymaktadır. Bu yaklaşım, sanatsal pratikleri ve onların alımlanışını yapılandıran edimsel, ilişkisel ve toplumsal olarak içkin dinamikleri görünür kılmayı hedefler. Tez, d Grubu'nun faaliyetlerine ilişkin sergi raporlarını, basın eleştirilerini, karikatürleri, arşiv belgelerini ve söyleşileri analiz etmektedir. Bu malzemeleri 1930'lar ve 1940'lar Türkiye'sinin kültürel, toplumsal ve siyasal bağlamına yerleştirerek; grubun kendilerini adlandırma biçimlerini, sergi ve konferans düzenleme pratiklerini, kamusal görünürlük üretme stratejilerini ve basınla kurdukları etkileşimleri, dönemin oluşmakta olan modern sanat alanındaki konumlarını hem ifade eden hem de yeniden şekillendiren edimsel jestler olarak yorumlamaktadır. Bulgular, d Grubu'nun pratiklerinin yalnızca sanatsal etkinlikler olarak değil, aynı zamanda kolektif kimlik, kamusal katılım ve sanatsal meşruiyetin yeni biçimlerini üreten edimsel eylemler olarak işlediğini göstermektedir. Böylece tez, performans odaklı bir yöntemin sanat tarihini hiyerarşik olmayan, ilişkisel bir çerçevede kavramaya nasıl imkân verebileceğini ortaya koymaktadır.
  • Master Thesis
    Kültürel Mirasın Korunmasında İdeolojik Seçicilik: Koruma Politikalarının Tarihsel ve Kavramsal Temelleri
    (2025) Okay, Mert; Alioğlu, E. Füsün
    Bu tez, kültürel mirasın korunmasında etkili olan ideolojik seçicilik olgusunu ve karar alma süreçlerinin tarih boyunca siyasal, ekonomik ve toplumsal dinamiklerle nasıl şekillendiğini incelemektedir. Çalışmanın temel tezi, koruma eyleminin nötr ya da yalnızca teknik bir faaliyet olmadığı, aksine, iktidar yapılarının geçmişi seçme, yorumlama veya dışlama biçimleri aracılığıyla kendi meşruiyetlerini ürettikleri politik bir araç olduğudur. Araştırma, karşılaştırmalı ve tarihsel bir yöntem benimseyerek farklı dönemlerdeki karar vericilerin dini otoritelerden imparatorluklara, ulus devletlerden neoliberal kurumlara kadar hangi değerleri korumaya layık gördüklerini ve bu tercihler aracılığıyla nasıl bir ideolojik süreklilik kurduklarını analiz etmektedir. Bu yaklaşım, koruma olgusunu yalnızca fiziksel bir eylem değil, aynı zamanda yönetişim biçimleri, kimlik inşası ve kamu yararı arasındaki politik müzakere alanı olarak ele almaktadır. Tez, mimarlık, sosyoloji, ekonomi ve kültürel miras çalışmaları gibi disiplinlerden yararlanarak çok katmanlı bir kuramsal çerçeve oluşturmuştur. Arşiv belgeleri, yasal düzenlemeler ve saha gözlemleri bir araya getirilerek, koruma politikalarının politik ekonomisi ve kentsel dönüşüm üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. İstanbul'daki üç büyük kıyı dönüşüm projesi Galataport, Tersane İstanbul ve Haydarpaşa Limanı vaka çalışması olarak ele alınmış, bu projeler aracılığıyla, neoliberal kent politikalarının kültürel mirası kolektif bir bellek alanı olmaktan çıkarıp yatırım ve marka üretimi aracı hâline getirdiği ortaya konmuştur. kültürel mirasın korunmasının apolitik bir koruma faaliyeti değil, hafıza ile iktidar arasındaki dinamik bir müzakere alanı olduğunu göstermektedir. Tez, ideolojik seçiciliğin günümüzde de kültürel mirasın kaderini belirleyen en güçlü unsur olarak varlığını sürdürdüğünü ortaya koymaktadır.
  • Master Thesis
    Sürdürülebilir Modada İletişim Stratejileri
    (2025) Karıksız, İremsu; Emre, Perrin Öğün
    Moda her zaman yaşam tarzımızın ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bu bağlamda, yavaş moda ve hızlı moda, sürdürülebilirlik konusunda sektördeki iki paradigmayı temsil eder. Hızlı moda, tüketicilerin son trendlere olan tercihleriyle yönlendirilen ucuz kıyafetlerin hızlı üretimiyle bağlantılıdır. Yavaş moda, moda endüstrisinde uzun vadeli giyilebilir, yüksek kaliteli kıyafetler ve zamansız moda ile bağlantılıdır. Çalışma, Türkiye'de sürdürülebilir ve yavaş modanın durumunu incelemeyi, Türkiye'de sürdürülebilir ve yavaş modanın bağlantısına ve Türkiye'de sürdürülebilir modanın sosyal medya gibi iletişim stratejileriyle bağlantısına odaklanmayı amaçlamaktadır. Çalışmanın temel amacı, sürdürülebilir modanın sosyal medya ve iletişim faaliyetlerinde nasıl bir rol oynadığını ve hedef kitleyle etkileşim kurmak için hangi iletişim stratejilerini kullandığını açıklamaktır. Araştırma sonuçları, iki Türk sürdürülebilir markası ve iki sürdürülebilir moda derneğiyle yapılan yarı yapılandırılmış, derinlemesine görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, sürdürülebilir moda sektöründeki farkındalığa rağmen yüksek sosyal medya reklam bütçeleri, sınırlı ölçekli kampanyalar ve sosyal medyada hedef kitleye ulaşmadaki zorluklar sektörün gelişmesinin önündeki temel engellerdir. Bu çalışma, sosyal medya ve sosyal medyada stratejik mesajlaşmayı içeren iletişim stratejilerinin rolünü araştırmaktadır. Bulgular, sürdürülebilir moda markalarının ve sürdürülebilirlik derneklerinin sürdürülebilir uygulamalarını ağırlıklı olarak sosyal medyada (örneğin Instagram'da stratejik mesajlaşma), web sitelerinde ve dijital platformlarda sergilediğini göstermektedir. Bu çalışma ile sürdürülebilir moda markaları ve derneklerinin iletişim stratejileri ile sürdürülebilir uygulamaları konusunda derinlemesine bir anlayış ortaya konulmuştur. Türkiye'de sürdürülebilir moda yaygın olarak tanınmamaktadır ve bu da sürdürülebilir markaları ve sürdürülebilirlik derneklerini iletişim stratejilerini sosyal medya platformlarıyla iyileştirmenin yollarını aramaya yöneltmektedir. Ancak, insanlar sürdürülebilir moda hakkında bilgi edindiklerinde merak duymakta ve daha fazla bilgi edinmek istemektedirler. Sürdürülebilirlik vakıfları ve sürdürülebilir moda markaları Türkiye'de sürdürülebilir moda üzerine eğitimler sunarken, iletişim stratejilerinin ana odağı Instagram gönderileri, web sitesi paylaşımları ve mümkün olduğunca etkileşimli olma çabalarıdır. Ancak sınırlı bağlantıları ve zayıf yapılandırılmış stratejileri nedeniyle hedef kitle üzerinde uzun süreli bir etki yaratamadıkları görülmektedir. Sürdürülebilir moda alanındaki iletişim stratejilerine odaklanan çalışma, sürdürülebilir derneklerin ve sürdürülebilirlik markalarının hedef kitlelerine ulaşmak için iletişim mecralarını nasıl oluşturduklarına dair bir bakış açısı sunmaktadır. Sürdürülebilir moda alanında iletişim stratejilerini güçlendirmek için taktikler önerilecektir. Anahtar Sözcükler: Sürdürülebilirlik, yavaş moda,tüketici,iletişim stratejileri
  • Master Thesis
    Boşanma Sonrasında Ortak Çocuğun Hukuki Durumu
    (2025) Kırker, Zehra; Ayar, Ahmet
    Boşanma, sadece eşler arasındaki evlilik birliğinin sona ermesi sonucunu doğurmamaktadır. Boşanma aynı zamanda, çocuklar açısından da birtakım ciddi hukuki sonuçların doğmasına neden olmaktadır. Boşanma kararının ardından çocuğun velayetinin hangi ebeveyne verileceği, kişisel ilişkiye ilişkin düzenlemeler, çocuğun ihtiyaçları için iştirak nafakası takdiri vb. bizzat çocuğu ilgilendiren konular mahkeme tarafından değerlendirilir. Bu süreçte hâkim, her koşulda çocuğun üstün yararını gözeterek karar vermelidir. Çalışmamızda, boşanmanın çocuklar bakımından doğurmuş olduğu temel hukuki sonuçları Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay kararları çerçevesinde ele almakta ve uygulamada karşılaşılan ve sorunlu olduğunu düşündüğümüz konulara dikkat çekmeyi amaçlamaktadır.
  • Master Thesis
    Çocuk Tiyatrosunda Çocuğun Deneyimini ve Özneliğini Merkeze Almak
    (2025) Kademli, Cansel; Hemiş, Özlem
    Bu çalışma, çocuk tiyatrosunda çocuğun estetik deneyimi ve özneliğini merkeze alan bir tiyatro anlayışı için çocukların tiyatro sürecine katılım yöntemlerini araştırmaktadır. Modern çocukluk teorisi, çocukların özgürleşmesi konusunda sorgulamaya açık bir söylem üretmiştir. Oysa pek çok teorisyen çocukların modern dünyayla beraber farklı baskı mekanizmalarıyla karşı karşıya geldiğini savunmaktadır. Çocuğun olduğu pek çok alanda özneliği gözetilmemekte ve çocuğun karar verme yetisinin olmadığı varsayılarak 'onun adına' karar verilmektedir. Bununla birlikte çocuklar, kapitalist ekonomik sistem içerisinde üretim sürecine katılmasa da bir tüketici profili olarak ele alınmaktadır. Üretim süreçlerine ilişkin bilgiden yoksun bırakılan çocuk sadece kendisine pazarlanan dünyayla karşı karşıya kalmaktadır. Bu bağlamda, çocuk tiyatrosu da çocukluğa ilişkin bakış açılarından etkilenmektedir. Yalnızca ekonomik çıkar için yapılan üretimlerde çocuğun deneyimi gözetilmemekte, ortaya çıkan temsiller yalnızca vakit geçirtmeye odaklı olmaktadır. Dahası, yetişkin merkezli bir bakış açısıyla çocuk, olgunlaşmaya ihtiyaç duyan eksik bir özne olarak görülmekte ve çocuk tiyatrosunun temel işlevi eğiticilik üzerinden tanımlanarak didaktik üsluplar ön plana çıkmaktadır. Bu bağlamda tez, yetişkin merkezli tasarlanmış bir çocuk tiyatrosu anlayışının önüne geçilebilmesi için çocuğun üretim süreçlerine katılım yöntemlerini drama, tiyatro pedagojisi, devised theatre (ortaklaşa yaratım tiyatrosu) disiplinleri üzerinden araştırmaktadır. Çocuk merkezli bir bakış açısını temel alan, İsveç'te faaliyet gösteren Unga Klara adlı ekibin üretim süreçleri, Tuma ve Lev, skrik, andas adlı oyunları ve bu oyunlar için üretilen pedagojik materyaller; bu disiplinlerle teması, çocuğun deneyimi ve özneliğini merkeze alış şekli üzerinden incelenmiştir. Bunun ardından bahsedilen yöntemlerle Türkiye'de oyunlarını tasarlamış olan ACT Project ekibinin geçirdiği süreç değerlendirilmiş ve Of Ah Oh adlı oyunu incelenmiştir. Bu bağlamda çalışma, çocuk tiyatrosunun öncesi, sırası ve sonrasıyla beraber sürecin odakta olduğu bir anlayışla şekillenmesinin, çocuk tiyatrosunda çocuğun estetik deneyiminin ve özneliğinin merkeze alındığı bir tiyatro anlayışının oluşabilmesi için olanaklar sağladığını savunmaktadır.
  • Master Thesis
    Ailesel ALS Tedavisi için Mutant ve Doğal Tip SOD1 Enzimlerinin Yanlış Katlanmasına ve Agregasyonuna Karşı İlaç Adaylarının In Silico Taraması
    (2025) Dere, Damla; Yelekçi, Kemal
    Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS), genellikle süperoksit dismutaz 1 (SOD1) enzimindeki anormalliklerle bağlantılı nörodejeneratif bir durumdur. Bu tez, vahşi tip (WT) ve terapötik olabilecek üç SOD1 mutantının hem aktif bölgesini hem de dimer arayüzlerini hedefleyen yeni modülatörleri keşfetmeyi amaçlayan kapsamlı bir in silico analizi açıklamaktadır. Her biri yaklaşık 100.000 ligand içeren protein bölgesi kombinasyonu için bir tane olmak üzere sekiz Yapı Tabanlı Sanal Tarama (SBVS) gerçekleştirildi. Kalıntı düzeyinde yapısal çalışmalara dayalı olarak eş zamanlı olarak on iki özel tasarlanmış tripeptit taklit eden iskele oluşturuldu. Bu ligandlar çizildi, BioVia Discovery Studio ile enerji en aza indirildi ve sekiz protein modelinin tümünde hedeflendi. On altı taramanın her birinden, en iyi performans gösteren ligand-protein kombinasyonu, 100 nanosaniye moleküler dinamik (MD) simülasyonları için apo muadili ile birlikte toplam yirmi simülasyon için seçildi. Simülasyon çıktısı RMSD, RMSF ve Rg metrikleri kullanılarak yapısal ve işlevsel kararlılık açısından değerlendirildi. Ligand'a bağlı sistemler, konformasyonel etkileri belirlemek için apo formlarıyla karşılaştırıldı. Rasyonel ligand tasarımı, yüksek verimli sanal tarama ve MD simülasyonlarını içeren bu bütünleştirici strateji, çok sayıda ilginç adayın keşfedilmesiyle sonuçlandı. Bu bileşikler, olası fonksiyonel inhibisyon ile uyumlu bağlanma ve dinamik davranış gösterir ve hücresel modellerde daha fazla doğrulama için mükemmel adaylardır. Çalışma, ALS ortamında SOD1'i hedefleyen tedavi ipuçlarını rasyonel olarak belirlemeye yardımcı olur. Anahtar Sözcükler: Nörodejeneratif hastalıklar, ALS, SOD1, Yapı Tabanlı Sanal Tarama, Moleküler Yerleştirme, Moleküler Dinamik Simülasyonlar
  • Master Thesis
    Kırsal Dönüşüm ve Duyguların Dolaşımı: Duygusal Ekonomiler Perspektifinden Hemşehri Derneklerine Bir Açıklama
    (2025) Çimen, Cemal; Soysal, Levent
    Kırdan kente göç, kişisel kimlikleri ve aidiyet duygusunu değiştiren toplumsal bir değişimdir. Hemşehri dernekleri, Türkiye'nin hızlı kentleşmesinin getirdiği toplumsal değişimin bir sonucudur. Bu dernekler literatürde sıkça kente uyum için birer 'tampon mekanizma' olarak çerçevelense de, bu tez, derneklerin güncel işlevinin kırsaldaki memleketlerini aktif olarak dönüştürmeye yönelik değiştiğini göstermektedir. Teze göre bu kırsal dönüşüm, yalnızca ekonomik veya yapısal dinamiklerle değil, öncelikli olarak hemşehri dernekleri tarafından sistematik olarak dolaşıma sokulan ve yönlendirilen kolektif duygularla ilerlemektedir. Bu nedenle, merkezi araştırma sorusu şudur: Hemşehri dernekleri, kentte biriktirilen sosyal ve kültürel sermayeyi köyle yeniden buluşturmak için duyguları nasıl kullanıyor ve bu süreç kırsal yerelliklerde nasıl yeni kalkınma tahayyülleri ve mekânsal yatırımlar üretiyor? Bu soruyu yanıtlamak için çalışma, Cennetpınarı Köyü Derneği ve İSPADER odaklanan nitel bir metodoloji kullanmaktadır. Veri toplamak amacıyla dernek yöneticileri ve üyeleriyle mülakatlar yapılmış, çeşitli etkinliklerde katılımcı gözlemi gerçekleştirilmiş ve dernekler tarafından yayımlanan belgeler analiz edilmiştir. Çalışmanın teorik çerçevesi, Sara Ahmed'in (2004) 'duygusal ekonomiler' (affective economies) kavramına dayanmaktadır. Bu çalışma, hemşehri derneklerinin kentte nasıl bir duygusal ve sosyal aidiyet alanı yarattığını ve bu alanın kırsal dönüşümde nasıl bir rol oynadığını anlamak için duygusal ekonomiler kavramını kullanacaktır. Hemşehri derneklerinin zamanla kentsel entegrasyon, kültürel kimliğin korunması ve sosyal sermaye üretimi gibi işlevler aracılığıyla sosyal ve duygusal sermaye biriktiren kurumlara dönüştüğü gözlemlenmektedir. Duygusal ekonomiler kavramını kır sosyolojisiyle birleştirerek, bu tez duyguların toplumsal olarak dönüştürücü bir güç olduğunu savunmaktadır. Kırsal dönüşümü salt ekonomik dinamiklerle açıklamanın yetersizliğini vurgulamaktadır.
  • Master Thesis
    Yetişkin Bireylerde Karşı-Olgusal Akıl Yürütme Biçimlerinin İncelenmesi
    (2025) Atlı, Pınar Öztürk; Erciyes, Aslı Aktan
    Karşıolgusal akıl yürütme, geçmişte gerçekleşmiş olaylara alternatif sonuçları zihinsel olarak canlandırma becerisidir ve genellikle 'Keşke...' ya da 'Ya şöyle olsaydı...' gibi ifadelerle dile getirilir. Önceki araştırmalar karşıolgusal ifadelerin yönü (yukarı yönlü vs. aşağı yönlü) ve öncülün yapısal özellikleri (eklemeli vs. çıkarmalı) üzerine odaklanmış olsa da, bu farklı türleri bir arada ve bütüncül bir deneysel çerçevede inceleyen çalışmalar oldukça sınırlıdır. Ayrıca, çalışma belleği ve inhibisyon gibi bilişsel mekanizmalar daha önce belirli ölçüde ele alınmış olsa da, bu mekanizmaların farklı karşıolgusal biçimlerin işlenmesindeki rolleri hâlâ net değildir ve bu çalışma kapsamında daha ayrıntılı olarak incelenmektedir. Bu tezde, (1) karşıolgusal ifadelerin yönü (yukarı yönlü vs. aşağı yönlü) ve yapısının (eklemeli vs. çıkarmalı) yetişkinlerin anlama sorularına verdikleri yanıtların doğruluğu ve tepki süresi üzerindeki etkisi, (2) sonuç kısmının gerçekleşmiş veya gerçekleşmemiş olması durumunun işlemeyi etkileyip etkilemediği ve (3) bireysel yürütücü işlev farklılıklarının karşıolgusal akıl yürütmeyle ilişkisi araştırılmıştır. Türkçe konuşan yetişkin katılımcılarla iki deney gerçekleştirilmiştir. Birinci deneyde yön ve öncül yapısı, ikinci deneyde ise yön ve sonucun gerçekliği manipüle edilmiştir. Katılımcılar işitsel olarak sunulan karşıolgusal ifadelere dayalı anlama görevlerini tamamlamış ve çalışma belleği, inhibisyon ve ilgi tümceciklerini anlama becerileri değerlendirilmiştir. Sonuçlar, yukarı yönlü ve gerçekleşmemiş karşıolgusalların aşağı yönlü ve gerçekleşmiş olanlara kıyasla daha hızlı işlendiğini göstermiştir. Beklentilerin aksine, eklemeli ifadeler çıkarmalı ifadelere göre daha hızlı yanıtlanmıştır. İnhibisyon becerisi performans üzerinde anlamlı bir yordayıcı olarak öne çıkarken, çalışma belleği sınırlı bir etki göstermiştir. Bulgular, karşıolgusal ifadelerin işlenmesinde hem dilsel/semantik yapının hem de bireysel bilişsel yetilerin birlikte etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışma, yetişkinlerin farklı karşıolgusal biçimlerle nasıl akıl yürüttüğüne dair psikolinguistik alana ayrıntılı ve bütüncül bir bakış sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Karşıolgusal akıl yürütme, inhibisyon, çalışma belleği, anlama
  • Master Thesis
    Konut Edinme Amacı ile Yapılan Konut Finansmanı Kredisi Sözleşmeleri
    (2025) Kumbasar, Melda Gezer; Ayar, Ahmet
    6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 32. maddesi kapsamında konut finansmanı sözleşmeleri; tüketicilere konut edinmeleri amacıyla kredi kullandırılması, konutların finansal kiralama yoluyla kiralanması, sahip oldukları konutların teminatı altında tüketicilere kredi kullandırılması ve bu kredilerin yeniden finansmanı amacı ile kredi kullandırılmasına yönelik sözleşmeler olup, bu bağlamda, konut edinme amacıyla yapılan konut finansmanı kredisi sözleşmeleri de konut finansmanı sözleşmelerinin türlerinden biridir. Çalışmamız, konunun kapsamı ve detaylı incelenmesi gerekliliği de göz önünde bulundurulduğunda yalnızca konut edinme amacı ile yapılan konut finansmanı kredisi sözleşmeleri ile sınırlı tutulmuştur. Bu çerçevede konunun daha iyi anlaşılabilmesi adına ilk olarak, konut finansmanı sistemi ya da diğer adı ile bilinen 'mortgage' sisteminden ve konut finansmanına ilişkin temel kavramlardan bahsedilerek ardından konut edinme amacı ile yapılan konut finansmanı kredisi sözleşmelerinin tanımı, unsurları, hukuki niteliği, şekli ve kurulma süreci ele alınmış, genel işlem şartı ve haksız şart uygulamalarına değinilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, konut edinme amacı ile yapılan konut finansmanı kredisi sözleşmelerinde tarafların hak ve yükümlülükleri açıklanmış, uygulamada sıkça karşılaşılan ipotek, kefalet ve sigorta teminatları incelenmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise, konut edinme amacı ile yapılan konut finansmanı kredisi sözleşmelerinin sona erme halleri üzerinde durularak çalışma tamamlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Tüketici, Konut, Kredi, Sözleşme
  • Master Thesis
    Oyunculukta Alışkanlıkların Performansa Etkisi
    (2025) Ener, Tolgahan; Yüceil, Zeynep Sirel Günsür
    Bu araştırma, alışkanlıkların oyunculuk performansı üzerindeki etkisini çeşitli teorik ve pratik yaklaşımlarla incelemektedir. Bedensel ve zihinsel alışkanlıkların oyuncuların yaratıcılığını ve performansın niteliğini nasıl etkilediği üzerine eğilmektedir. Bu bağlamda 'alışkanlık' konseptinin psikolojik açıdan nasıl ele alındığı üzerinde durulmuştur. Daha sonra, oyuncunun bireysel hayatından ya da oyunculuk geçmişinden taşıdığı alışkanlıkların farkına varılması, oyuncuyu limitleyen bariyerlerin ortadan kaldırılması için uygulanabilir somatik çalışmalar araştırılmıştır. Son olarak, performans anında ortaya çıkan alışkanlıkların farkındalığını sağlamak için uygulanabilir çalışmalara değinilmiştir.
  • Master Thesis
    Özet Temsiller Aracılığıyla Yiyecek Kalori Değeri Tahmini
    (2025) Kılıçlar, Ece; Gökçe, Ahu
    Özet temsiller, ortalama boyut veya hareket gibi nesne gruplarından gelen bilgileri özetleyerek görsel sistemin sınırlı kapasitesine rağmen görsel uyaranların işlenmesini mümkün kılan bilişsel bir süreçtir. Ancak, özet temsiller aracılığı ile ortalama kalori tahminini temsil edip edemeyeceği hala belirsizdir. Geçmiş çalışmalar tek uyaranın yer aldığı işleme süreçlerine odaklanmıştır ancak gerçek hayatta bireyler birden fazla yiyeceğe maruz kalır ve her bir yiyeceği ayrı ayrı tahmin etmek zor olduğundan özet temsiller oluşturabilirler. Bu tezde, birden fazla yiyeceğin kalori seviyesinin özet temsiller aracılığıyla nasıl temsil edilebileceğini araştırılmıştır. Çalışmada, set boyutu (bir setteki uyaran sayısı), kalori seviyesi (yüksek veya düşük) ve düşünme tarzı (analitik veya sezgisel) faktörlerinin kalori tahminindeki aşırı / az tahmin önyargılarını nasıl etkilediği incelenmiştir. Katılımcılar rastgele düşünme tarzı koşullarına atanmış ve set boyutuna (1, 2, 4 veya 6 uyaran) ve kalori seviyesine göre yiyecek fotoğrafları gösterilmiştir. Kalori tahmini, sayısal tahmin görevi ve büyüklük tahmin görevi ile değerlendirilmiştir. Bireysel durum farklılıklarını kontrol etmek için açlık seviyeleri ve yeme davranışları ölçülmüştür. Sonuçlar, katılımcıların özet temsilleri kullanarak ortalama kalorileri tahmin edebildiğini göstermiştir; ancak, gerçek kalori değerleri farklı setlerde benzer olsa bile daha büyük set boyutları ve yüksek kalorili yiyecek setleri daha fazla aşırı tahmine yol açmıştır. Benzer şekilde, büyüklük tahmini görevinde, gerçek kalori değerleri karşılaştırılabilir olsa bile, daha büyük setler için, özellikle yüksek kalorili yiyecekler yer aldığında daha yüksek derecelendirmeler gözlenmiştir, bu set büyüklüğü yanlılığına işaret etmektedir. Analitik düşünme koşulundaki katılımcıların daha yüksek tahmin doğruluğu göstermesi beklenmesine rağmen, düşünme tarzı manipülasyonu başarılı olmamış ve analitik ve sezgisel düşünme tarzı koşulları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Benzer şekilde, yeme davranışları, açlık seviyesi ve açlık süresi sayısal tahmin doğruluğunu yordamamıştır. Elde edilen bulgular, özellikle yiyecek sayısının fazla olduğu karmaşık öğün ortamlarında kalori tahmininde aşırı tahmin eğiliminin ortaya çıkabileceğini göstermektedir. Aşırı tahmini artıran faktörlerin belirlenmesi, hatalı kalori tahmininin yeme davranışı ve tüketim kararlarına etkisini anlamak için önemlidir.
  • Master Thesis
    Türk Hukukunda Ortak Velayet
    (2025) Özcan, Leyla Aleyna; Ayar, Ahmet
    Evlilik birliği devam ederken, anne ve baba tarafından velayet ortak şekilde yürütülür. Bunun yanı sıra, evlilik birliğinin boşanmayla sonuçlanmasının ardından ya da anneyle babanın evlenmemiş olması halinde müşterek çocuğun velayetinin kime verileceği konusunda bazı görüş ayrılıkları bulunmaktadır. Bu tartışmaların sonucunda ise ortak velayet kurumu meydana gelmiş, bu konuya dair görüş ayrılıklarının değerlendirilerek çözüme ulaşılması amaçlanmıştır. Türk Medeni Kanunu, evlilik birliği devam ettiği sürece ebeveynlerin velayeti birlikte kullanacaklarını açıkça düzenlemiş olsa da boşanma sonrası ya da evlilik dışı birlikteliklerde ortak velayetin mümkün olup olmadığına dair açık bir hükme yer verilmemiştir. Bu nedenle, uzun süre boyunca yargı kararlarında ortak velayet kamu düzenine aykırı kabul edilmiş ve uygulama alanı bulamamıştır. Ancak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne Ek 7 No'lu Protokol'ün yürürlüğe girmesiyle birlikte Yargıtay, bu konudaki yerleşik içtihadını değiştirerek Türk hukuk sisteminde ortak velayetin mümkün olabileceğini kabul etmiştir. Bu gelişme ile, doktrindeki 'ortak velayet mümkün müdür?' tartışması yerini, 'ortak velayet nasıl düzenlenmelidir?' sorusuna bırakmıştır. Ortak velayet, günümüzde birçok ülkenin hukuk sisteminde yer bulmakta ve ülkemizde de giderek kabul görmeye başlamaktadır. Ancak Türkiye'de ortak velayete ilişkin açık bir yasal düzenlemenin bulunmaması, yalnızca uluslararası sözleşmelerde yer alan genel hükümler uyarınca uygulama yapılmasına neden olmakta ve bu durum hukuk devleti ilkesinin gerektirdiği yasal açıklıkla çelişmektedir.
  • Master Thesis
    ScRNA-seq Alt Kümeleri Kullanılarak Uzamsal Transkriptomik Verilerin Seyrek Dekonvolüsyonu ile Hücre Tipi Heterojenitesının Ortaya Konması
    (2025) Rinch, Wardah Afzal; Erdoğan, Nuray Söğünmez
    Hücrelerin doğal ortamlarındaki uzamsal organizasyonu, mimarilerini, karşılıklı etkileşimlerini ve işlevlerini anlamak açısından çok önemlidir ve bu da Uzamsal Transkriptomik (ST) yönteminin ortaya koymayı hedeflediği bir konudur. Ancak günümüz teknolojisi, tüm genom kapsayıcılığına sahip tek hücre çözünürlüğünde uzamsal organizasyonun belirlenmesinde yetersiz kalmaktadır. Bu hedef, kısmen tek hücreli RNA dizileme (scRNA-seq) yöntemiyle sağlansa da, bu süreçte uzamsal bilgi kaybı yaşanmaktadır. Bu nedenle, hem uzamsal hem de yüksek çözünürlüklü hücresel verilerin elde edilebilmesi için ST ve scRNA-seq veri kümeleri birlikte kullanılarak çözümlenme (dekonvolüsyon) işlemi gibi hesaplamalı yöntemlerden yararlanılmaktadır. scRNA-seq aracılığıyla ST'nin çözümlenmesi umut vadetse de, hala aşılması gereken bazı engeller bulunmaktadır. Parti (batch) arası etkiler teknik varyansa yol açarken, dikkate alınması gereken biyolojik varyanslar da mevcuttur. Çoğu dekonvolüsyon yöntemi, hedef verideki tüm referans hücre türlerini tahmin etmeye çalışırken, hücresel heterojenite gibi biyolojik ayrıntıları ve nadir ya da geçiş halindeki alt popülasyonları göz ardı ederek, gerçek hücre türü lokalizasyonlarının tahmin gücünü sınırlandırmaktadır. Bu zorlukları aşmak için, hücre türü alt kümelendirmesini içeren Uzamsal Transkriptomik çözümlenmesini geliştiren WISpR-DeFine (İyi Çözünürlüklü Dekonvolüsyon için Ağırlıklı Seyrek Regresyon) adlı yeni teknik geliştirdik. WISpR-DeFine, anlık tek hücre referans verilerinde mevcut olan hücre tipi heterojenliğini hesaba katarak daha hassas ve ayrıntılı dekonvolüsyona olanak tanır. Toplam 4 veri setinde (2 hasta, 1 sağlıklı ve SeqFISH+) karşılaştırmalı olarak incelendiğinde, WISpR'ye kıyasla tahmin üstünlüğü göstermiştir. Ayrıca, yaygın olarak kullanılan toplu etki düzeltme araçlarını karşılaştırarak toplu etki zorluğunu ele aldık ve LIGER'i en doğru model olarak belirledik.
  • Master Thesis
    Makroskopik Ağ Sistemlerinde Veri Odaklı Trafik Akışı Modellemesi
    (2025) Fırat, Toprak; Eroğlu, Deniz
    Kentsel trafik sıkışıklığı, günümüz şehirleri için süregelen, karmaşık ve yüksek maliyetli bir problemdir. Artan seyahat süreleri, çevresel bozulma, enerji israfı ve ekonomik kayıplar bu problemin doğrudan sonuçları arasında yer almaktadır. Bu sorunlarla etkili şekilde başa çıkabilmek yalnızca altyapı yatırımlarıyla değil; aynı zamanda ulaşım politikaları, trafik yönetimi ve kontrol sistemlerinin bilimsel temellerle tasarlanmasıyla mümkündür. Bu kapsamda, trafiğin zaman ve mekân içinde nasıl evrildiğine dair sistematik ve ölçeklenebilir bir anlayış geliştirmek kritik önem taşır. Gerçek dünyada yapılacak deneyler genellikle maliyetli, zaman alıcı ve bozucudur. Bu nedenle, kentsel trafik sistemlerinin modellenmesi; alternatif senaryoların test edilmesi, politika etkilerinin değerlendirilmesi ve uzun vadeli sonuçların öngörülebilmesi açısından vazgeçilmez bir araçtır. Bununla birlikte, mevcut trafik modelleme yaklaşımları önemli sınırlılıklar taşır. Mikroskobik modeller bireysel araç davranışlarını yüksek ayrıntıyla temsil etse de, büyük ağlarda hesaplama açısından verimsizdir ve yoğun kalibrasyon verisi gerektirir. Makroskobik modeller ise daha hesaplıdır; ancak sabit başlangıç-varış (OD) akışları, homojen yol davranışları ve sürekli akış varsayımları gibi sadeleştirici kabuller içerir. Bu da onları karmaşık ve heterojen şehir yapıları için yetersiz kılar. Bu tez, trafik akışını yönlü bir ağda ayrık zamanlı yük alışverişiyle temsil eden veri odaklı bir makroskobik model önermektedir. Yol türlerine özgü akış dinamikleri, ağ topolojisi ve gözlemlenen trafik yoğunlukları modele entegre edilerek darboğazlar, geri tepme ve yük yeniden dağılımı gibi olgular temsil edilmektedir. Model parametreleri, evrimsel optimizasyon yoluyla, örtük talep varsayımı olmadan veriden öğrenilmektedir. Model, klasik Hücresel İletim Modeli (CTM) ile karşılaştırılmış; SUMO simülasyonları ve İstanbul, Londra ile New York verileri üzerinde üstünlük göstermiştir.
  • Master Thesis
    Beyin Göçü ve Göç Tutumları Üzerine Türk İnternet Medyası Söylemlerinde Açıklanabilir Türkçe Metin Sınıflandırması
    (2025) Yıldırım, Batuhan; Arsan, Taner
    Bu çalışmada, beyin göçü ve göç tutumlarına dair sosyal medya duygu içerikleri ile internet haberlerinde kullanılan Türkçe metinlerin açıklanabilir sınıflandırılmasına yönelik bütüncül bir çerçeve sunulmaktadır. Bunun için, sosyologlar tarafında toplanıp etiketlenmiş 2,343 haber makalesinden oluşan bir göç söylemi veri kümesi derlenmiş ve ana haber metinleri, Unicode normalleştirme, Türkçeye özgü lemmatizasyon ve özetleme yöntemleri ile 978 alt-kelime uzunluğunda vektörlere dönüştürülmüş ve bu veride metnin okuyucuya olan etkisi'ni temsil eden tonlama sütunu, pozitif ve negatif olacak şekilde sınıflandırma etiketleri olarak belirlenmiştir. Eğitimde Sadece Kodlayıcı (BERT), Sadece Kod Çözücü (GPT), Sadece Maskelenmiş Kod Çözücü (MaskedOnly) ve Kodlayıcı–Kod Çözücü (T5) olmak üzere çeşitli Transformer mimarileri test edilmiş, çapraz-dikkat mekanizmasına odaklanılması sebebiyle GPT ve T5 mimarileri ile devam edilmiştir. Etiketlerin doğruluğunu, gizli katman çıktılarının hizalanması ve potansiyel anahtar kelime gruplarını belirlemek için, yeni bir küme tutarlılık kaybı fonksiyonu aracılığı ile veriler uygun gruplara ayrılmış, YAKE, RAKE, KeyBERT1, KeyBERT2, BERTopic ve LDA ile elde edilen kümelere özgü anahtar kelimeler elde edilmiştir.Katman ve baş düzeyinde hesaplanan seyreklik, Kullback–Leibler sapması ve SHAP tabanlı katkı analizleri; alt katmanın genel bilgi topladığını, üst katmanın ise sınıf ayırıcı belirteçlere odaklandığını ortaya koymuş, belirli başların merkez anahtar kelimelere odaklandığı çapraz dikkat haritaları ile gözlemlenmesi sayesinde çapraz-dikkat mekanizmasının açıklanabilirlik için uygunluğunu gözler önüne sermiştir. Önerilen sistem, göç haberlerinde % 79.52 doğruluk oranına ve % 79.32 ağırlıklı F1 skoruna ulaşmıştır. Bu çalışma, düşük kaynaklı ve yüksek riskli metinsel uygulamalar için güvenilir Türkçe açıklanabilir Transformer modellerine dair ilk bütüncül altyapıyı sunmaktadır.